Dağda kuzularını otlatan çobanın yanına oradan geçmekte olan bir gezgin yaklaşır…Bizim çobana onu küçümsercesine, “Hey çoban, ne yapıyorsun buralarda!” der asık suratıyla, itici bir ses tonuyla…Bizim  çoban da, “Ben bu dağların çobanıyım, kuzularımı otlatıyorum.”der…Gezdin, “Ben şu yukarıdaki dağ köyünden geliyorum ve aşağıdaki köye gidiyorum, söyle bana orada yaşam nasıl?” der…Bizim çoban da, “ Önce sen bana yukarıdaki dağ köyünde neler yaşadın onları anlat, ben de sana aşağıdaki köydeki hayatı anlatayım.”der…”Ben o köye vardığımda kimse benimle ilgilenmedi, kimse beni evine davet etmedi, onun için de o köyden hemen ayrıldım, şimdi sen bana aşağıdaki köydeki yaşam nasıl onu anlat.”der, bizim keşiş…Çoban da, “Aşağı köydeki hayatın da farklı olmayacak.”der.

Günlerden bir gün bizim çobanın yanına yine bir keşiş gelir…”Merhaba, çobanların sultanı!”der , güler yüzlü yumuşak bir ses tonuyla…Bizim  çoban, “Hoş geldiniz…Uzak yoldan geliyorsunuz herhalde, şu ağacın gölgesine oturalım, sana soğuk ayran ikram edeyim.”der…Gezgin soğuk ayranını içtikten sonra çobana tatlı bir tebessümle teşekkür eder…Çoban nereden geldiğini ve nereye gittiğini sorar, gezgine…Gezgin de, “Şu yukarıdaki dağ köyünden geliyorum, aşağıdaki köye gidiyorum; oradaki yaşam nasıl, bana söyler misin?” der, çobana…Çoban da, “Sen önce dağ köyünde neler yaşadın onu anlat, ben de sana aşağıdaki köydeki hayatı anlatayım.”der…Gezgin, “O köye vardığımda beni güler yüzle karşıladılar, bana çok iyi davrandılar, herkes beni evine davet etmek için adeta yarış ettiler, çocuklarla bile oyunlar oynadım, o köyden ayrılmak istemedim; fakat gidecek yerim çok fazla….Şimdi sen bana aşağıdaki köydeki hayatı anlat.”der…Çoban da, “Aşağıdaki köydeki  hayatın da aynen öyle olacak.”der…

İnsanların bize nasıl davranacaklarını onlara biz öğretiriz…Ali Ayhan KIZIL komutanımızdan çok şey öğrendik…Karapınar’ımıza geldiğinden beri yüzündeki tebessümüyle hepimizin gönlünde taht kurdu…Türk Askeri’nin dik duruşundaki asaleti ondan öğrendiğimiz gibi insanlığın rütbesinin olmadığını  da bizlere o  öğretti…Onu her zaman her yerde gördük...Cenazede insanların acısını paylaşırken de, düğünlerde insanların mutluluklarına  ortak olurken de gördük…Onu esnafla çay içip sohbet ederken de gördük… Öğrencilerle sohbet ederken de gördük…Kendisini Karapınarlıdan ayrı tutmadı…İnsanlar onunla konuşurken kendilerini güvende hissettiler…

Biliyoruz ki yolunuz uzun ve artık gidiyorsunuz…Değerli komutanım biz inanıyoruz ki Karapınarlı sizi hiç unutmayacak….Biliyoruz ki gittiğiniz yerde de hayatınız aynı olacak…Yolunuz açık olsun komutanım…