Sayın kıymetli okuyucularım, ne zaman bilgisayarın başına geçsem, içimden bu cümleler dökülüveriyor. Benim kusuruma bakmayın ama toplumumuzun bunlara ihtiyacı var olduğunu görüyor ve inanıyorum. Güzel düşünsek, güzel görsek, iyi insan olsak, insanlara saygılı olsak, kurallara uysak, sözünün eri, tatlı dilli, güler yüzlü, sevgi dolu olsak, insanların kalbini yok yere kırmasak, birbirimizle yardımlaşma ve dayanışma zirve yapsa, yani sözün kısası yaşantımızda tatlı dilli, güler yüzlü, iyiliksever ve tüm canlılara saygılı davranan, insanların kalbini yok yere kırmayan, çevresini kirletmeyen, emanete ihanet etmeyen, sözünün eri olan, dedikodudan uzak duran, annesine, babasına, kardeşlerine, hısım akrabasına, konu komşusuna, topluma güzel davranan, işlerinde ve sözünde adalet ve dürüstlük olan, vatanını, devletini, bayrağını seven, milli ve manevi değerlere önem veren ve yaşatılması için çalışan, dostluk, barış, kardeşlik duygularının yeşermesini bütün benliğimle arzu etmemden dolayı siz kıymetli okuyucularıma kıssadan hisse alınacak bazı menkıbe ve sözler yazmak istiyorum.
DAĞA ÇIKAN BABA VE ÇOÇUK
Adamın biri oğlunu ilk defa dağlık ve taşlık bir bölgede gezintiye çıkarır, dağlık, taşlık bir bölgeden geçerken oğlu ayağını taşa çarpar ve can acısıyla oğlu “Ahhhhhhhh” diye bağırır. Dağdan “ Ahhhhhhhh” diye bir ses gelir ve bu sesi duyan çocuk hayret eder ve merakla “ Sen Kimsin” diye bağırır, ama aldığı tek yanıt “ Sen Kimsin” olur. Çocuk bu yanıta kızar ve “ Sen Bir Korkaksın” diye bağırır. Dağdan aldığı yanıt “ Sen Bir Korkaksın” olur. Çocuk babasına bakar ve Baba ne oluyor? Diye sorar. Baba çocuğuna döner ve oğlum benim yapacaklarıma dikkatlice bak der. Baba vadiye doğru “ Sana Hayranım” diye bağırır “ Sana Hayranım” diye cevap alır, Baba yine bağırır “ Sen Harikasın” diye bağırdığında yine “ Sen Harikasın” diye yanıt alır. Çocuk çok şaşırmıştır ama hala ne olduğunu pek anlayamamıştır. Baba durumu oğluna açıklar; Oğlum insanlar buna yankı derler; Ama gerçekte yaşamın taa kendisidir. Yaşama ne verirsen sana onu yansıtır. Yaşam senin davranışlarının bir aynasıdır. Eğer yaşamında daha çok sevgi istiyorsan insanları daha çok sev. Eğer sana saygılı davranılmasını istiyorsan, insanlara saygılı davran, Eğer başkaları tarafından anlaşılmak istiyorsan önce başkalarını anlamaya çalış. Eğer insanların sana hoşgörülü ve sabırlı davranmasını istiyorsan, önce sen insanlara karşı hoşgörülü ve sabırlı olmalısın. Oğlum yaşamında ne ekersen onu biçersin. Bu doğa yasası, yaşamın her yönü için geçerlidir. Diyerek çocuğuna bu olayı açıklar.
İYİLİK YAP DENİZE AT, BALIK BİLMEZSE ALLAH BİLİR
Bir gün Cünyd-i Bağdadi hazretleri bir deniz kenarında gezerken bir Mecusi, yanina bol miktarda yem almış, denizdeki balıklara yem atıyormuş. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş. Ne yapıyorsun böyle? Sevap kazanmak için balıklara yem atıyorum demiş Mecusi.
Senin sevap kazanabilmen için için evvela iman etmen lazım. Sen Müslüman değilsin ki, hangi sevaptan bahsediyorsun.
Mecusi buna şöyle cevap veriyor. Peki benim bu balıklara yem verdiğimi o bahsettiğin Allah görüyor mu?
O’nun bilmediği, O’nun görmediği bir şey yoktur ki.. diyor Cüneyd-i Bağdadi. Mecusi de bu da bana yeter diyor. 3-5 sene sonra Cüneyd-i Bağdadi hacca gitmiş, tavaf ederken bakmış deniz kenarında balıklara yem atan Mecusi de tavaf ediyor. Cüneyd-i Bağdadi soruyor? Burada senin ne işin var diyor. O beni gördü. Nasıl gördü? Sen gittikten sonra içimde bir nür parladı, baktım balıkların hepsi Kelime-i Şahadet getiriyor. Ağaçlara baktım, Kelime-i Şahadet getiriyor. Ben de onlarla birlikte Kelime-i Şahadet getirmeye başladım. Senin Rabbin beni gördü. O gördüğü içinde buraya geldim. Sana bir nasihat yapacağım. İyilik yap denize at, Balık görmezse Halik görüyor”diyor. Şu menkıbenin güzelliğine bir bakın hele!
Evet sayın kıymetli okuyucularım, Rüzgar eken fırtına biçer, sevgi eken sevgi biçer, iyilik eken, iyilik biçer. Kötülük yapan iyilik biçer mi hiç? Bu uzar gider.
Yunus Emre ne güzel söylemiş “ Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz”
Barış Manço ise ülke ülke çok gezdiği ve televizyonlarda çok programlar yaptığı için, çok insanlarla karşılaşıp iletişim kurduğu için şunu söylemiş “ Öğrenilmesi gereken ilk dil tatlı dildir” demiş
Sayın okuyucularım, “Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar, çalışmayanlar ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar” “ İnsanın eti yenmez, derisi giyilmez, tatlı dilinden başka nesi var!” Saygı sayana terbiye alana göredir.” “ Sevgiyle acılar tatlanır. Bakırlar Altın olur. Sevgiden kirli ve bulanık sular duru bir hale gelir.” Her şeyden önce iyi olalım daha sonra mutlu oluruz. İyilik hiçbir zaman boşa gitmeyen tek yatırımdır. Bir adamın iyilikleri kötülüklerinden çok olursa, kötülükleri anılmaz olur. Kötülükleri iyiliklerinden fazla olursa, iyilikleri anılmaz olur. İnsan sevmeye başladığında yaşamaya başlar. Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir. İnsanlar sevmekten daha kolay bir şey olmadığını zannederler. Oysa tam tersi herkes sevme yeteneğine sahip ama bunu gerçekleştirebilmek çck zordur. Sevmediklerimizin bile sevilecek bir tarafını bulmalısınız. Aksi halde dünya, birbirine düşman olan insanlar için tahammül edilmez bir cehennem olur. Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değildir. Sadece değiş tokuştur. Bir kadını, erkeğinin ufacık bir ilgisinden daha fazla bir şey gençleştiremez. Sevgi her zaman karşılık görür, kin de. Eğer sevilmek istiyorsan, sen de sev ve sevilmeyi hak et.
Sevgi her zaman kolların açık duruşudur. Sevgi için kollarınızı kapatırsanız, kendiniz dışında tutacak hiçbir şey kalmadığını görürsünüz. Eğer yeterince sevebilseniz, dünyanın en güçlü insanı olursunuz.
Hazreti Mevlana bakın ne demiş “ Kanattan kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı. Hırs ateş insanı yakar. Filozofun biriside demiş ki “ Keşke ilimden önce edep öğrenseydim. İlla edep, illa edep.
Bir filozofta şunu demiş. “Bir gün insanlar rüzgâr, dalga, yer çekimi gücüne hâkim olduktan sonra sevginin enerjisini keşfedecek, o gün insanlar ateşi ikinci kez keşfetmiş olacaktır.
Dünyanın enerji kaynağının sevgi olduğuna inananlardan birisi olarak, bütün canlıları, ağaçları, çiçekleri, kurtları, kuşları, suyumuzu, toprağımızı, havamızı sevip koruyalım derken birde çevresini yeşertmeye çalışan fidan diken, gül ve çiçek yetiştiren ve yukarda yazdıklarımın içinde sevgi taşıyan, selam alıp, selam veren, birbirlerinin hal hatırlarını sonar insanlarımıza da saygım sonsuz. en derin saygılarımı sunarım.
