Konya Ovası’nda yer altı sularının bilinçsizce çekilmesi obruk riskini artırdı. Tehlike Aksaray’a sıçradı, uzmanlar çölleşme uyarısı yaptı. İşte Osman Nevres Yılmazlar'ın konuyla ilgili yazısı..
Konya’nın Sesi Gazetesi’nin 14.11.2025 Tarihli Haberi.
Konya Ovası’nın ardından Aksaray havzasında da obruklar görülmeye başlandı. Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde pancar tarlasında 5 metre çapında ve 15 metre derinliğinde obruk oluştu.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir, “Sular çekilince kireç taşlarında çökmeler meydana geliyor. Bölgede göller, dereler hepsi kurudu. Şu anda sadece yer altındaki sularımız kaldı. Vatandaşlarımız yer altında sınırsız su olduğu sanıyor. Ama yer altı suları sınırsız değil ve kendini yenileyen bir kaynak değil” dedi.
Konya Ovası’nda yer altı sularının çekilip, toprağın göçmesiyle oluşan ve çoğunlukla Karapınar ilçesinde gerçekleşen obruklar, son yıllarda aynı bölgedeki Ereğli, Halkapınar, Emirgazi, Çumra, Cihanbeyli, Kulu, Yunak, Çeltik ve Altınekin ilçelerinde de irili ufaklı obruk oluşumları gözlemleniyor. Konya Ovası’nı tedirgin eden obruklar Aksaray havzasında da görülmeye başlandı. Sultanhanı ilçesinde 5 metre çapında ve 15 metre derinliğinde bir obruk oluştu. Aksaray’da da obruk oluşumlarının görülmeye başlanacağını söyleyen Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir, “Bölgede bilinçsiz bir şekilde yer altından su çekimi var. Bu bölge Tuz Gölü havzasına girdiği için kuyu açmak 2012 yılında yasaklanmıştı. Ama buradaki vatandaşlar birbirini şikayet etmeyince çok miktarda kaçak kuyu açıldı” diye konuştu.
Yer altı suların sadece yağmur ve kar sularının beslediğini söyleyen Özdemir, “20 yıl önce 70-80 metreden istenilen su alınırken, şu anda kuyuların derinliği 250-300 metreye kadar indi. Daha derine girdikçe daha fazla su alacağız diye bir şey yok. Vatandaşlarımız yer altında sınırsız su olduğunu sanıyor. Ama yer altı suları sınırsız değil ve kendini yenileyen bir kaynak değil. Kasım ayı olması rağmen ne yağmur ne de kar yağdı. Yer altı suları bir havuz gibi, biz bu suları çekerek sonuna geldik. Bu sular son sularımız” ifadelerini kullandı.
Tuz Gölü’ndeki tuzlu suyun kuyulardan çıkmaya başladığını belirten Nurcan Özdemir, “Konya ve Aksaray bölgesinde çok su tüketen ürünler olan yonca, şeker pancarı ve mısır ekiliyor. Bölgede acilen kuru tarıma geçilmesi lazım. Normalde obruklar bir doğa olayı. Konya bölgesinde yılda 20 -30 tane obruk oluşmasıyla artık doğa olayını geçtik. Çünkü yer altı sularına çok yüklendik. Sular çekilince kireç taşlarında çökmeler meydana geliyor. İlerleyen süreçte daha fazla yaşayacağız. Tuz Gölü’nde şu anda ters akış olduğu için yer altındaki tuzlu su da bölgede çıkmaya başladı. Bölgedeki göller, dereler hepsi kurudu. Şu anda sadece yer altındaki sularımız kaldı. Bunu da çok kıymetli bir şekilde kullanmamız ve değerini bilmemiz lazım” dedi.
Karapınar ilçesinde 1990 lı yıllarda 6-7 tane olan obruklar, Jeoloji Mühendisleri Konya Şubesi’nin açıklamalarına göre 1500 ün üzerinde. Konya Kapalı Havzasında mısır ve ayçiçeği gibi sucul bitkiler ekilmezken, yeraltı sularımız bugünlerdeki gibi alarm vermiyordu. Havzada tarımsal amaçlı su kullanımı adeta çıldırdı. Havzada 130.000 civarında kuyu olduğu; Bu kuyularında dörtte üçünün ruhsatsız olduğu söyleniyor.
Konya Kapalı Havzası’nın koşar adım çölleşmeye doğru gittiğini sağır sultan duydu. Bu çığlığı Tarım ve Çevre Bakanlıklarımız ve de Büyükşehir Belediyemiz hala duymadı.
Hoşça kalın.
