Kendisini kışa teslim etmek istemeyen ama bir o kadar kış mevsiminin güzelliğini yaşamak isteyen bir İstanbul gününde şiir, kültür ve hikâye yarışma sonuçları şiirin, aşkın ve hayatın kalbinin attığı İstanbul’da kültür sanat ve edebiyat ödülleri programında sahiplerini buldu.
ATV Ana Haber Spikeri Cem Öğretir' in sunumuyla Ulusal ve Uluslararası anlamda kabul görmüş Ümraniye Belediye tarafından organize edilen uluslararası yarışmanın şiir, hikâye, resim ödülleri sahiplerine 26.11.2025 tarihinde verildi.Ümraniye Belediyesi tarafından, bu yıl 21’incisi düzenlenen; sanat ve edebiyat dünyasında ilgiyle takip edilen Geleneksel resim, hikâye ve şiir Yarışmalarında sonuçlar belli oldu. Yetenek sahibi kişilerin eserlerinin kültür ve sanat dünyasına kazandırılması açısından büyük öneme sahip olan yarışmalara, ülkemiz edebiyat ve sanat çevrelerinin yanı sıra yurt dışından da katılımlar gerçekleşti.
Şiirde 1949, hikâye de 848, resimde ise 184 eser kendini gösterdi. Birbirinden güzel eserlerin ortaya çıktığı bu anlamlı etkinlikte ilk 10 eser ödüllendirildi. Resimde 30 esere sergilenme hakkını elde etti.
Her yıl yapılan bu etkinlikte bir konunu belirlenmesini çok faydalı buldum. Çünkü insanların imge dünyasını, hayal gücünü bir noktada toplaması çok etkili ve kalıcı oluyor. Bir anlamda yazar enerjisini bir noktada toplayabiliyor. Ümraniye Belediyesinin bu yıl üzerinde durduğu kavram aile idi. Temel olarak aile kavramını üzerine şiir, hikâye ve resimlerin sanat kavramı üzerinde odaklanması konu ile ilgili güzel bir sentez oluşturmuş oldu. Aile ve ailenin korunması, sürdürülmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın da üzerinde durduğu en temel kavramlardandır.
İnsanın bedeninin içinde ruh dünyasının da varlığını düşünecek olursak bir hengâmenin içinde ayakta kalabilmenin gücü sanatı doğurmuştur. Bir arayış, bir buluş heyecanı, yeni bir şey üretmenin hazzı hiçbir şeyde yoktur. Bu geniş anlama zaman içinde kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yapılmıştır. Sanat, bir duygu veya düşüncenin en güzel ve en estetik haliyle görsel ve işitsel bir maddede vücut bulmasıdır. Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini yaşama bakılarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiştir. Her dönemde her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır. İlk insandan günümüze kadar insanoğlu çeşitli amaçlarla maddeye biçim verip hükmetmeye çalışmıştır. İlk çağlardan kalan objelerde buna onaylar niteliktedir. Sanatta estetik değerlerin yanı sıra toplumun öz benliği vardı. Bu benlik ise; sanatın estetiğini ortaya koyan insanın içinde yaşadığı milletin zekâsı hayat felsefesi, ahlak nizam, maddi manevi duygu ve istekleridir… Sanat hakkında birbirinden farkı zamanlarda farklı yorumlara ve tanımlamalara yer verilmiştir. Belki de farklı düşünmenin güzellikleri doğurmuş olabilir. Bir alev için “Lambada titreyen alev üşüyor” diyebilmenin güzelliğini nerede bulabiliriz? Veya insanın kendini bir yerde unutmasının açıklamasını “beni almadan gidiyor ömrüm” diyebilmenin zevki nerededir. Vel hâsıl hepsi içimizde saklı…
Hegel’e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat, insan aklının ürünüdür. Kendisine doğanın taklidinden başka amaç bulmalıdır. Marks’a göre; yaratıcı eylem, insanın ve doğanın karşılıklı etkileşiminin bir aşamasıdır. Bu, toplumsal bir karakter taşır. Sanat, yaşamı insanileştiren bir olgudur. Araştırıcı, yaratıcı, çok yönlü tümel insana ulaşma çabası içinde sanatlar gelişebilir. B. Croce; güzelliğin yerine anlatımı öne çıkarır. Sanat, sezginin ve anlatımın birliğidir. Bireysel ve teorik bir etkinliktir. Doğa, sanatçının yorumu ile güzel olabilir. Sanat, toplumun öz değerlerinden doğar ve gelişir. Onun içindir ki sanat hiçbir şekilde toplum dışında, ondan ayrı olarak düşünülemez…
Bana göre ise Sanat, toplumdan etkilenmek ve toplumu etkilemektir. Birbirinden bağımsız ve müstakil düşüncelerin insanların kalbinde yer bulmasıdır. Özgün ifadeleri ortaya çıkartabilme gücüdür.
Bu vesile ile katılmış olduğum bu yarışamada şahsıma ait “Bize Kalan Adlı” şiirim 1949 şiir arasından 7.liğe layık görüldü. Değerli Jüriye çok teşekkür ederim.
Kendisini kışa teslim etmek istemeyen ama bir o kadar kış mevsiminin güzelliğini yaşamak isteyen bir İstanbul gününde kültür ve sanatseverleri bir araya getiren Ümraniye Belediyesi Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ a ve tüm çalışanlarına, bu güzel günde beni yalnız bırakmayan İstanbul günlerinde yanımda olan, ilçemizde uzun yıllar öğretmenlik yapmış Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi sevgili dostum Doç. Dr. İsa Kaya’ ya, üzerimde emeği geçen sevgili öğretmenlerim Adem Sarıtaş ve eşi Fatma Sarıtaş’a, en kalbi duygularımla teşekkür ederim. Şiirin bizi ulaştıracağı ve buluşturacağı nice dostluklara…
