Yönetim Danışmanı ve Çoban

Abone Ol
Çoban yol kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Yanına bir jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağı inip çobana sormuş: 
"Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?" 
Çoban bir adama, bir koyunlara bakmış, "Tamam!" diye cevap vermiş. Genç adam arabasını parketmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış, bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir data base ve logaritmayla doldurulmuş 60 excel tablosu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş ve "Tam olarak 1586 adet koyunun var!" demiş. Çoban "Doğru!" diye cevap vermiş, "Koyununu alabilirsin!" 
Genç adam hayvanı almış ve jeep´inin arkasına koymuş. 
Bu sefer çoban genç adama dönmüş ve "Ben de senin İşinin ne olduğunu bilirsem koyunumu geri verir misin?" diye sormuş. 
Adam "Evet, neden olmasın?" diye cevaplamış. 
Çoban "Sen bir yönetim danışmanısın!" demiş. 
Genç adam "Nasıl oldu da bildin?" diye sormuş. Çoban "Çok basit!" diye cevap vermiş, 
"Buraya çağrılmadan geldin, bu bir... İkincisi, benim zaten bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir hayvan aldın. Üçüncüsü, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun, çünkü köpeğimi aldın!
İki Kardeşe Ait Çiftlik.. 
   Bu, makinelerden emek gücüne ve mala kadar•her şeyi hiç aksatmadan paylasan yan yana iki çiftliğin 40 yıldan bu yana ilk ciddi ayrılmalarıymış.•Böylece, o uzun yıllar süren iş birliği de parçalanmış. Önceleri küçük bir•yanlış anlama ile başlayan anlaşmazlık, giderek büyük bir uçuruma dönüşmüş•ve en sonunda da yerini, karşılıklı sarf edilen nahoş sözcüklerin ardından, haftalar süren sessizliğe bırakmış. Bir sabah John´un kapısı çalınmış.•Kapıyı açınca karsısında elinde marangoz çantasıyla duran bir adam görmüş.
 "Ben birkaç günlük bir iş arıyorum " demiş adam. Belki bana verecek ufak tefek bazı işleriniz vardır. Acaba size yardımcı olabilir miyim?"
"Evet," demiş büyük kardeş. "Sana göre bir işim var. şu derenin karsısındaki çiftliğe bir bak. Oradaki benim komşum, daha doğrusu orada oturan benim•erkek kardeşim. Geçen hafta aramızda bir otlak vardı, ama o buldozeriyle ırmak bendi yaptı ve simdi aramızda bir dere var. Bunu bana acı vermek için•yapmış olabilir, ama simdi ben ondan daha iyisini yapacağım. Ahırın yanında yatan şu kütükleri görüyor musun? Senden bana bir çit yapmanı - 2,5 metrelik bir çit yapmanı istiyorum - ki onun yerini bir daha görmek zorunda•kalmayayım. Ne yaparsan yap, sunu hallet."
Istakozlar Geriye Dogru Yürürler. 
      Genç istakoz tüm hem cinslerinin tersine öne doğru yürüme alışkanlığı elde eder. Ailesi bu duruma çok üzülmüştür. Zira sisteme başkaldırmıştır ve doğru bildiği yolda yalnız ilerlemeye başlamıştır. Anne ıstakoz kahrından ölür, baba ıstakoz ise oğluna, "defol git, seni artık aramızda görmek istemiyoruz. Ya yine bizim gibi olursun, ya da bizi terkedersin" der.
     Genç ıstakoz doğru bildiği yolu uygulamaya devam eder ve dünyaya açılmaya karar verir, yola koyulur.  Bu başkaldırı ıstakoz dünyasında büyük bir felâket olarak algılanır. Yolda rastladığı tüm hem cinsleri ona nefretle yaklaşır, yardım etmezler. Kurbağalar, kaplumbağalar, sümüklü böcekler bu asi gence alayla bakarlar, onun ileriye doğru yürüdükçe dünyanın ters  döndüğünü düşünürler.
       Genç ıstakoz yolun ortasında bir gün, ağzında bir pipo, melankolik ve yapayalnız yaşlı bir ıstakoza rastlar. "Ben de gençken senin gibi  öne doğru yürümeyi öğrendim, başkalarına öğrettim ve sonuçta kazandığıma bak: yapayalnız yaşıyorum, kimse benimle konuşmuyor, hastalıklı gibi herkes benden kaçıyor. Yol yakınken vazgeç bu sevdadan oğlum. Başkaları gibi olmaya çalış. Göreceksin o zaman nasıl da daha  mutlu olacak ve bana teşekkür edeceksin" der yaşlı ıstakoz.
      Genç asi, bir an duraksadıktan sonra, "hayır, amca ben haklıyım" der ve yoluna devam eder.
Nereye kadar gitmiştir? Ne elde etmiştir?
Bilinmez. Tek bilinen belki de, sayısızca bu tür sessiz kahramanların dünyamızda varlıgı.
Ne diyelim? Yolları açık olsun…
Ya genç ıstakoz olacağız ya da kurgulanmış sisteme uyum sağlayarak rahatlık içinde uyuşmuş – insanlar olacağız. Seçim durakta bizi bekler.