Öne Çıkanlar karapınar Çırak Öğrenci Kayıtları Devam Ediyor Kaymakam Oğuz Cem Murat Şehit Ailelerine Ziyaretlerine Devam Ediyor Halk Eğitimi Merkezinden Maske Üretimi

Bu haber kez okundu.

 1-7 HAZİRAN İYOT YETERSİZLİKLERİ HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ HAFTASI
Dünyada 2 milyardan fazla insanın yetersiz iyotla beslendiği ve bu nedenle iyot yetersizliği hastalıkları riski altında olduğu tahmin edilmektedir.
 İyot insan vücudunda çok az miktarda bulunan (15- 20mg), normal büyüme ve gelişme için gerekli bir eser elementtir. İyoda olan gereksinme çok az olmakla beraber, yetersizliği önlenebilir beyin hasarı ve zihinsel geriliğin en önemli nedenidir. İyot; beyin ve sinir sisteminin normal büyüme ve gelişmesi ile vücut ısı ve enerjisinin devamı için gerekli olan tiroid hormonlarından T3 ve T4’ün yapımında kullanılmaktadır.

İyot vücuda besinler, su ve deniz ürünlerinin tüketimi ile alınır. İyotdan  yetersiz toprakta yetişen bütün bitkiler yetersiz miktarda iyot içermektedir. Ayrıca lahana, karnabahar, brüksel lahanası, şalgam, turp vb. yiyecekler guatrojen denen antitiroid bileşikleri içererek tirod bezinde iyot taşınmasını engellemektedir.

İyot eksikliği olan bölgede yaşayan her birey risk altındadır.Ancak en çok zarar görenler; gebeler, anne karnındaki bebekler, yeni doğanlar, süt çocukları ve süt veren annelerdir. Hamilelik döneminde yetersiz alındığında düşüklere, bebek ölümlerine, doğumsal anomalilere, bebekte sağırlık,  cücelik ve zekâ geriliğine, çocukluk döneminde yetersiz alındığında ise büyüme ve gelişme geriliğine, zekâ geriliği ve beyin hasarına, öğrenme ve algılama yetersizliği nedeniyle okul başarısında azalmaya, ileri yaşlarda da tiroit kanseri görülme riskinde artışa neden olur. Yapılan çalışmalarla çocuklarda iyot yetersizliğinin, zekâ puanında ( IQ ) 13,5 puanlık bir azalmaya ve bunun sonucunda da okul başarısında % 10-15 oranında bir düşüklüğe neden olduğu tespit edilmiştir.
İyot yetersizliğine bağlı hastalıkları önlemede atılacak ilk adım kişilerin günlük iyot alımlarını artırmaktır. Bunu sağlamak için yapılan uygulamalar sık yenilen besinlerin iyotla zenginleştirilmesi temeline dayanmaktadır. Pek çok ülkede en sık kullanılan yöntemler:
-tuzun iyotlanması
-ekmeğe iyot katılması
-iyot tabletleri kullanılması
-iyotlu yağ enjeksiyonu ve iyotlu yağ kapsülleri kullanılması
-içme suyunun iyotlanması şeklindedir.
Dünyada en sık kullanılan yöntem tuzun iyotlanmasıdır. 
İyotlu tuzun kullanımının artırılması kadar nasıl saklandığı ve nasıl kullanıldığı da önemlidir, çünkü tuzda bulunan iyot; 
-gün ışığında, 
-fazla nemde,
-yüksek sıcaklıkta azalmaktadır. 
Bunu önlemek için; 
-İyotlu tuz alındığından ve ambalajının sağlam olduğundan emin olunmalıdır.
-İyotlu tuz renkli, kapaklı bir kapta veya dolap içinde ışık almayacak şekilde saklanmalıdır. 
-Saklandığı yer kuru olmalıdır. 
-Tuz içinde bulunan iyodun yemek pişerken kaybolmaması için yemek ateşten indirilirken konulmalı veya sofrada yerken ilave edilmelidir.
.
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ve UNICEF işbirliğinde 1994 yılından bu yana yürütülen “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” başlangıcında iyotlu tuz tüketim oranı % 18 iken, 2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre bu oran % 85.3 olarak tespit edilmiştir. İyotlu tuz kullanımı açısından yerleşim yerleri ve bölgeler arasında farklılıklar bulunmaktadır. Kırsal alanda hane halkının % 71.5’i iyotlu tuz kullanırken, kentlerde bu oran % 89.9’a çıkmaktadır.
Bu nedenle özellikle kırsalda olmak üzere, toplumun bilinçlendirilerek iyotlu tuz kullanımının artırılması ve uygun koşullarda saklanması ve kullanılması gerekmektedir. Hedefimiz daha zeki ve sağlıklı  nesillere  sahip olmaktır.
UNUTMAYINIZ Kİ; İYOT YETERSİZLİĞİ ÖNLENEBİLİR ZEKÂ GERİLİĞİNİN EN TEMEL NEDENİDİR.


DR. AHMET TAŞDEMİR
İlçe Sağlık Müdürü
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol