Burada kısa bir mola veren Helen ve İrfan, Acıgöl’ü gezdi, göl kenarında kamp yaptı ve bu eşsiz doğa parçasına hayran kaldı.
Acıgöl çevresinde bisiklet turu yapan çift, geceyi göl kenarında çadır kurarak geçirdi. Sessizlik, doğallık ve manzaranın etkileyiciliği karşısında büyülendiklerini ifade eden çift, Acıgöl’ü yolculukları boyunca gördükleri en özel yerlerden biri olarak tanımladı.
“Acıgöl bizi çok etkiledi. Gölün tuzlu kokusu, çevresindeki sessizlik ve sabah yansıyan güneş ışığı bambaşka bir atmosfer yaratıyor. Burada zaman yavaşlıyor. Göl kenarında geçirdiğimiz gece, yolculuğumuzun en huzurlu anlarından biriydi.” dediler.
Neden Bisikletle? “Yavaşlamak ve insanlarla bağ kurmak istedik”
Helen ve İrfan’ın bu yolculuğu, sıradan bir tatil ya da macera değil. Şehir hayatının hızlı temposundan yorulduklarını söyleyen çift, bisikleti bilinçli bir tercih olarak seçmiş.
“Hayat çok hızlıydı. Sürekli bir yerlere yetişmek, trafik, gürültü... Bunlardan uzaklaşmak istedik. Bisiklet bizi yavaşlattı, hayatı yeniden hissettik.” diyen Helen, sade bir yaşamı seçtiklerini belirtiyor.
İrfan ise bisikletin sunduğu özgürlüğe dikkat çekiyor:
“Arabayla gitsek her şey çok hızlı olurdu. Oysa bisiklette durmak serbest. Her durduğumuz yerde birisiyle tanışıyoruz. Çoğu zaman biri çay ısmarlıyor, sohbet ediyor. Bisikletle seyahat etmek sadece ulaşım değil, aynı zamanda insanlarla bağ kurmak için bir yol.”
Türkiye Onlar İçin Bir Durak Değil, Bir Deneyim
Türkiye’ye geldikleri günden bu yana her şehirde farklı bir sıcaklıkla karşılaştıklarını söyleyen Helen ve İrfan, özellikle Karapınar’da insanların ilgisinden ve yardımseverliğinden çok etkilendiklerini ifade etti.
“Burada herkes önce selam veriyor. ‘Bir şey lazım mı?’ diye soruyor. Çay ikram ediliyor. Bu bizde olmayan bir şey. Türkiye’de her gün gönlümüz biraz daha doluyor.”
Kış Planı: Kuzey Kıbrıs’ta Bir Çiftlik
Kasım ayı sonunda Türkiye’den çıkmaları gereken çift, kış aylarını geçirmek üzere Güney sahiline inmeyi, oradan da feribotla Kuzey Kıbrıs’a geçmeyi planlıyor. Gazimağusa yakınlarında bir çiftlikte gönüllü olarak çalışacaklar. Bahar geldiğinde ise Türkiye’ye dönüp doğu bölgelerini keşfetmek istiyorlar.
Genellikle çadırda konaklayan ve kendi yemeklerini pişiren Helen ve İrfan, bu yolculuğu bir tatil değil, bir yaşam biçimi olarak sürdürüyor.
“Paradan çok insan biriktiriyoruz. Anılarla yaşıyoruz. Bisiklet, bu anılarla aramıza hiçbir şey koymuyor.” diyerek bu yoldan dönmeye niyetleri olmadığını söylüyorlar.







