''Tarih elbet yazacak birgün,

Yıkıcıların yaptıklarının karşısında

Yapıcı şanlı kahramanları...''

Vaktiyle anlaşılmadığın için, tarih mahçup...Kitaplar dergiler ismini kekeliyor...Sonunu getiremeyecek, seni tam olarak anlatamayacak diller, senin için kesik kesik cümleler kuruyor...Tamamlanmaya azmedilse, ola ki tamamlanmaya kalkılsa, sana laik olmayacak sultanım...Senin yaptıklarının yanında bir aciziyet göstergesi kalacak, evet evet gerçekten öyle olacak...

Vakti zamanında Devlet-i Ali Osman'nın makus talihini değiştirmeye yönelik adımlarını dar mı buldular ? Devletin içinde bulunduğu durumdan kurtulması, geleceği ve halkının bekaası için yaptıklarını yanlış mı kavradılar ? ve yahut seni hiç mi anlamadılar sultanım ?...

Dünya herc ü merce uğramışken sen sultanım yurdunu ve yurt insanını bu kargaşaya sürüklemek istememiş, bir yandan bir avuç toprağını bile vermeyeceğin ülkenin üstüne çöken düşmanlarla şavaşırken, bir yandan da içte sana ve yaptıklarına karşı gelenlerle mücadele etmişsin. Karışık olan düzeni ileri görüşlülüğün yenilikçi çağdaş tavrın ve sarsılmaz inançınla düzeltmeye çalışman, onların değimiyle ''hasta adam'' ı ayağa kaldırmaya yönelik çalışmaların ortada. Görülen o ki aleyhinde söylenenler ve yazılanlar yaşadığın dönemde anlaşılmadığının kanıtıdır. 

Sen sultanım, ''Millet birbirini kırıp geçireceğine bırakın beni öldürsün.'' diyecek kadar büyüksün, milletine düşkünsün öyle ki sözlerinden ve eylemlerinde açıkca belli. Seni yerinden etmek isteyenler huzuruna  yürüdüklerinde bile müslüman kanı dökülmesin diye ordunla karşılaştırmamışsın. Bunalım içinde olunan bir dönemde, var olmak ve yok olmak savaşı veren bir devleti büyük zekan, tecrübelerin kabiliyetin üstün siyasi görüşün bilgin ve daha birçok özelliğinle kuvvetli ve kudretli bir şekilde yönetmişsin...ki şimdi sana döneminin gözünden bakınca gelecek bu günler rahatca görülüyor...Kaygıların, endişelerin anlaşılıyor...

Yanlız bir mücadele...devletin zor zamamlarında yanlız yoldaşsız ve kimselerin anlaşılmadığı yada yanlış anladığı devlet adamı... Sahi kahramanlar hep yalnız mı kalır sultanım, yalnız kalıp, yaşayıp yalnız mı ölürler..?

Karartılmaya çalışılan bir mazinin kilit noktası, bir büyük dava için en büyük mücadeleyi vermiş mümtaz bir devlet adamı Abdülhamid Han'ı tanımak ve bilmekten öte Onu anlamak dünümüze, bugünümüze ve yarınımıza ışık tutacaktır...

Bu idrakle vaktin her birine seslenişimdir, gerçekleri bilmek ve anlamak isteyene, Necip Fazıl'ın dediğince, son söz niyetine...''ABDÜLHAMİD'İ ANLAMAK HERŞEYİ ANLAMAK OLACAKTIR...''

Hakk'a yürüyüşünün 95. yıl dönümünde

Osmanlı pay-ı tahtının 34. padişahı, İslam halifelerinin 99.su Abdülmecid ve Tirimüjgan Sultanın oğlu, Devlet-i Aliyye'nin haklı gururu, büyük direnişçi şanlı hükümdar, koca hakan, aziz sultan, Abdülhamid Han...Mekanın cennet ola, dua ve minnet sana...