Herşey'e ulaşmak için, ''Hiç'' e bulaştım yar!Hiç'i anlarken,hepten taştım yar!
Her varlık,her hayat kendi başına bir hiçtir.Hiçbir varlığın kendi adına bir anlamı yoktur.Anlamsız olan birşeyin varoluş gerekçesi yoksa,varlığının devam gerekçesi de ortadan kalkar.İşte çelişki burada başlar.Yok olmasını istediğimiz şeyler varlıkların bizzat kendileri değildir.Çünkü varlıkların kendileri kendi adlarına bir hiçtir.En büyük yanılgımız burada başlar.Aşk-ı Bekanın baki kalmak için yeter olduğunu sanırız.Her Aşk-ı Beka bir aşktır.Her Aşk-ı Beka gölgeye yapışmadır.Her Aşk-ı Beka,aynada tecelli eden isimlerin yerine,aynanın Bekasına aşık olmadır.Aşk-ı Baki hiç solmayan bir resimdir.Çünkü O Bakidir.O'na olan aşk da Baki kalacaktır.
Su,kendine sırdaş arıyordu.Önce buluta verdi sırrını.Ağır geldi sır buluta.Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.Sonra göle gitti su.Ona anlattı derdini.Bu arada bulut suyun sırrını tekrar yağmur yapıp,kar yapıp savurduğu için zaman zaman taşıyordu.Göl ve suyun sırrı açığa çıkıyordu.Sonra nehre ulaştı sırrı.Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti.Dereye verdi.Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden,o da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze.Çağlayanlar,akarsular,şelaleler...Hepsi kayboluyordu bir anda.Sonra birgün su takip etti dereyi.Dereye,okyanusa kavuşunca fark etti su,bütün sırlarının akarsularla,çağlayanlarla,ırmaklarla,okyanusa taşındığını..Karar verdi su.Sırrını okyanusa verecekti.Öyle de yaptı zaten.Tüm sırlarını okyanusa verdi.Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu.Ne taştı okyanus,ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını,ne de kurudu.Geçen karşılaştık suyla.Bir bardaktaydı.Suskundu..Çok uğraştım konuşturamadım.Ben tam giderken ''Dur'' dedi.Su.Durdum!''Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma!Taşıyamazlar,kaldıramazlar senin yükünü,canını yakarlar,utandırırlar.'' Dedi.
Aklıma Yavuz Bülent Bakiler'in dizeleri geldi:''Seni göremedim diye bu bahar/İçimde bin türlü duygunun isyanı var/Turnaların gökyüzünü sevdiği kadar/Seni sevdiğimin farkında mısın?'' Nedir bu gözyaşı Aşk-ı Beka'ya mı?Gün olur aşk için gereklidir ağlamak.Sakin nehirken ansızın gürül gürül çağlamak.Alev alev yanarken yüreği susarak dağlamak.Ama üzülme bu da ''Takdir-i İlahi''.Amaç;nefsin arınmasını sağlamak.Kimler ayrılmadı ki canından?Ayrılığı cennetten kovulan Hz.Adem'e sor.Tufanda oğlunu dağların pençesinde bırakan Hz.Nuh'a sor.Yusuf'undan ayrılan Yakup'a sor.Ayrılığı en çok da Rasulünü Medine'ye gönderen Mekkeye sor.
Velhasıl bir Hiç'likten çıktık bu yola,gideriz bir ummana.O ''Hiç'''in aslını çözersek beşeri aşk'ların Baki aşk'a dönüştüğünü fark edeceksiniz.Bütün mahlukat sabrın ipliğiyle bağlıdır birbirine.Dünya sabırla döner.Çünkü güneşin de aynı zamana ihtiyacı vardır.Bütün sırlara ermek için sabır denizinde yüzmeyi öğrenmek gerek.Çünkü sırlar sabır denizinin dibinde saklıdır.Sırlara erişebilmek temennisiyle...
Ne kadar sürcilisan etmiş isek aşk ola...
