Kur'an'ın Tazeliği:
Bir batılı düşünür olan Bernard Shaw'a "Sizce yeryüzünde en ilgi çekici hadise nedir?" diye bir sual sorulduğunda, Shaw'ın: "Yeryüzünde bunca kavga ve düşünce karmaşasına rağmen Kur’an'ın tazeliğini korumasıdır" diye cevap verdiğini,.. (Nurbaki, Haluk; Sönmeyen Güneş, Zafer Yay., İst/1986, s.6)
Cemiyetin Ahlaki Yapısının Çimentosu:
Dini inanç ve manevi değerlerin gençleri sapmalardan ve aşırılıklardan koruyarak cemiyetin ahlaki yapısının çimentosunu oluşturduğunu... Ruhi tatminsizliğin sapık cereyanlara dönüşerek akıl almaz derecede suç nisbetini artırdığı gerçeğinden dolayı ABD'de, eski başkanlardan Ronald Regan'ın: "Sınıflarda dua etmek için verilen önergeyi destekleyeceğini ve okullarda, Allah'a imana ve disipline başvurularak anarşi ve uyuşturucu madde alışkanlığının sokağa atılacağını" ifade ettiğini... Yine Regan'ın, "Kutsal kitabın on emrine uygun olarak yaşamak için daha çok gayret sarfedersek "alkolizimle ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hükümetlerin harcadığı milyonları tasarruf edeceğiz" dediğini (Aydın, M.;"Din ve Toplum İlişkileri" Milli Eğitim ve Kültür dergisi, sayı 29, Ankara/1984, s. 31)
İlk Dışkı Yedirme Hadisesi:
1947 yılında Demokratik Parti'li bir kooperatif başkanının hükümet tarafından vazifeden alınmasına karşı çıkan Isparta'nın Senirkent bucağı halkıyla, Jandarma kuvvetleri arasında çıkan çatışmalarda jandarmaların köylüleri dayaktan geçirerek, dışkı yedirme idrar yaptırdıkları şapkayı başına geçirme ve yere yatırıp üstüne binerek dolaşma gibi işkenceler uyguladıklarını... (Yalçın, Mehmet; "CHP'nin Günah Dosyası", Aktüel dergisi, 8–14 Ağustos 1991, sayı 5, s. 28)
Ulu Çınarın Serencamı:
Şanlı Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulup 1922 yılında tarihe intikal ederek benzersiz bir şekilde 623 yıl gibi uzun bir süre varlığını sürdürdüğünü... Bu Kerim Devlet'in, kuruluşundan 230 yıl sonra Viyana kapılarına dayanarak, bir millet ve devletin; başka ırk, başka dil, başka din ve başka kültür dünyasına, bu kadar kısa zaman içinde böylesine hâkim olup tesir edişine tarihte başka hiç rastlanılmadığını… Fakat aynı tarihin, bu koca Osmanlı Devleti'nin 46 yıl gibi çok kısa bir süre içinde mahvoluş süratine de şahit olduğunu... (Bardakçı, İlhan; İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst. 1985, s. 10)
27 Mayıs Darbesinde Amerikan Parmağı:
27 Mayıs hareketinin gerçekleştirilerek Adnan Menderes ve Fatin Rüşdü Zorlu'nun işbaşından uzaklaştırılmasını herkesten fazla Amerikalıların istediklerini... NATO'ya girerek Türkiye'de Amerika Birleşik Devletleri’ne üs açan Menderes hükümetinin, bunun karşılığı olarak Amerika'nın teknik imkânlarından faydalanarak ülkemizi kalkındırmayı düşündüklerini, fakat Amerikalıların mükellefiyetlerini yerine getirmeyip savsaklayarak Türkiye'den azla idare etmesini istediklerini… Bunun ilk örneği olarak, Türkiye için zirai alanda büyük bir atılıma sebep olacak olan traktör alımı meselesini Amerikanın kabul ettiğini, fakat bunları verirken, yapılan anlaşmada, bu traktörlerin pamuk ekimine tahsis edilen tarlalarda kullanılamayacağı yolunda bir hüküm koymak istediğini... Oysa o yıllarda Türkiye'nin ihracatında en büyük iki kaleminden birini pamuğun teşkil ettiğini... Dünya pamuk piyasasının bir numaralı üreticisi olan ABD'nin, pazardaki payının yüzde 1–2 nispetinde bile düşmesine tahammül edemediğini Menderes ve Zorlu'nun, ABD'nin bu sinsi politikasının farkına vararak ilişkilerde daha dikkatli bir tavır aldıklarını ve dolayısı ile menfaati zedelenen Amerikalıların DP iktidarını gözden çıkardıklarını… (Aşiroğlu, Orhan Gazi; Tarih Tüneli, Zaman Gazetesi, 26 Temmuz 1989 ve "İngiliz Gizli Belgelerinde Menderes-Amerika Kavgası", Milliyet, 15 Şubat 1989, s.11.)
İlim Aşkının Yaptırdıkları:
İlim aşkıyla yanıp tutuşan büyük âlim Cahız'ın (V.255/ 866), kitap almaya para yetiştiremediği için kitapçı dükkânlarını geceleri kiralayıp sabaha kadar gözünü kırpmadan kitap okuduğunu… (Canan, Prof. Dr. İbrahim; İslam'da Zaman Tanzimi, Cihan Yay., İst. 1988, s. 163)
Her canlı hayatı süresince kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirebilecek donanımla yaratılmıştır. Bu nedenle yaşamın akışkanlığı içerisinde insan, imkânsızlıklardan şikâyet etmek yerine mevcut kendisine verilmiş olan donanımla kendisinden beklenen sorumlulukları en güzel şekilde yerine getirme gayreti içerisinde olmalıdır.
