İki kişilik duanın adıysa saadet
Ya İlahi,bizi onlar'la affet!
Onlar herbiri tek bir kanadı olan melekler ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.Çirkinleşen dünyaya güzellik katan melekler down sendromlu çocuklar sizleri çok seviyoruz.O melekler yalan söylemez,insan öldüremez,hayvan öldüremez,ırkçılık yapmaz,bomba atmaz,bomba yapmaz.Down sendromlu çocuklara deli gözüyle bakanlar soruyorum size,sizce kim normal?
Down sendromlu bir çocuğun annesi anlatıyor:''Enes'ten önce iki çocuk daha doğurdum ama anne olduğumu onda hissettim.Gece sabaha kadar biberonla süt verirdim,çünkü ancak o kadar zamanda bitirirdi,uykuyu unutmuştum.Oğlum hasta diye eşim de çekip gitti,yıllardır hem anneyim hem baba.Enes'i hep eğiterek büyüttüm,ilk öğrendiği mandal oldu.Onun'la çayla şeker gibiyiz.O benim herşeyim.Enes'in eli yanmasın diye çaydanlığın sapını uzattım,yemeği rahat karıştırsın diye uzun saplı tahta kepçeler aldım.Kaybettiğini öğrensin diye körebe oynuyoruz.'' Bir insan acı duyabiliyorsa canlıdır.Bir insan başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.Sizce sevmek neydi? O meleklerin gözlerinin derinliğinde elhamdülillah deyip niyet etmek miydi,yoksa ellerimizi semaya açıp,onlara edilen dualara amin'ler demek miydi? Aman onlara engelli gözüyle bakıp dışlamak olmasında niyetler,sevginin her türlüsüne can-ı gönülden razıyız.Normal bir çocuk evimizin neşesiyken Allah'ın lütfu olan bu melekler niye başımızın tacı olmasın ki?
Anne dünya'nın her yerinde annedir.Çin'li,Avrupa'lı,Türkiye'li,Filistin'li hiç fark etmez gerçekten ana ise anadır.Lakin vicdanı yoksa bu çocuk özürlü diye sokakta da bırakır,hastanede ardına bakmadan çeker de gider.Mesele tamamen Allah korkusuyla alakalı.Anlatılır ki:''Japonya'da deprem sırasında anne özürlü evladının üzerine kapaklanır ona zarar gelmesini engelleyecek şekilde onu korur.Saatler sonra ekipler enkaz altından annenin cansız bedenine ulaşır fakat ilginç birşey vardır annenin kucağında sımsıkı sarılı bir bebek.Ve bebeğin cebindeki o mesaj: ''Yavrum eğer yaşıyorsan seni sevdiğimi ve uğrunda senin için can verebileceğimi sakın unutma.'' Mesele bu kadar açık ve basit onlar hasta da olsa,eksiklikleri de olsa bize Rabbimizden gelen birer armağan.Hediye'yi beğenmeme gibi bir lüksümüz yok.Çünkü bu durum onların da elinde olacağı birşey değil.Onlar sevgiyle,hesapsızca gözlerimizin içine bakarken o bakışlara karşılıksız kalmak imkansız.Çünkü durumu fark etmez her çocuk sevildiğini hisseder.Sözün özü down sendromlu melekleri ya da başka sebeplerden rahatsız olan tüm evlatların alınlarından öpüyorum,görmemezlikten gelmemek için onları sevmeye sizleri de davet ediyorum.
Güzel çıkalım diye bakışlarımızı dahi düzelttiğimiz bir poz kadar değer vermiyoruz yaşantımıza oysa en güzel fotoğrafı Allah çeker.
Ne kadar sürcilisan etmiş isek aşk ola...
-
