Sayın çok kıymetli okuyucularım bu haftaki köşe yazımda da yine içimden geldiği gibi sizlerle sohbet etmek istiyorum. Allah’ın izniyle 2013 gibi bir yeni seneye daha girdik. 2012 ve daha önceki yıllar nasıl olduğunu anlamadan dakikalar, saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar geldi geçti. Yani diyeceğim zaman su gibi akıp gidiyor. Peygamberimizin dediği gibi “insanların çoğunun kıymetini bilmediği iki nimet vardır. Bunlar; sağlık, sıhhat ve boş zamandır” buyuruyor. Ömrün ve sağlığın kıymetini bilmek bizlere verilmiş bir görevdir. Yaşadığımız her anın, her günün, her ayın, her yılın kıymeti sayılarla tarihlerle değil; Öğrendiklerimizle, yaptıklarımızla, okuduklarımızla bilinir. “ İki Günü Eşit Olan Zarardadır” buyuran Peygamber Efendimizde buna dikkat çekmektedir.

Bir zamanlar, çok uzak bir köyde herkes tarafından bilge olarak tanınan yaşlı bir adam varmış. Gerçekleri yalanlardan, doğruları yanlışlardan ayırırmış. En kafa karıştıran bilmeceleri çözermiş. Onun, bir insanın ruhunun derinliklerini görebildiği söylenirmiş. Köylüler ne zaman zorlu bir sorunla karşılaşsalar, nereye gideceklerini bilirlermiş. Bilge’ye koşarlarmış.
Genç bir köylü, Bilgenin gördüğü saygı ve itibarı kıskanmış. Ondan daha akıllı olduğunu kanıtlamaya ve ün kazanmaya karar vermiş. Yanına bir grup köylüyü alıp yaşlı adamın kulübesine yönelmiş. Yaşlı adam kapıya çıktığında, genç adam alaycı bir ses tonu ve sinsi bir gülümsemeyle konuşmuş: “ Bilge; buraya senin herkesin düşündüğü kadar akıllı olmadığını kanıtlamaya geldim. Seni şu soruya doğru cevabı vermeye davet ediyorum. Avucumun içinde küçük bir kuş tutuyorum, canlı mı ölü mü?
Bilge tuzağı hemen fark etmiş “ Canlı” derse, genç adam ellerini hemen sıkıp kuşu öldürecekmiş. Ölü” derse genç adam avucunu açacak, kuş da uçup gidecekmiş. Asla reddedilemeyecek doğru cevabı nasıl verecekmiş?
Genç adamın Bilge’yi alt edeceğini tahmin eden köylüler endişeyle onun vereceği cevabı bekliyorlarmış.
Bilge, Genç adamın gözlerinin içine bakmış ve yumuşak bir sesle şöyle demiş: “ Genç adam, cevap senin ellerinde…”
Bugün bütün dünyadaki yöneticiler bu masaldaki köylüler gibiler; Bilge’yi doğrunun ve bilginin kaynağını arıyorlar. Daha azla daha fazlasını yapma baskısının giderek arttığı bir çağda yöneticiler belirsizliği netliğe, engelleri performansa, planları kara dönüştürmek için kendilerine yol gösterilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Eğer Bilge olsaydı, yöneticilere de genç adama söylediği şeyi söylerdi. “ Cevap senin ellerinde”
Kaderimizden şikâyet etsek de, başkalarını sorunlar yaratmakla suçlasak da, bu sorunları çözme yeteneği bizim kontrolümüzdedir. Başarımızı ya da başarısızlığımızı verdiğimiz kararlar ve eylemlerimiz belirler.  Victor Chasles “ Başarıyı kaçırmanın en kesin yolu, fırsatları kaçırmaktır” demiş.
Yeşilpınar Gazetesi fahri muhabiri olarak 2012 yılında Belediyemiz yerel idare anlamında ilçemize neler yaptığını şöyle bir değerlendirecek olursak 2011 yılında tamamlanmış olan kanalizasyon inşaatından dolayı bozulan yolların tamamına yakın bir kısmının rekor bir seviyede asfaltlanmış olması, Ali tepesinin yeşil alan ve peyzaj çalışması, Yeşil alan, park ve bahçe, ağaçlandırma çalışmaları, organize sanayinin faaliyete geçirilmiş olması, 2012 yılında da göz doldurdu. Sosyal faaliyetlerden Karapınarlılar günü etkinliği, Mevlana anma programı, aşure dağıtımı gibi birçok etkinlik yapması, sosyal etkinlik yapan diğer kurum ve kuruluşlara yardımcı olması, Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu ve ekibinin sık sık Ankara ve Konya ziyaretleri, Bakanlıklara yaptığı ziyaretler, Ankara’da ki üst düzey bürokratlarımızla olsun, milletvekilleri ve diğer üst düzey idarecilerle olsun yakın ve düzeyli iletişimi, koordineli çalışması sonucunda ilçemiz de Kültür sarayının tamamlanmış olması, Gençlik merkezi inşaatı, yurt binasının yapılması, çevre yolunun beton asfalt olması ve E-5 İle Konya arasının beton asfalt yapılması işinin programa alınarak ihalesinin yapılmış olması, İlçemiz Kaymakamı Ramazan Yıldırım, Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu ve ekibinin, kurum ve kuruluşlarla, sivil toplum kuruluşları ile uyum içerisinde çalışılması sonucunda ilçemiz menfaatine yönelik yapılan girişimler ve Konya Valimiz Aydın Nezih Doğan’ın da destekleri ile Merkezi hükümetin yatırım projeleri arasında yer alan Kömürden Termik Santral kurulması sürecinin devam ettiği ve ihalesinin en kısa zamanda gerçekleşeceği, Güneş Enerjisi konusunda İhtisas Endüstri Bölgesi kurulmuş olması ile ilçemiz yetkililerinin ellerinden gelen gayreti gösterdiklerine şahit olmaktayız. Termal sıcak su enerjisinin de çalışmalarına Belediyemiz ve idarecilerimiz yardımcı olmaktadırlar. 2012 yılında bir fiil yapılan, yapımına başlanan, devam eden Devlet yatırımlarının sayısı ve rakamsal olarak tutarının büyüklüğü yakın tarihimizde görülmemiş büyüklükte olduğudur. Yani İlçemizin geleceğinin parlak olacağı kanaatim her geçen gün artmaktadır. Temennim 2013 yılının da hareketli ve yatırımlarla dolu bir yıl olmasını, Yetkililerimize de çalışmalarında güç kuvvet vermesini Cenab-ı Allah’dan niyaz ederim.
Biliyor musun sen doğduğun gün ağlıyordun ama yanında bulunan herkes gülüyordu; Öyle bir hayat geçir ki çok çalış, arkanda bir eser bırak ki sen öldüğünde herkes ağlarken sen gülüyor ol. Yaptığın hizmetlerle, bıraktığın eserlerle, insanlara verdiğin sevgiyle her zaman yaşarsın ve ölümsüzleşirsin. Başarılı olmak isteyen kendine bir yol bulur ve başarır, başarmak istemeyen ise ancak mazeret bulur.
Bahar mevsimi gibi, dostlukların, kardeşliğin, sevginin, saygının, sabır, hoşgörü ve mütevazılığın, samimiyetin, çalışkanlığın, üretkenliğin tomurcuklarının açılması, canlanması şu güzelim cennet vatanımız Türkiye’miz ve onun güzel insanları için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Saygılarımla