Moskova Önlerinde Fetih Tuğları:

Rusya'nın başkenti Moskova’nın yaklaşık 150 yıl Türk hâkimiyetinde kaldığı… Moskova'nın merkezindeki altın kubbeli kilisenin Türk hâkimiyetinden kurtuluşun şerefine inşa edildiğini... (Sur dergisi, Aralık/1990, sayı: 177, s. 36)

Ecdadın Ticaret Ahlakı:

Yabancı bir kumaş tacirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine, Osmanlı esnafının "Onu sana veremem, kusurludur" cevabını verdiğini. Yabancı tacirin "Ziyanı yok, önemli değil" demesine rağmen Osmanlı esnafının o kumaş topunu vermemekte direterek: Benim malımın kusurlu olduğunu söyledim biliyorsunuz. Fakat Siz onu kendi memleketinizde satarken, alıcılarınız orada benim bunları bize söylemiş olduğumu bilmeyeceklerdir. Böylece de müşterilerinize kusurlu mal satmış olacağım. Neticede Osmanlı'nın gururu şeref ve haysiyeti rencide olacak, bizi de hilekâr sanacaklardır. Onun için bu sakat topu asla size veremem... Diyerek kumaşı vermeyişinin sebebini izah ettiğini... (Ayverdi, Samiha;Küplüce'deki Köşk, Hülbe Yay., İst. 1989, s. 189) Biliyor muydunuz?

İmamı Azam ve Yarım Milyon Meselenin Hükmü:

Hanefi mezhebinin kurucusu çağının yetiştirdiği en büyük imam, İmam-ı Azam Hazretleri'nin kitap ve sünnetten beş yüz bin meselenin hükmünü çıkartıp dört bin fetva verdiğini... (Kara, Mustafa, Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay., İst.1990, s. 15)

Okumanın Dayanılmaz Cazibesi:

Bir ülkenin kültürel yönden kalkınmışlığının, o ülkede bir yılda fert başına tüketilen kâğıt miktarı ile ölçüldüğünü... ABD'de kişi başına bir yılda tüketilen kâğıt miktarının 391 kilo olmasına karşılık, aynı rakamın Avrupa ülkelerinde ortalama 90 kilo olduğunu ve ülkemizde ise bu rakamın sadece ve sadece 18 kilo olduğunu... (Öğüt, Şubat/1991, sayı: 68, s. 26)

Üstad Türkiye'de Okuma Çığırını Açtı:

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri' nin talebelerinden Bayram Yüksel ağabeyin, Hasan Basri Çantay'ı ziyarete gittiğinde Çantay' ın, Bayram ağabeye dönerek: "Kardeşim, sizleri tebrik ediyorum. Bizler Üstad'ın sayesinde müellif olduk. Korkumuzdan ne eser yazabiliyorduk nede kimseye bir şey anlatabiliyorduk. Üstad Hazretleri Risale-i Nuru telif etmeye başladı. Türkiye'de bu sayede okuma çığırını açtı..." diyerek bir hakikati ifade ettiğini...(

Badıllı, Abdülkadir; Bediüzzaman Said-i Nursi, cilt 3, Timaş, İstanbul/ 1990, s. 1712)

Dördüncü Murat'ın Sporculuğu:

Osmanoğulları'nın onyedinci padişahı olan Bağdat Fatihi IV. Murat'ın çok kuvvetli biri olduğunu... Bir gün sarayda Murat Han'ın, musahibi Musa Paşa’yı sağ eliyle kuşağından tutup kaldırarak ve öylece Has Odayı dolaştırdığını ve sonra da en küçük bir yorgunluk ve tıknefeslilik göstermeden, paşayı kaldırdığı gibi tek elle yavaşça zemine bıraktığını… Bir cirit mızrağı ile arka arkaya konan dokuz kalkanı bir atışta deldiğini… 200 okkalık bir gürzü kolayca kaldırıp salladıktan sonra fırlatabildiğini… Savaş zamanlarında metrise girip topla nişan alıp düşmana isabet kaydettiğini... Ve İstanbul Ok meydanındaki kemankeşlik müsabakalarda 1070,5 gez (706. 5 cm) mesafeye okunu ulaştırıp rekor kırdığını ve okun düşdüğü yere rekorunu belgeleyen menzil taşı dikildiğini… (Öztuna, Yılmaz; Türkiye Tarihi, cilt 8, Ötüken Yay., İst.1983, s. 54)

Musul'da bulunduğu bir sırada oraya gelen Hint elçisinin tüfek ve kılıç kar eylemez diye hediye ettiği fil kulağından yapılma üzeri gergedan postu kaplı çok sağlam siperi(kalkanı) el mızrağı ile ortasından deldiğini ve içini altın ile doldurup elçiye geri hediye ettiğini... (Ayverdi, Samiha; Boğaziçinde Tarih, İstanbul Fetih Cemiyeti Yay., İst. 1968, s. 230)

İslam'ın Boğazına Geçirilmeye Çalışılan İp:

İlk olarak Avrupa'yı Ümit Burnu üzerinden doğuya bağlayan deniz yolunu keşfetmesiyle dünya sömürgecilik tarihinde yeni bir dönem açan "İsa tarikatı şövalyesi" Portekizli denizci Vasco da Gama(1460–1524)'nın Güney Hind adalarına ulaştığında: "İşte şimdi İslam'ın boğazına ipi geçirdik. Bu ip çekilmeye devam edecek, neticede boğaz sıkılacak ve Müslümanlık ölecektir. " dediğini...(Sur Dergisi, Kasım/1990, sayı: 176, s. 18)