Karapınar, doğal yapısı ve tarihi değerleriyle sadece Konya’nın değil, Türkiye’nin en özel ilçelerinden biri olmasına rağmen, ne yazık ki bugüne kadar turizmde hak ettiği yeri bir türlü alamadı.
Bu durum gerçekten şaşırtıcı ve bir o kadar da üzücü. Oysa elimizde çok kıymetli hazineler var; sadece fark edilmek, doğru tanıtılmak ve sahip çıkılmak istiyorlar.
Bugün Konya denince akla Mevlana, Çumra denince Çatalhöyük geliyor. Peki ya Karapınar? Acıgöl, Meke Gölü, Çıralı Gölü, Meyil Gölü, Obruklar, Erozyon Sahası, Sultan Selim Camii ve Külliyesi, Ali Tepe, Kum Sivri,Yeşilyurt mahallemizdeki Ovacık,Akören oymalı yer altı şehri gibi doğa harikaları ve kültürel değerler, neden yeterince gündeme gelmiyor?
Üstelik Karapınar yalnızca doğal güzelliklerle değil, kırsal ve yayla turizm olanaklarıyla da dikkat çekiyor. Koyunların koşulması, sütün sağılması gibi köy hayatına dair deneyimler; doğallık arayan hem yerli hem yabancı turistler için büyük bir cazibe oluşturabilir. Bu noktada yayla turizmi gibi alternatif turizm türleri de mutlaka değerlendirilmelidir.
Son zamanlarda Acıgöl’de yapılan bazı küçük dokunuşların bile büyük yankı uyandırdığını görüyoruz. Konya, Karaman, Aksaray, Ereğli, Çumra gibi çevre ilçelerden yerli turistlerin bölgeye akın ettiğini bizzat gözlemledik. İnsanlar sadece manzaraya karşı oturup bir çay içmeye bile geliyor. Bu, bölge ekonomisine katkıdır; sosyal medya paylaşımları sayesinde görünürlüğün artmasıdır; ağızdan ağıza yayılan bir tanıtımdır.
Tur operatörleri ve seyahat acenteleriyle kurulacak güçlü bir iletişim ağı sayesinde Karapınar turlarının oluşturulması mümkündür. Kolay olmayacak, evet. Ancak imkânsız da değil. Yeter ki inanalım ve birlikte hareket edelim.
İlçemizin turizmde başarısız kalmış olması, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceği anlamına gelmez. Aksine, geç kalmış olmak harekete geçmemek için bir mazeret olamaz. Kaymakamımız Sayın Şenol Öztürk, Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Önal ve tüm STK temsilcilerimizin ortak bir irade ile bu işe el atması gerekiyor. Turizm, sadece tanıtım değil, aynı zamanda kalkınma, istihdam ve kimlik meselesidir.
Şunu da belirteyim ki; Konaklama sorunu da artık yok denecek kadar az. Ramada otel olmak üzere bir çok otel ilçemizde mevcut
Karapınar’ın turizm alanında sunabileceği çok geniş bir yelpazesi var. Geç de olsa, bu potansiyeli değerlendirme zamanı geldi. El birliğiyle, sabırla, vizyonla ve kararlılıkla Karapınar’ı hak ettiği yere getirebiliriz.
Unutmayalım: Bir yerde zenginlik varsa, kıymet bilinmeyi bekliyordur. Karapınar, artık sessiz kalmamalı.
