Kıymetli Okurlar;    Arapça cem‘ kökündentüreyen,“toplayan,bir araya getiren” anlamındaki câmi‘ kelimesi, başlangıçta sadece cuma namazı kılınan büyük mescidler için kullanılan el-mescidü’l-câmi‘ (cemaati toplayan mescid) tamlamasının kısaltılmış şeklidir. 

Buradan yola çıkarsak cami, dini ve sosyal yaşantının merkezi, yani hayatın kalbi hükmündedir. Tarih boyunca şehirlerin kurulmasına baktığımızda, sosyal hayatın camilerin etrafında şekillendiğin görmekteyiz. Cami yanlarına kurulan hanlar, hamamlar, bunların örnekleridir. Bu anlayış günümüze kadar böyle süregelmiştir. Camiler Allah'ı anma ve eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü yerdir. Huzur ve sükûnetin hâkim olduğu ibadetgâhlardır. Resulullah“Kim Allah rızası için mescit yaptırırsa Allah da bunun karşılığında ona Cennette bir köşk ihsan eder” buyurmaktadır. Camiler, insanların birbirinden ayırt edilmeksizin zenginin fakirden ayrıştırılmadığı, sosyal ve ekonomik dengenin önemsenmediği, saf saf, omuz omuza durulan yüce mabetlerdir. Kardeşliğin, dini şuurun, iyiliğin, kişinin kendisinin Allah’ en fazla yakın hissettiği yüce mekânlardır.

Değerli okurlar;

Şehrin gözbebeği olan camilerin yanında, camilerin süsü olarak adlandırdığımız cemaat kavramıyla beraber din görevlilerimiz bu ulvi görevin hadimleridir. Aslında cami, cemaat, din görevlisi bir cümlenin öğesi gibidir. Onlar görevli olmadan daha ziyade,din gönüllüsü olan kişilerdir. Din görevlilerimiz omuzlarında bu gönüllü ve görevli olmanın ağırlığını taşıyan deyim yerindeyse “sarığı beyaz kirlendiğinde çabuk belli olur” benzetmesine muhatap, yükü ağır ve yolu uzun olan sevgili kardeşlerimizdirler. Onlar kandil gecelerini, kandil geceleri ise şehri aydınlatır. Kendimi halâ din görevlisi görmenin aydınlığında, bugün onlar için yazmaya gayret edeceğim Her yıl 1-7 Ekim arasında kutlanan Camiler ve Din Görevliler Haftasında hepsini anıyor, selamların en güzeliyle selamlıyor, ahirete intikal edenlere rahmet diliyorum.

Yazımın içinde “sarığı beyaz kirlendiğinde çabuk belli olur” derken bu söz aslında bizlere taa İmam-Hatip sıralarına okurken söylenmişti. Üzerimizde emeği geçen hocalarımız “oğlum bir yanlış yaptığında senin yaptığını söylemezler, imam-hatipli olduğunu söylerler” derdi. Omuzlarımızda yük taşıdığımı o zaman anlamıştım. Bir arkadaşım ”toplumun dini anlamda senden beklentisi var” derdi. Hiç aklımdan çıkmaz. Sonra bu kutsal yükü taşırken kıymetli hocalarımız ve din görevlilerimiz hep yanımızda oldu. Camilerin anahtarını cebimde taşırken kutsal bir emaneti taşımanın hazzı olurdu kalbimde. Sonra yankılanırdı takunya sesleri camilerimizin bahçesinden. Daha sonra müezzinlik ve imamlık hevesleri filizlenirdi içimde. İmam-Hatip Lisesi son sınıfta mesleki tatbikat için hutbe okumaya hazırlanırken, Yeni Apak Cami’nde İmam-Hatiplik yapan(şimdilerde yurtdışı görevlisi) Ali İhsan Eryiğit hocamın beni bir harf için hutbede yarım saat eğittiğini hiç unutmam. İlçemizde Bilal-i Habeşi caminde İmam-Hatiplik yapan Osman Karagöz Hocamın(Gazi Osman Paşa Mah. Camiinde)abdesti olması gereken şekilde alınması gerektiğini vurgulamak için bana su döktüğü dün gibi aklımda. Ya Mustafa Türk hocamın mahallemizde gençlerin yetişmesindeki emeği… Elbette unutulmaz. Nice Öğretmen, doktor, hakim, mühendis, kamu çalışanı üzerinde emeği vardır.Mahallemizde birbirinden değerli gençler yetiştirmiştir.Şehit Gümrük Muhafaza Memuru Ahmet Serkan Yarımoğlu’ da bunlardan birisi. Şimdilerde ise Vehbi Aydınlı hocamın göğe karışan naif ve kadifemsi sesi… Aydınlatıyor mahallemizi… İsmini andığım kıymetli hocalarım ile günüm çok geçtiği için onları yazdım. Bunun yanında ilminden etkilendiğim nice değerli hocalarım ve sevgili arkadaşlarım vardır. Hepsinin yeri farklı durur kalbimde.

Kıymetli Okurlar;

Bu hafta ki yazımı, sayfaların bana verdiği imkânlar çerçevesinde 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevliler Haftası münasebetiyle yazmaya çalıştım. Başta ilçe müftümüzü, din görevlisi yetiştirmede emeği geçen öğreticileri, din görevlisi kardeşlerimi, onlara emek veren anne-babaları sevgilerin ve selamların en güzeliyle selamlıyor, kendilerine atfedilen bu güzel günlerini kutluyorum. Kendilerinin değerli olduğunu hissettiren kıymetli yöneticilerimize de çok teşekkür ediyor, hepinize sağlık ve esenlik diliyorum…