Aşçı Harun'dan Bisiklet ile Türkiye Turu Aşçı Harun'dan Bisiklet ile Türkiye Turu

Sevenlerinin katıldığı törenle hacca gitmek için yolcu edilen  tır şoförü   ve 3 çocuk babası Rifet Karic  gün önce başladığı yolculukta  yaya olarak  yürüdüğü gibi kimi zamanda vatandaşların ısrarı ile araçlarla yoluna devam ederek zaman kısaltıyor.Karic, Uzun zamandır  Hac ibadetini yapmayı planlıyordum. İslam’ın şartlarından olan hac vazifemi yerine getirmek  en büyük hayalimdi. Bu ibadeti gerçekleştirmek üzere niyet edip  yaya olarak   yola çıktım. Böylece insanlara örnek olmak  ve para olmadan da bazı şeylerin yapılabileceğini göstermek istiyorum. İnsanlar lüks içinde yaşarken bile mutsuzluk  yaşayabiliyor. Bende bu manevi haz ile mutlu oluyorum. 2005 yılında insanların Hac ibadetini yerine getirmesi için Bosna'dan Mekke'ye otobüste şoför olduğum için yolcu götürmüştüm.  O dönemde  yoldaki deneyimlerimle bu yolculuğa başladım. Bir zamanlar Bosnalı insanların modern ulaşım araçları  yoktu.  Çünkü savaş çıkmıştı ve hacca gidecek araç yoktu. O yüzden insanlar araçla hac yolcuğu yapamadı. Allah'a beni bu yolculuğa davet etmesi için dua ettim. Allah duamı kabul etti ve bugün yollardayım. Bende sadece  araçlarla değil tecrübeme dayanarak  yürüyerekte bu kutsal görevi yerine getirebileceğimi gösteriyorum. Hatta bana çoğu tanıdığım  insan başarılı olamayacağımı belirtti. Ben ise Hac görevimi yapacağıma yürekten inanıyorum.Ama ben Sırbıstan, Bulgaristan gibi yerlerden sonra çok sevdiğim Türkiye’ye ulaştım. Burada çok iyi insanlar var.Türk  evlerinde sahur yapıp iftar açıyoruz. Yolculuk boyunca da orucumu tutuyorum. Kimi zaman otelde kimi zaman mescitte bazen de ailelerde konuk oluyorum. Yürürken bazen sürücüler araca binmem için ısrarcı oluyor ve araçlada devam ettiğim zamanlar oluyor. Araçtakiler sohbet enasında yürüyerek hacca gittiğimi söylediğimde şaşırıyor.Yolculuk esnasında bazen köpek saldırılarına maruz kalıyorum. Ama şu ana kadar önemli bir şey olmadı. Yolculuk ise çok büyük bir sorun olmadan geçiyor. Çünkü tanıştığım insanlar çok Duyarlı ve tüm ihtiyaçlarımı karşılamak için ellerinden geleni yaptılar. Bu tür bir misafirperverliği özellikle öne çıkaracağım.   Yolda karşılaştığım insanlar Müslüman olarak benim, Mekke ve Beytullah’a ulaşmak istediğimi öğrendiklerinde bana sarılıp, tebrik ettiler. Tek isteğim kabeye  yüzümü sürmek. Aslında  bu şekilde Allaha olan sevgimi  göstermek ve takdirini kazanmak istiyorum. Orada herkes için dua edeceğim. Bosna savaşına katılan biri olarak Türkiye ve Bosna insanı hep kardeştirler. Karapınar’da konuk olduğum Osman ve Hatice Şahin ailesi, Mütevazı, misafirperver, samimiydi. Onlarla kaldığım süre boyunca sanki kendi evimdeymiş gibi tamamen rahattım çünkü her şey benimmiş gibi elimdeydi.Bana iftar ve sahur yemekleri hazırladılar.
Suriye üzerinden Ürdün'e uçakla gideceğim. Çünkü burada savaş ve güvenlik  anlamında şüphelerim var. Amman'dan Medine'ye kadar yürümeye devam edeceğim.
Karapınar’da Şahin ailesine  konuk olan ve iftarı bu aile birlikte açan Karic, sabah namazını da Hacı Ömerli  camiinde kıldıktan sonra yürüyerek  Adana’ya hareket etti.