Sayın çok kıymetli okuyucularım. İlçemiz Merkez Polis Karakol Amirliğinde görev yapan Polis Memuru Recep Ünal Bey ile sohbet ederken, Recep bey’in elindeki Rüştü Ünsal Polis Okulu Yıllığına bakmak için izin istedim ve bakarken içerisinde yer alan “ 7624’ten 3310’a ARZDIR” başlıklı yazının içeriğini okuyunca çok etkilendim, gözümden yaşlar akıverdi. İnsanı etkileyen “ ŞEHİT İSMAİL” ile ilgili yazıyı bu köşe yazımda siz okuyucularımla paylaşmak istedim.

23184 POLİS MEMURU İSMAİL’İN YAKA NUMARASIYDI.

36 yaşında Anadolu kentinden gelen delikanlıydı. 12-12 çalıştığı günün yorgunluğuyla caddeye çıktığında; 3 yaralama, 2 trafik, 1 de hırsızlık raporu vermişti. Günün ışıyan görüntüsüyle yorgunluğuna aldırmayarak caddeden geçip, durağa yöneldiğinde, bir ses duydu. Tanıdık. Hiç Tanımak istemediği, bir ses!.... Bir anda sırtında bir sıcaklık hissetti, dönüp sıcaklığı durdurmak ister gibi, vücudunu savurdu geriye; Ağzında garip bir sıvının tadı vardı, yutmak isteyip de yutamadığı, sürekli, sürekli; gelen, gelen, gelen….. Sonra birden uyku bastırdı, inanılmaz ağırlıkta. Durağın önüne yığılıverdi. Boylu boyunca. Son bir kez kafasını kaldırdı baktı, her şeyi görmek istercesine, baktığı her şeyi kafasına, yüreğine kazırcasına. Derin ölümsüzlüğün uykusundaydı artık. O herkesi her şeyi görüyor, işitiyordu…. KAHPECE GELEN KURŞUNUN DIŞINDA. Durak ve cadde de bulunanlar kaçıştılar, tıpkı yağmurdan kaçar gibi. Sindiler, korktular kendi gerçeklerinden, umarsızca. Sonra yaşlıdan bir adam geldi. Polis Memuru İSMAİL’in başına. Son bir gayretle yokladı, yaşam belirtilerini. Ekip otosu görüldüğünde, meraklı bir kalabalık yattığı yerden her şeyi gören İSMAİL’im vardı upuzun uzanmış. Hani anasının anlatırken, yere göğe sığdıramadığı; Kimselere layık görmediği, sarıldığında; anasını kucaklayıp kaldırıveren, YAPMA DELİ OĞLUM dediği anasının İSMAİL’i. 7624’ tekiler şaşkın. Hemen anons ettiler MERKEZE. Olay mahallini bildirdiler Amirlerine. Sonra, sonra….. Buldukları Gazete parçaları ile üstüne örttüler İSMAİL’in. İzleyenlerden biri, üzerine örtülen gazete parçalarının haberlerini okumaya başladı. İçinden; DEMOKRASİ İSTİYORUZ. POLİS DEVLETİNE HAYIR. FAŞİZAN BASKILARA SON demişti ünlü bir yazar. Sanki okunanı duyar gibiydi. Polis İSMAİL’in gözünden iki damla yaş geldi. Kimsenin göremediği yüreğinden…. Ev kadını MUKADDER hanım, saatine son bir kez baktı. Çayın demini kontrol etti. Çocukların yüzlerini yıkadı., masaya oturdu. Yaramazlık yapan çocukları son bir kez uyardı. BABANIZ YORGUN GELECEK DİYE.

Bir yandan onların karnını doyururken, öte yandan içindeki umulmadık sıkıntıyı hayra yormaya çalışıyor. Allah hayırlısını versin diyordu, kendi kendine. NE OLAKİ BU. Zilin sesi duyulduğunda, çocuklar fırladılar. Mustafa ile Kemal baba diye koşarak kapıya. Açtılar kapıyı Baş Komiser ZEKİ. Bunca yılın Amiri, diyecek söz bulamadı. MUKADDER başın sağ olsun Kızımdan BAŞKA.

Haykırmak isteyipte bir gün çıkmayan ses gibi yutkundu kaldı. Polis İSMAİL’in karısı. Tutunmak ister gibi elleri havada yığıldı kaldı. Kapı başında, yüreğindeki acıyla….

Tören yerindeydiler, EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE. Polis karısı Mukadder’in ve yakınlarının feryatları ile. Çocuklar; MUSTAFA ile KEMAL, görünce babalarının resmini ve de TÜRK BAYRAĞINI. Bayram sandılar. ÖYLE YA. Ne yalan söylemeli can pazarında.

23184 sicil numaralı Polis İsmail ayağa kalkmak istedi. Müdürlerini görünce selam vermek istedi, çakı gibi. Onca emeğine rağmen kalkamadı yattığı yerden….. Sonra kulak verdi özgeçmişine, yaşam öyküsüne. Sevindi, kendi geçmişiyle övündü, gurur duydu…. VE KANIN YERDE KALMAYACAK sedasıyla omuzladılar onu. Son yolculuğuna uğurlarken ARKADAŞLARI… Toprak atılırken delikanlı İSMAİL’in üzerine. Son bir kez daha doğrulmak istedi, yattığı yerden. Ölüme üzülmüyordu, besbelli KAHPECE gelen kurşuna KAHROLUYORDU… O İSMAİL’İM ki, kimseye doğrultmamıştı silahını, suçlu olsa bile. HELE ÖLDÜRMEK KASTIYLA ASLA… Hem ne diyordu, söylerken her zaman zorlandığı POLİS VAZİFE VE SELAHİYET Kanunu. Hâlbuki Çekivermek ne kadar kolaydı CZ. 75’i. Boşaltıvermek ardı ardınca…. Karıncayı incitmekten çekinen İSMAİL’in alın yazısı mıydı?

DEVLETİ, MİLLETİ, ÜLKEYİ KORUMANIN SUÇU OLUR MUYDU?

Sonra uzandığı yerden geçen ekip’in Mavi ışığını fark etti.

Dua okuyan Arkadaşlarının, yürekten inançlarını duydu.

“BİNLERCE ÖLSEK- ÖLDÜRSEK VATAN İÇİN BİZ VARIZ”

İŞTE TÜRK POLİSİ