17 Haziran Dünya Çölleşme İle Mücadele Günü “Çölleşme ve Kuraklık Dünya’nın tüm bölgelerini etkileyen küresel bir sorundur. “Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi”(UNCCD) 17.Haziran 1994 te kabul edildi. Bu tarihten sonra her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Çölleşme Konya-Kapalı Havzasını çok ilgilendirdiğinden konu
“Çölleşme ve Kuraklık Dünya’nın tüm bölgelerini etkileyen küresel bir sorundur.
“Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi”(UNCCD) 17.Haziran 1994 te kabul edildi. Bu tarihten sonra her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
Çölleşme Konya-Kapalı Havzasını çok ilgilendirdiğinden konu ile ilgili olarak bir çok yazımızı paylaştık. Konya Kapalı Havzası’nın durumunu bir sonraki yazımıza bırakarak; Çölleşmenin ne boyutta olduğunu algılamak için TEMA’nın önemli açıklamasına bakalım:
Bu hızla devam edersek; Topraklarımızı çölleşmeden kurtarmak için; Yaklaşık 700 yıla ihtiyaç var!
“TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü’nde topraklarımızı tehdit eden erozyon ve çölleşme tehlikesine karşı verilen mücadelenin önemine dikkat çekti. Konuyla ilgili açıklama yapan TEMA Vakfı “Yılda 743 milyon ton toprağımızı erozyonla kaybediyoruz. Topraklarımızın dörtte üçü şiddetli ve çok şiddetli erozyon tehdidi altında. Tarım alanlarımızın % 59’unda, meralarımızın % 64’ünde ve orman varlığımızın % 54’ünde erozyon yaşanıyor. Son 50 yılda ancak 4 milyon hektar alan erozyon ve çölleşmeden kurtarıldı. Bu hızla devam edilirse, erozyon ve çölleşme tehdidi altındaki toplam 57,6 milyon hektar arazi varlığımızı kurtarmak için yaklaşık 700 yıla ihtiyaç var dedi. “
TEMA Vakfı, erozyon ve çölleşmeyle mücadele için önlemleri şöyle sıraladı:
*5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, toprağın korunması yönünde iyileştirilmeli, tüm maddeleri acilen uygulanmalı.
*Nerede tarım yapıp, nerede hangi ürünü üreteceğimizi, nereyi yapılaşmaya açacağımızı kesin ve net olarak belirleyen, Arazi Kullanım Planlaması yapılmalı ve uygulanmalı.
* Tarımsal potansiyeli yüksek, bozulan-kirlenen ve amaç dışı kullanılan Büyük Ovalarımız Bakanlar Kurulu kararıyla koruma altına alınmalı.
* Ormanlarımızın azalmasına değil, korunmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı.
* Mevcut ormanlar korunmalı, ağaçlandırma ve teraslama çalışmalarına önem verilmeli,
* Mera ve Toprak Koruma yasalarından sonra yine TEMA Vakfı’nın hazırlamış olduğu Su Yasa Taslağı’ndan yararlanılarak Su Yasası çıkarılmalıdır.
TEMA Vakfı açıklaması, Çölleşmenin temel nedenleri insanların yanlış faaliyetleri ve iklim değişiklikleridir. Çölleşme ekonomik kaynaklar üzerinde büyük bir yüktür. Çölleşme yoksulluğun hem nedeni hem sonucudur denilerek sona eriyor. Bu açıklamanın üzerine daha ne eklenebilir ki. Üyesi olduğum TEMA’nın bu konu ile ilgili açıklamasını ayrıntısıyla okumak isterseniz “[email protected]” adresinde bakabilirsiniz.
Konya Kapalı Havzası’nda ve özellikle Karapınar yöresinde hiçbir önlem alınmıyor ve çölleşmeye davet devam ediyor. Karapınar’da obrukların sayısı 90 lı yıllarda 5-6 taneydi. Jeoloji Mühendisleri Odası’nın yeni açıklamalarında 1.500 ü geçmiş. Çökmeler devam ediyor. Buna bir de “Yüzey Yarıkları” eklendi. Çevre Bakanlığı Çölleşme İle Mücadele Genel Müdürlüğü’nce 2019-2030 yıllarını kapsayan “ Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı” hazırladığını biliyoruz. Şu eylem bölümünde neler yaptıklarını öğrenebilir miyiz ? Örneğin Tuz Gölü’nün tuzlu suları ovaya akıyor. Bir tedbir düşünüyorlar mı acaba ?
Çok zaman kaybedildi çok.!
Devletimiz tüm kurumlarıyla havzanın çölleşmesini önleyici önlemleri almalıdır.
Hoşçakalın.
