En derin düşünceleri, en soylu duyguları, en büyük davaları içinde barındıran büyük insan… Maziden gelip atiye giden bir fikrin temel taşı… Bir istiklal aşığı… Mehmet Akif Ersoy
O hem hep hakikatleri söyledi, hem de hayatını düşüncelerini bu kavrama göre yönlendirdi. Gerek yaşadığı dönemde, gerekse bugünde insanımıza örnek olan, önder bir kişi, abide bir 
Şahsiyettir… Mehmet Akif Ersoy
Yaşamış olduğu dönemin şartlarını, halkın sorunlarını, kendine dert edinen, zalimin zulmüne alkış tutmayan ve daima haksızlığa ses çıkaran, hiçbir zaman eğilmemiş, kafasıyla, gönlüyle ve kalemiyle inandığı değerlere hizmet etmiş ve en iyi şekilde kitlelere duyurmayı başarmıştır.
“Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak
Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak.”
 Diyen şair, şartlar ne olursa olsun, çalışmanın, azmin, inancın önemini gereğini bildiren, bugün bile ufkumuzun açılmasına vesile olan büyük bir idealist, önemli bir fikir adamıdır.
O istilaya uğramış bir vatanda “Hiçbir esaret yaratıcı olamaz. Hürriyetsiz bir ömrün, ömrü olduğunu kim düşünebilir. “ sözünü idrakine yerleştirmiş, herc-ü merce uğrayan bir ortamda kalemini, ezelden beridir hür yaşadığı vatanında yine ve hep hür yaşamak için kullanmıştır.
Fikir ve düşüncelerini daha çok şiir yoluyla ifade etmiş, kalemiyle milletin hürriyet ve istiklal aşkını ayakta tutmaya gayret etmiştir. İstiklal aşkını büyük bir samimiyetle kalbinde yaşatan bu duygularını “ Safahat “ kitabında bile yer vermediği, Yüce Türk milletine mal ettiği İstiklal Marşında şöyle dile getirmiştir.
“ Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda
Canı cananı bütün varlığımı aslanda feda
Etmesin tek vatanımdan beni cüda…”
Ve her satırında bu insanlarında, bu topraklarında ucuz olmadığını yazmıştır. İstiklalin ne denli önemli olduğundan da çokça bahsetmeden çekinmemiş, her defasında İstiklale olan aşkını dile getirmiş. “istiklal Marşı” Türk milletinin yaşadıklarını, çok güzel ve içten duygularla yansıttığı için bir milli marş kabul edilmiştir. 
Her karış toprağı şehit kanıyla yunmuş, istiklal uğruna binlerce can adanmış ve yine bu uğurda yüz binlerce şehit verilmiş, büyük ecdadından yadigar, her yanı eşi benzeri olmayan güzelliklerle, hatıralarla dolu bu cennet vatanı canından aziz bilip, büyük bir aşkla sevip, bağlanmamızı ve aynı zamanda “ Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın “ diyerek istiklal noktasında hassasiyet göstermemizi istemiştir.   
  
Tekerrür eden bir tarih varsa bizim için tek adres olan bu yoldan yürümeliyiz. Okumanın okutmanın öneminin daha çok arttığı günümüzde biliyor ve anlıyoruz ki şanlı Türk tarihinin ve onurlu ecdadımızın zaman geçtikçe kıymetini daha iyi kavrıyoruz. Vatan, millet mukaddesleri ve istiklali kendilerine dert edinip bunları müdafaa hassasiyeti vurgulayan, esarete teslim olmayı hazmedemeyecekleri için inancında verdiği güçle hareket edip, azimle, kararla, cesaretle yürüyen, yolumuza ışık tutan, istiklal için savaş veren. İstiklale aşık oluşlarıyla çok yararlı ve faydalı işler düşünmeyi ve bu doğrultuda hareket etmemizi sağlayan büyük rehberlerimiz gerçek eğitimciler muktedir kişiler…SİZLERE MİNNETTARIZ!!!
Siz yaşadınız, siz yaptınız bu destanı. İlmi, edebi, azmi, kararlılığı, inancı, olgun bir şahsiyet olmayı sayesinde öğrendiğimiz İstiklal aşığı olan adamda onu kaleme aldı ve diğer istiklal aşıkları hep bir ağızdan söyledi. Adı İSTİKLAL MARŞI oldu…
Bir milletin mücadelesini anlatan İstiklal Marşının kabulünün 92. yıldönümü kutlu olsun.
En büyük maziye selam olsun, İstiklale aşık olan adamın, ruhu şad olsun, istiklal şehidlerinin makamı cennet olsun, istiklal ruhu zihinlerde baki kalsın, İstiklale aşık olan adamında değişiyle “ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!”

- - - - -