Dostlukların ve Zamanın İzinde Bir Meslek" 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, Konya Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve diğer kurumların katkılarıyla düzenlenen programa katıldım.

Aslında yemek bahane, işin doğrusu oraya yıllar sonra birbirini göremeyen gazetecilerle hasret gidermeye gelenler çoğunluktaydı. Biz de yıllarca bu işin içinde olan, çok sayıda abimiz, arkadaşımızla tanışmış, dostluklar kurmuştuk. Bu etkinlik, o dostlarla bir araya gelip sohbet etmenin, eski anıları yad etmenin güzel bir fırsatıydı.
Zaman ne kadar çabuk geçmiş, 1993'te başladığım gazetecilik hayatımda pek çok dost edinmişim. Şimdi, yıllar sonra, gencecik olan abilerimizin, arkadaşlarımızın beyazlamış sakallarıyla karşılaşıyorum. İsmail Desteli, Mustafa Güden, Hüseyin Altay, Fatih Macit, Hasan Yıldırım, Ali Sait Öge, Duran Çölcü,Kayhan Yıldız,Esat Çağla… Akıl karıştırıcı bir hızla geçip giden yılların ardından, onlarla doya doya sohbet etmek, bir araya gelmek çok değerli.
Her yıl düzenlenen bu etkinlikte, söylenen mesajlar ve söylemler neredeyse aynıdır. Aslında kimse için çok önemli olmayan, dostlarla hasret gidermekten başka bir anlam taşımayan bir gün gibi görünebilir. Ancak bizim için, gazetecilik camiasının içinde yıllarca yer edinmiş olanlar için farklı bir anlamı var. İnsanlar, zaman içinde ne kadar değiştiğini, kimlerin hayatta olduğunu, kimlerin vefat ettiğini hatırlayarak, dostlukların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anlıyor.
ÇİVİ ÇAKILMASIN DİYE BEKLEYENLER VAR :Konya'nın Karapınar ilçesi üzerine düşündüğümüzde, çok ilginç bir tablo çıkıyor. Son yıllarda Karapınar, özellikle yeşil hat projesi ve kanalizasyon altyapısı gibi önemli projelerin hayata geçmesiyle büyük bir değişim yaşadı. Bu gelişmeler, ilçenin hem yeraltı hem de yerüstü altyapısını büyük ölçüde iyileştirdi. Ancak, buna rağmen hala Karapınar'a çivi çakılmasını istemeyen bazı insanlar mevcut. Çoğu zaman, Karapınar’a her şeyin daha iyi olmasını istemeyen, içten içe gelişime karşı duran kişiler olduğunu görmek gerçekten üzücü. Zamanında Karapınar'a katkı sağlamış, ellerinden geleni yapmış insanlar, şimdi belki de başkalarının bu başarıları gölgelemesi için çalışıyor. Fakat buna rağmen, Karapınar son yıllarda adeta bir yıldız gibi parlıyor. Her ne kadar eksiklikler olsa da, geçmişe kıyasla çok daha iyi bir noktadayız.
Karapınar'ın en büyük avantajlarından biri, Karapınardaki Gölllerin ve tarihi zenginlikleri ile doğasının barındırdığı potansiyel. Bu değerleri bilerek hareket etmek, ilçenin geleceği için çok önemlidir. Ancak, bunun yanında, bazı insanlar bu gelişmelerin karşısında duruyorlar. Gerçekten ilginç bir durum; Karapınar'ın gelişmesinden rahatsızlık duyan, hemşehrilik bilincini bir kenara bırakıp, sadece kendi çıkarlarını düşünen bir kesim var. Yine de, tüm bu zorluklara rağmen, Karapınar halkı olarak, geçmişin ve geleceğin birleşiminde bu ilçeyi daha da ileriye taşımak bizim sorumluluğumuz.
Bizim için önemli olan şey, fitne ve fesata meydan vermemek, insanların Karapınar'ın gelişmesini engellemeye çalışanlara karşı dikkatli olmak. Özellikle Konya'da, bazen karşımıza çıkan, çıkarları uğruna her türlü yolu deneyen kişilerle mücadele etmek de önemli bir görev. Karapınar, bu toprakların en değerli ilçelerinden biri ve bunun kıymetini bilmemiz lazım.
Sonuç olarak, Karapınar’ı daha aydınlık bir geleceğe taşımak hepimizin görevi. Bu güzel ilçenin tarihi ve doğal zenginliklerinin, hem Karapınar’a hem de Konya’ya büyük faydalar sağlayacağını unutmamalıyız. Gelişmeye, ilerlemeye ve birlik olmaya devam ederek, Karapınar’ı hak ettiği seviyeye çıkarabiliriz.