Bu yazımızda kabızlık ve bağırsak sağlığından bahsedelim. Bağırsaklarımız hem sindirim sistemi, hem boşaltım sistemi, hem bağışıklık sisteminin temelini oluşturur.
Bağışıklık sistemini oluşturan lenfositler, nötrofiller, beyaz kan hücrelerinin çeşitli türlerinin %80'i bağırsağın iç yüzeyini kaplayan incecik zarın hemen altında bulunurlar. Bu zar vücut içi ile dışarısı arasındaki bariyerdir ve bu zarı geçen her şey artık vücut içindedir. Gün içerisinde bir sürü şey yiyoruz ve yediklerimizin içerisinde her türlü virüs, bakteri, mantar, vücudun yabancı olarak kabul edebileceği binlerce protein var. Bunların hep doğru değerlendirilmesi gerekiyor. Yanlış değerlendirilmesi durumunda yabancılar içeri alınır ya da normalde zarar vermeyecek olan bir protein (süt buğday gluten vb.) zararlı olarak görülüp alınmaz. Oradaki Beyaz kan hücreleri eğer stresliyeler (Vietnam'dan gelen ABD askerlerinin balon patlamasıyla çevreye ateş açmaları gibi) bağışıklık sisteminin devreleri atmışsa, gelen her yiyeceğe karşı savaş başlatır. Bu da o bağırsaklar yapısını daha da bozar. İçeri giren çıkanın denetimi iyice bozulur, bağırsak daha da hasar alır. Artık iyice kafası karışan bağışıklık sistemi kendi dokusunu (beyin, eklem, pankreas, cilt pigment hücreleri vb.) hedef alır. Romatoid artrit, Chron, MS, Ankilozan Spondilit, Sedef, Vitiligo gibi otoimmun hastalıklar başlar. Artık o kişinin genetik olarak nerde zayıflığı varsa hastalık ordan patlak verir. Yani gluten hassasiyetinde suç glutende değil, onu yanlış değerlendiren bağışıklık sistemindedir.
Bağırsak duvarı çok ince ama yüz ölçümü çok geniş villuslar içerir. (Açıldığında 40-60 m² alanı kaplıyor) Soğan zarından daha ince bir yapı. Ne kadar hassas değil mi?
Bu yüzden otoimmun hastalıklarda önce bağırsağı düzeltmek gerekiyor.
Otomimmun sistem bozulmaya başladığında da ilk olarak tiroid bezi zarar görüyor çünkü bu değişime en hassas organ tiroid bezi.
Kabızlık işte buradaki döngünün yavaşlaması, bazen de durması anlamina geliyor. Karaciğerin 40 saat uğraşıp safra yoluyla bağırsağa attığı zararlı maddelerin, toksinlerin geri emilmemesi için günde en az bir defa dışkılama gerekiyor.
Günde bir defadan daha az dışkılamak kabızlıktır.
Kabızlıktan kurtulmak için neler yapılabiliriz?
✓ Yeterli su icmeliyiz. Yeterliden kasıt idrar rengimiz koyu olmamalı.
✓Yürümeliyiz. Hareketsizlik de bağırsakları yavaşlatır. (Günde bir saat ya da on bin adım)
✓ Lif içeriği yüksek besinler tüketmek; baklagiller, lahanagillerle beraber dünyanın en sağlıklı besin grubunu oluşturur. Çözünür ve çözünmez lif açısından çok zengindirler. Ayrıca hurma, elma, kivi, armut, muz, patlamış mısır.
✓ Magnezyum desteği kullanmak.
✓ Tuvalete oturup ıkınmadan on dakika beklemek.
✓ Probiyotik takviye kullanmak, kefir, yoğurt tüketmek.
Not: Kabızlık ilaçlarını uzun süre kullanmak bağımlılık yapar. (Bisakodil ve Senna içerenler özellikle)
Kabızlık karşıtı karışım
Bir kase yoğurt içerisine
✓ İki yemek kaşığı yulaf ezmesi
✓ Bir tatlı kaşığı çekilmiş çia tohumu
✓ Bir tatlı kaşığı çekilmiş keten tohumu
Karıştırın günde 1-2 defa yiyin.
Bağırsak sağlığını düzeltmeden sağlığımızı düzeltemeyiz.
