Sulamada kullanılan sular, gerek yüzey suları gerekse yer altı suları olsun saf değildir. Yer altı suları biriktikleri yere ulaşıncaya kadar geçen safhada veya biriktikleri  ve temas ettikleri jeolojik yapıda bulunan eriyebilir maddeleri eriterek bünyelerine alırlar. Bunlar genellikle tuzlardır. Yüzey suları ise buna ilaveten kaynaktan çıktıktan sonra temas ettikleri yüzeyler ile akarsu yatakları boyunca ve biriktikleri yerlerde çevrenin etkisinde kalarak kirlenirler, insan, hayvan ve endüstri atıkları karışabilir.                                                          
       Sulama suyu içerisinde bulunan maddeler, özellikle kimyasal maddeler, sulanan bitkiyi ve toprağı etkiler. Bu etki iklim özellikleri, toprak özellikleri, bitki cinsi ve uygulanan sulama metoduna göre değişir. Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde sulama sonucunda ağır bünyeli, az geçirgen topraklarda tuzlaşma ve alkalileşme olabilirken, kış yağışlarının bol olduğu geçirgen topraklarda bu tehlike yoktur veya daha azdır.                                                                      
          Sulama suyu kalitesi başlı başına ayrı bir konudur.Ziraat fakültelarinde sulama üzerine bölüm vardır. Sulama verim arttırıcı önemli bir faktör olmakla birlikte kalitesi uygun olmayan su ile gerekli tedbirler alınmadan yapılan sulama neticesinde topraklar tuzlulaşıp çoraklaşarak tamamen elden çıkabildiği gibi,suyun bazı önemli hassas özellikleri göz ardı edildiği takdirde, atmış olduğun gübre ve kimyasal ilaçlarında kullanımı , özellikle %75 oranında boşa gitmektedir.işte bazen üreticilerin sulama ile birlikte, şu kadar ilaç attım hiçbir faydasını göremedim,şu kadar gübre attım verime hiçbir katkısı olmadı düşüncelerini aşağıda açıklayacağımız suyun sadece bir özelliğine dikkat edildiğinde, kafasındaki oluşmuş olumsuz düşüncelere ışık tutacaktır 
 
   "Bir zararlıyı veya hastalığı kontrol etmek için ilaçladığımızda beklediğimiz oranda başarı sağlayamamızı, ilacın dozundan, kullanılan aletlerdeki problemlerden, zararlı böceğin veya hastalığın direnç kazandığından, yanlış teşhis edildiğinden, hatta tarım ilacından kaynaklandığını düşünürüz. İlacı karıştırdığımız suyun pH'nı kontrol etmek aklımıza gelmez. Hâlbuki ilaçlama tankına koyduğumuz suyun pH'ı tarım ilaçlarının ve gübrelerinin etkili veya etkisiz olmasını doğrudan belirlemektedir. Suyun pH'ının yüksek olması tarım ilaçlarının çoğunun etkinliğini düşürürken bitkiye verdiğimiz bitki besin elementlerinin alınabilirliğini olumsuz etkiler. Bu yüzden üreticilerin ilaçlama ve gübreleme yapmadan önce kullanacakları suların pH değerlerini bilmeleri ve ayarlamaları gerekir.hatta her sulamadan önce sulama suyunu, PH metreler(ph ölçen aletler fazla bir maliyet değildir) vasıtasıyla ölçerek sulama yaparsa büyük avantajlar elde etmiş olacaktır.
         İlaçların büyük kısmı 7 ve üzerindeki pH değerlerinde etkilerini çok kısa bir sürede kaybederken bunun altındaki değerlerde etki süreleri önemli oranda artmaktadır. Örneğin; etken maddesi "malathion" olan bir ilacın pH değeri 10 olan bir su ile verilmesi halinde etkisinin %50 sini 17 saatte kaybetmesine karşın pH'ı 6 olan bir su ile verilmesi halinde etkinliğinin %50 si ancak 55 gün sonra kaybolmaktadır
        Suyun pH sını düşürmek için piyasada birçok ürün satılmaktadır.Ancak sitrik asit (limon tuzu),fosforik asit, nitrit asit, sülfirik asit gibi asitler de yaygın olarak kullanılmaktadır.Bunların seçiminde ise;kullanımının kolay,ucuz ve güvenli olmasına dikkat edilmelidir.Sitrik asit hariç diğer asitler aynı zamanda bitki besini(fosfor,azot ve kükürt) sağlarlar.Sitrik asit hem ucuz olması hemde güvenli olması nedeniyle bunların içinde en iyisidir.Ayrıca MAP gübresi hem pH düşürücü hemde yaprak gübresi olarak ta iyi bir seçimdir
          Suyun pH ının yüksek olması gübre tanklarındaki tuzların da çökelmesine neden olur ve en önemlisi tarım ilaçlarının çoğunun etkililiğini düşürür. Başta insektisitler ve özellikle organik fosforlu ve karbamatlı olanlar yüksek pH lısu ile karıştırıldığında kimyasal reaksiyona (hidroliz) girerek hızla parçalanırlar ve etkililiklerini kaybederler
           Özellikle metal içeren bakırlı fungisitler(bordo bulamacı, bakır sülfat, bakır oksiklorid, bakır hidroksid vb.), Alliettegibi bazı fungisitler ile düşük pH'lı suyu karıştırmamalıyız. Çünkü,metallerin asitte eriyiciliği hızla arttığından bitkide fitotoksite yapma riskide artar.