Türk milleti, tarih sahnesine çıktığı andan bugüne kadar bulunduğu konum yaşam biçimi ve tarihte oynadığı rol bakımından dünyada öncü milletlerden olmuştur. Türkler müthiş teşkilatlanma özellikleri sayesinde bulunduğu dönemin en güçlü devletlerini kurmuş ve bilgili, tecrübeli yöneticileri sayesinde devletlerini en iyi şekilde yönetmekte başarılı olmuşlardır.  Gerek dış etkenler gerekse iç çekişmelerden dolayı kurulan devletler yıkılma sürecine girse de Türkler kabiliyetlikleri ve teşkilatlanma özellikleri sayesinde yerine hemen yenisini ve hatta bir öncekinden daha güçlü bir devlet kurmuşlardır. Bu Türklerin kendilerine özgü özelliklerine değerlerine sahip çıkmasıyla ve bu değerleri muhafaza edip kaybetmeden yaşadıkları ve yaşattıklarını gösterir. Kurulan her Türk devletini bir öncekinin devamı niteliğinde olduğunu düşünebiliriz çünkü kurulan yeni devletler bir önceki Türk devletinin kültürünü, inançlarını, devlet anlayışını aynen devam ettirmiştir.

 

Tarihte kurulmuş tüm Türk devletlerinin sahip olduğu en önemli ortak özelliklerinden biri cihana sahip olmak ve onu yönetmek görüşü yani cihangirliktir. Bu anlayış Türk”e büyük bir şuurla hareket etmeyi bu ideal çerçevesinde yoğunlaşmayı bu ideale hizmeti amaçlamış ve kurulan her Türk devleti hep bu doğrultuda hareket etmiştir. Bir ülkü olan Türk cihan hâkimiyeti Türklerin dünyanın her yerine yayılmalarına ve gittikleri yerlere kültürlerini dinlerini dillerini kendilerine has değerleri götürüp buralarda yaymalarına ve yaydıkları gelenek ve göreneklerini korumayı amaçlamıştır.    

 

   Bu görüş sadece İslam öncesi Türk devletleriyle kalmamış, İslamiyet’le şereflenen Türkler “gaza ve cihat “ inancıyla Cihangirlik anlayışını  “İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Alem” ülküsüyle bütünleştirmiş ve bu anlayış sürdürülerek devam etmiştir. Bir çok Türk devleti bu görüşle cihana sahip olma ve yönetme isteğini doğrultusunda hareket etmiş, kendi yurtlarıdan çıkıp  dünyanın bir çok ülkesine beldesine bu anlayışla gitmiştir.

 

Tarihe şan ve şeref mührünü vurmuş, dünyada öncü devletleri kurmuş olan Türk milleti inançlarının da  doğrultusunda cihangirlik mefkuresini en buhranlı dönemlerde bile yaşama ve yaşatma idealinden vazgeçmemiş devam ettirmek  için çalışmışlardır. 

 

Cihangirlik gibi Türkün dünya görüş, Türkü Türk yapan mefkureleri inancları ve  değerleri bilmek, unutmaya yüz tutmuş yada unutturulmaya çalışılan bu değerleri muhafaza etmek zorundayız.  “Bir millete geçmişini unutturmak, Onu yok etmenin ilk şartıdır. “ diyen büyük fikir adamı Hüseyin Nihal Atsız”ın da belirttiği üzere geçmişi unutmamak bizi biz yapan değerleri korumak, var olduğumuzun ve varlık sahasında kalacağımızın kanıtı olacaktır.

 

- - - -