Ekim ayının 19’unda Ereğli Pancar Kooperatifi’nde seçim var. Yaklaşık 35 bin üyesi bulunan bu büyük yapının yönetimi el değiştirecek mi, yoksa mevcut yönetim mi devam edecek, hep birlikte göreceğiz.

Ben ne adayları tanırım ne de kooperatifle bugüne kadar bir alışverişim oldu. Çiftçi de değilim. Mevcut başkan hakkında "iyi" ya da "kötü" diyemem, diğer adaylar için de bugünden bir şey söylemem mümkün değil. Sonuçta göreve gelmeden kim ne yapacak bilemeyiz. Ben sade bir vatandaşım, zaman zaman haber yapan biri. O yüzden seçim sürecine uzaktan, ama dikkatle bakıyorum.
Kooperatifin geçmişine bakınca, ilk kuruluşunda "Ereğli Pancar Ekicileri" olarak anıldığını görüyoruz. Ama bugün pancarın %70’i Karapınar'da ekiliyor. Buna rağmen başkan her zaman Ereğli’den çıkmış. Belki zamanında adı "Karapınar-Ereğli Pancar Ekicileri Kooperatifi" olsaydı işler daha dengeli olurdu. Neyse, geçmişe "mazi" diyoruz. Önümüze bakalım.
Bu dönem üç aday var: Mevcut başkan Talha Uzer, Yunus Çelik ve Abdullah Çelik. Her birinin farklı projeleri, farklı vaatleri var. Karapınar’dan da yönetime ve denetime aday olanlar bulunuyor. Herkes yarışta. Bu da güzel. Ama asıl önemli olan bu süreci kavga dövüş olmadan, dedikoduya boğulmadan, birbirimizi incitmeden tamamlamak.
Bu bir bayrak yarışı. Bugün biri kazanır, yarın diğeri. Ama unutulmamalı ki seçim biter, hayat devam eder. Yarın yine yüz yüze bakacağız. Dostluk baki kalmalı.
Ben bir adaya yakın değilim, uzağında da değilim. Kim haber gönderirse yayınlarım, göndermeyene de "neden göndermedin" demem. Sade bir vatandaş olarak temennim, seçim sürecinin adil, şeffaf ve huzurlu geçmesi.
Ve son söz: Çiftçiye kim faydalı olacaksa, projeleriyle, vizyonuyla kim öne çıkıyorsa, kazanan o olmalı. Üyeler hatır gönül işini bir kenara bırakmalı, gerçekten inandıkları adaya oy vermeli. Çünkü bu seçimde asıl kazanan çiftçi olmalı.CUMA HUTBESİ GÜZELDİ:Bugünkü Cuma hutbesinde, ticarette dürüstlük, helal kazanç ve ahîlik kültürünün önemi vurgulandı. Peygamber Efendimiz’in öğretilerine dikkat çekilerek, mal ve hizmet alım-satımında hile ve fırsatçılığın kul hakkı olduğu hatırlatıldı.camilerde bugün okunan Cuma hutbesinde, ticarette ahlak ve dürüstlük ön plana çıkarıldı. Hutbede, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) örnek yaşamı üzerinden helal kazanç elde etmenin ve alım-satımda doğruyu söylemenin önemi anlatıldı.
Hutbede, bir sahabinin Peygamber Efendimiz’e ticarette hile yapıp yapamayacağını sorması örneği verilerek, Efendimizin şu uyarısı hatırlatıldı:
“Asla dediğin şekilde yapma! Bir şey alacaksan malın gerçek fiyatını söyle. İster versinler ister vermesinler. Bir şey satacaksan da onun gerçek fiyatını söyle. İster alsınlar ister almasınlar.”
uma hutbesinde ayrıca şu noktalar vurgulandı:
Ticaret ahlakının temelinde helal ve haram hassasiyeti vardır.
Mal ve hizmet alım-satımında hile, fırsatçılık, stokçuluk ve karaborsacılık kul hakkıdır, haramdır.
Alışverişte ürün kusurlarını gizlemek veya alıcının bilgisizliğinden faydalanmak, emek ve güvene ihanet sayılır.
Peygamber Efendimiz’in ahîlik anlayışı, alın teri ve dürüstlüğün kazançta biriktiği gönül ahlakını yansıtır.
Hutbe, Peygamber Efendimiz’in şu müjdesiyle sona erdi:
“Dürüst ve güvenilir tüccar, mahşerde peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.”