Perşembe günü  akşam saatlerinde Karapınar'da uzun zamandır alışık olmadığımız bir manzarayla karşılaştık.

Neredeyse her cadde ve sokakta polis ekipleri görev başındaydı. Gökyüzünde dronlar uçuyor, ekipler en küçük ayrıntıyı bile takip ediyordu. Adeta "Hadi sıkıysa kural ihlali yap" dedirten bir güvenlik atmosferi hakimdi.
Aslında benzer bir uygulamayı yıllar önce de yaşamıştık. Aradan geçen zaman içerisinde suçla mücadele konusunda farklı gelişmeler yaşandı. Son dönemde toplum düzenini bozan olayların arttığı yönündeki düşünceler de vatandaş arasında sıkça dile getiriliyordu. Böyle zamanlarda emniyet güçlerinin kararlı ve planlı çalışmaları büyük önem taşıyor.

Dün gece Karapınar'da tam da bunu gördük. Ana caddelerden ara sokaklara kadar geniş kapsamlı denetimler yapıldı. Polis ekipleri deyim yerindeyse kuş uçurtmadı. Kaçabileceğini düşünenler ise ancak uçarak kaçabilirdi.
Gerçekleştirilen motosiklet denetimleriyle birlikte asayiş, uyuşturucu ve fuhuş suçlarına yönelik kapsamlı uygulamalar yapıldı. Hakkında yakalama kararı bulunan birçok kişi gözaltına alınırken, çevreyi rahatsız eden ve geceleri vatandaşın huzurunu kaçıran motosikletler de trafikten men edildi. Sonuçta vatandaş uzun zamandır özlediği sessiz ve huzurlu bir gece geçirdi.
Bu uygulamanın toplumdaki karşılığı oldukça olumluydu. Sokakta konuşulan ortak görüş, bu denetimlerin belirli aralıklarla değil, daha sık yapılması yönünde. Çünkü suçla mücadelede süreklilik, en az yapılan operasyon kadar önemlidir.
Özellikle Alitepe çevresinde zaman zaman dile getirilen fuhuş ve uyuşturucu ticareti iddiaları ile bazı ara sokaklarda yaşandığı öne sürülen yasa dışı faaliyetlerin bu tür uygulamalar sayesinde önemli ölçüde engellenebileceğine inanıyorum. Aynı şekilde PTT yanında bulunan park ve çevresinde uyuşturucu satıldığı yönündeki iddiaların da ciddiyetle araştırılması gerektiği kanaatindeyim. Edinilen bilgilere göre, vatandaşın tanımadığı sivil ekiplerin de görev alacağı konuşuluyor. Eğer bu uygulamalar hayata geçirilirse suçlular açısından çok daha caydırıcı olacaktır.
Elbette her şeyi sadece polisten beklemek de doğru değildir. Kendimize de şu soruları sormalıyız:
Hırsızlık yapanı gördüğümüzde ihbar ediyor muyuz?
Uyuşturucu satıcılarını görünce "Bana ne" deyip geçiyor muyuz?
Mahallemizde yaşanan olumsuzluklara karşı sessiz mi kalıyoruz?
Ne yazık ki çoğu zaman cevabımız evet oluyor.
Oysa güvenli bir şehir sadece polisle değil, duyarlı vatandaşlarla da mümkündür. "Polis–vatandaş el ele" anlayışını gerçekten yaşatabilirsek, suçla mücadelede çok daha başarılı sonuçlar alınacaktır.
Bu vesileyle özveriyle görev yapan tüm emniyet teşkilatına teşekkür ediyorum. Özellikle İlçe Emniyet Müdürlüğüne vekâlet eden İlker Komiser'in koordinasyonunda yürütülen başarılı çalışmaları takdirle karşılıyorum. Ayrıca bu kapsamlı uygulamanın hayata geçirilmesine destek veren İlçe Kaymakamı Sayın Şenol Öztürk'e de teşekkür etmek gerekir.
Karapınar'da sadece denetim yapılmadı; vatandaşa güven, suçlulara ise net bir mesaj verildi. Temennimiz, bu kararlı mücadelenin aralıksız devam etmesi ve Karapınar'ın huzuruyla anılan bir ilçe olarak yoluna devam etmesidir.