Milletlerin tarihinde altın saatler vardır. Bu altın saatler ki; dönemin şartlarını, siyasi, toplumsal, iktisadi ve idari olaylarını, kargaşalarını ve bunlar doğrultusunda şekillenmiş olguları bir kenara itip tarihin seyrini değiştirir. Tabi ki bu altın saatlerin oluşmasında rol oynayan, kaderin cilvesiyle tarihin seyrini değiştiren, olaylara yön veren abide şahsiyetlerde vardır.
Milletlerin yaşamlarına yön verecek abide şahsiyetlerle o altın saat çalar ve aslında her şey ondan sonra başlar…
* * *
Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı andan itibaren yaşadığı siyasal, toplumsal bunalımlardan, çıkmazlardan sıyıran, kurtaran ve milletini refaha kavuşturacak altın saatler ve bu altın saatler mutlaka olmuştur. Bütün Türk tarihini incelediğimizde belki de bu söylemi kanıtlayacak en kıymetli hakikat, çöktü denilen bir imparatorluğun küllerinden yeniden doğmasıdır. Türk tarihinin kut’lu saatleri, şanlı bir gün 19 Mayıs 1919…
19 Mayıs 1919, Türk tarihinin en önemli dönüm noktası, dönemi içinde oldukça önem arz eden bir tarih adıdır.
19 Mayıs 1919, milletin varlığını, geleceğini, istiklalini kurtarmak için kendi azim ve kararıyla yola çıktığı, milli mücadeleyi, kurtuluş savaşını başlattığı kut’lu bir günün adıdır.
19 Mayıs 1919, parçalanmaya yüz tutmuş bir vatanın, himaye altına alınılmak istenilen bir milletin kahraman evlatlarının yol göstermesiyle harekete geçilip milletin kurtuluşu için Samsun’a ayak basan şanlı komutan Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının başlattığı bir milli mücadele döneminin adıdır.
Milli mücadele Türk milletinin azim ve kararla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasına kadar devam etmiştir.
Milli mücadele, parça parça halinde mücadele veren birliklerin bir düzen halinde, yurt genelinde toplanıp milli bir hareket şuuruyla birleşerek sağlanmıştır.
Milli mücadele döneminde yapılan toplantılar, yayımlanan genelgeler, oluşturulan kongrelerde hep “manda ve himaye” nin reddi konuşuluyor, “milli irade, milli egemenlik” kavramları ağır basıyordu.
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs’ta Samsun’a, milli mücadeleyi başlattığı dönemden itibaren, kurtuluş harbi boyunca azmettikleri faaliyetler milli egemenliği esas alan milli bir Türk devleti kurmaya yönelikti. Milli mücadelenin her safhasında da bu görülüştür.
Paşanın, İstanbul hükümetine ilettikleri bir raporlarında, şunlar ifade ediliyordu. “ Millet birlik olup, milli hâkimiyet esasına ve Türklük duygusunu hedef edinmiştir.’’ Bu söylemden de anlaşılacağı üzere milli mücadele, 3 ana unsur etrafında teşkilatlanmış, hareket etmiştir. Bu 3 unsur; Milli Birlik, Milli Hâkimiyet ve Türklük Duygusu’dur.
Kahraman kumandanlar emrinde fedai Türk milleti nice zorluklara, imkansızlıklara göğüs gererek milli mücadele saflarında kurtuluş için savaşmışlardır. Bitti denilen bir imparatorluğun küllerinden yeniden doğulup milletin azim ve kararıyla yeni bir devlet kurmuşlardır.
Her millet için bir dönüm noktası vardır. Milli mücadele Türk milletinin mazisine yakışır bir mücadeleyle, milleti bunalımdan çıkarmış bir dönüm noktası olmuştur.
Milli mücadeleyi başlatan, komuta eden milletin kahraman evlatları da mücadele safhasında göstermiş oldukları yiğitlikleriyle milli mücadele döneminin mihenk taşları olmuşturlar. Böyle kahraman, yiğitleri Türk milleti her döneminde yetiştirmişlerdir. Bu kahramanlar her zaman kıymetli, saygı görmüş ve milletin sevgisine nail olmuşlardır. Milli mücadele dönemindeki kahraman kumandan ve mücadelecilerimizde milletimizin gönlünde, dimağında unutulmaz bir yere sahiptirler.
Milli mücadeleye öncü olmuş, milletin kaderini tayin etmiş, kurtuluşa ve kuruluşa önderlik yapmış başta Baş Kumandan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’i, Ali Fuat Cebesoy’dan Halide Edip Adıvar’a, Sütçü İmam’dan Kara Fatma’ya, Hasan Tahsin’den Yörük Ali Efe’ye binlerce atsız neferi rahmetle, minnetle, özlemle anıyorum.
Rahmet olsun, dua olsun milletin kurtuluşunu kendine görev bilip, “ Vatan Sevgisi İmandandır’’ diyen Peygamber efendimizin yolundan yürüyüp hakka varan şühedalara…
Tarihin altın saatlerini oluşturmuş, milli mücadelenin mihenk taşları ve gösterdikleri muazzam mücadele, kahraman hayat öyküleri Türk milletinin gelecek nesillerine yön verecektir. Böylesine önem, kıymet ve dikkat arz eden bir günü gençliğe armağan eden atamızla ne kadar övünsek azdır. Tarihin en kıymetli zamanlarından olan 19 Mayıs 1919 büyük bir şuurla bilinip, hareket edip, gururlanmayı gerektirir.
Bilvesile bu kutlu günün yıl dönümünde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı kutlar, kahraman ecdada layık evlatlar ve hayatlarımızın olması temennisiyle saygılarımı sunarım.
