''Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın,tutmayacak
bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın.
(Hz.Mevlana)
Her Peygamberin bir mesajı vardır.Ademin mesajı:Adam olmanın
yolu hatasızlıktan değil,hatayı itiraftan geçer.Nuh'un mesajı:Sen
karada gemini yap,deniz lazım olursa Rabbin onu ayağına
getirir.İbrahim (a.s)'ın mesajı:Hiçbir Nemrut'un ateşi imanı
yakmaz.İsmail (a.s)'ın mesajı:Sen Allah'a (c.c) kurban olursan varlık
sana kurban olur.Yakub (a.s)'ın mesajı:Saf sevgiye iki göz verirsen
bir gözün görmediği bir burun kazanırsın.Yusuf (a.s)'ın mesajı:Bir
kişi sabır,sebat,ilim,hikmet,gayret,iffetle koca bir ülkenin kaderini
değiştirir.Musa (a.s)'ın mesajı:Firavunun zulmü anaların rahmine kadar
uzanmışsa Musa'nızı firavunun sarayında arayın!.
İslamiyet öyle bir din ki dağlar kadar günahı dahi olsa iman
edip tevbe edene kapısını açık tutan evrensel bir dindir.Bir doktorun
hayat hikayelerini anlattığı kitabında başından geçen bir olayı
paylaşmış.Eğitiminin Almanya'da devam ettiği dönemlerde arkadaşı ile
bir kiliseyi gezmek,tanımak isterler.Kilisenin kapısından yaka paça
kendilerini kovan papazla karşılaşınca içeri girmeden oradan ayrılmak
zorunda kalırlar.Öyle ki ''Siz müslümanlar mabedimize gelmeye nasıl
cesaret edersiniz '' diye vurarak kovar iki genci.Eğitim hayatı bitip
memleketine dönen doktor adayı İstanbul'da Sultan Ahmet camisinde
namaz kıldıktan sonra orada gezen bir kaç almanla fotoğraf
çekinip,arkasına da almanca olarak bir not yazıp,bir zamanlar
kovulduğu kilisenin papazına gönderir.Mesleğine başlayan doktor
hoşgörü diyarı Konya'yı ziyaret etmek ister.Mevlana Hazretlerinin
türbesi etrafında dolanan orta yaşlı birine rastlar.Doktor adamı
nereden tanıdığını hatırlamak için uzun uzun yüzüne baktığı
adamın,Almanya'da kendilerini kiliseden kovan papaz olduğunu anlayınca
iyice şaşırır.Yanına gidip konuşmak ister, ''hiçbir hoşgörüsü olmayan
bu insanın Mevlananın türbesinde ne işi var'' diye düşünür.Papaz, ''
yıllar önce kilisenin kapısına gelen iki müslüman genci
kovmuştum,sonra onun gönderdiği bu fotoğraftaki şu iki kelime beni bu
diyara getirtti ve müslüman oldum'' der.Evet bir zamanlar bu papaza
fotoğrafın arkasına ''Ne olursan ol,yine gel'' sözünü yazmıştı
doktor.Şaşkınlığını üzerinden atan doktor ''Ne olursan ol;yine gel''
hoşgörüsünün büyüklüğüne bir kez daha inanmış olur.Başta bunu
kiliseden kovulmanın intikamını almak için yapan doktor,aslında ''siz
bizi sopayla ibadethanenizden kovdunuz ama biz
ibadethanelerimizi,yüreklerimizi herkese açan bir medeniyetin
çocuklarıyız'' mesajını vermek ister.
İşte böylece papaz Mevlana Hazretlerinin hoşgörüsü ile mensup
olduğu dini yani islamiyeti ve onun Peygamberini okuyup
anlama,müslümanlıkla şereflenmeye nail olmuştu.Bu nasıl bir yürek ki;
'' İstersen gelebilirsin!'' demiyor.Bu nasıl bir yürek ki;''Gelmezsen
gelme!'' demiyor.Bu nasıl bir yürek ki; ''Günahı olan gelmesin!''
demiyor.Bu nasıl bir yürek ki; ''Gel!'' demiyor.Bu nasıl bir yürek
ki;''Ne olursan ol yine gel!'' diyebiliyor.Böylesi bir dini hangi din
inşa ediyorsa,hak din o'dur''!
Bir Alman papaz, Mevlanadan bir söz duyunca kendini
sorguluyor,kendine geliyorsa,biz Mevlana torunları onun mesnevisine
akıttığı yüreğini okumaya başlamak için bir papazın hayatından mı
etkilenmeliyiz?? sorusunu kendime çok sordum...Bu ses de ne?Yükseklerden geliyor.Bulutlar kavga ediyor herhalde.Az sonra içlerinden biri başlar ağlamaya.Bulutların en çok nesini seviyorum biliyor musun?Biri ağlayınca hepsi ağlıyor.
YA RABBİ! Bildir de ben beni beleyim.Beni bilen ben ile kendime
geleyim.Benim bensizliğim ile ben seni bileyim.Seni bilmeyen beni ben
neyleyim.
(Hz.Mevlana)
- - - - -
