Sayın çok kıymetli okuyucularım. Toplum içerisinde geziyor, insanların bulunduğu ortamda ve toplum içerisinde bazı kişilerin sesli, lüzumsuz ve düşünmeden bomboş konuşmalarına şahit oluyoruz. Bazı konuşmaların, insanların aleyhinde dedikodu, iftira seviyesine varan, insanların arasını bozan saçma sapan boş ve yıkıcı laflar bir kısım insanları rahatsız ettiğini, bazı insanları kırdığını, bazen de kavga nedeni olduğuna şahit oluyoruz. Zaten insanlar ne çekiyorsa dilinden çekiyor. Toplum içerisinde bin düşünüp, bir konuşmak insanları çok büyük belalardan kurtarır.

Bende insanlarımıza faydalı olabilecek “ Konuşurken Nelere Dikkat Etmeliyiz” konusunu yazmayı düşündüğüm bir sırada Allah’tan olacak İlçemiz Nüfus Müdürlüğünden emekli Mustafa Karakul arkadaşımla çarşı içerisinde karşılaştık. Bazı zamanlar köşe yazılarımı okuduğunu ve insanlarımız için faydalı olabilecek güzel konulara değindiğimi belirterek bana o güzel el yazısı ile kaleme aldığı Mart 2006 tarihli Altınoluk Dergisinden alıntı yaptığı bir yazı verdi. İstersen bu verdiğim yazıyı da köşe yazımda yazabileceğimi söyledi. Verdiği yazının bir kısmını okuduğumda inanın çok sevindim. Çünkü ben de böyle bir konuyu çoktan beri yazmak istediğimi ve benim de tam aradığım bir konu olduğunu belirterek kendisine teşekkür ettim.

İnşallah bu yazı insanlarımıza faydalı olur düşüncesiyle bende siz kıymetli okuyucularıma aynen aktarıyorum.

Sadi Şirazi Hazretleri, Bostan ve Gülistan isimli kitabında; Birçok meclislerde bulunduğunu, sayısız memleketleri gezdiğini anlatıyor ve bir mecliste konuşurken nasıl davranacağımız konusunda da bizlere önemli ipuçları veriyor. Bunları maddeler halinde şöylece sıralayabiliriz.

1- Ne kadar güzel olursa olsun, söz tekrar edilince usanç verir. Yemekte helva bir kez yenir.

2- Dostlar arasında konuşurken sırlarını açığa vurma. İçinde sakladığın sır senin esirindir. Açığa çıkınca sen onun esiri olursun.

3- Etkili konuş. Kendi düşüncelerini benimsetmek için nasihat eden kimsenin, kendisi nasihate muhtaçtır.

4- Elinde kesin delil olmadan hiç kimseyi hainlikle suçlama.

5- Yüzüne karşı övgüde bulunandan uzak dur. Kusurları yüzüne karşı söylenmeyen insan korksun.

6- Düşünmeden konuşursan çok hata yaparsın.

7- İlim ve yetenekle başa çıkamadığını arkadan çekiştirme.

8- Cahil için susmaktan daha değerli bir şey yoktur. İnsanı dili rezil eder.

9- İçsiz ceviz hafifliğinden belli olur.

10- Konuşmalarında insanların gizli kusurlarını açığa vurma. Hem onları rezil edersin, hem de kendi güvenirliğini yitirirsin.

11- Cahil bir kimse, çenesinin güçlü oluşuyla âlime üstün gelirse buna şaşma. Cahil kimse, değerli bir inciyi kıran taş gibidir. ( Şair Ziya Paşanın şu sözlerini de hatırlayalım; Kazara bir sapan taşı, Altın bir kaseyi kırsa, ne kıymeti artar taşın, ne kıymetten düşer kase.)

12- Konuşurken soyunla övünme! Gül dikenden, İbrahim ise Azer’den doğmuştur.

13- Âlim, ıtriyatçı tablası gibidir. Sesi çıkmaz ama değeri bellidir. Cahil ise davula benzer. Gümler ama içi boştur.

14- Konuşurken dinleyicinin durumunu dikkate al. Mecnunla konuşacaksan sadece Leyla’nın güzelliğinden bahset.

15- Düşünmeden konuşan, kendini üzecek cevapları duymaya hazır olsun.

16- Doğruyu söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan daha iyidir.

17- Ayağına altın dökülse, başına Hint kılıcı asılsa yine de doğru bildiğini söyleyen kimse, erdemli ve onurludur.

18- “Neden böyle konuştum” diye yakınmaktansa, “Ne söyleyeyim” diye düşünmek daha iyidir.

19- Hükümdarlara, menfaat gözetmeyen ve kellesi koltuğunda insanlar nasihat verebilir.

20- Zamanı gelmeyince konuşma. Hem değerini yitirirsin, hem de sözün anlamsızlaşır.