Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle orman yangınları ve etki alanları her geçen gün artmaktadır. Ancak bu artışı sadece küresel iklim değişikliğine bağlamak asıl sorunların göz ardı edilmesine ve yükümlülüklerin hafife alınmasına neden olacaktır.
Öncelikli hedef orman yangınlarının önlenmesi olmalı ve bu iş için riskli bölgeler tespit edilmeli, yangına müdahele için gerekli önlemler alınmalı, ormanlar ve tarımsal alanlar yangına dirençli hale getirilmelidir.
Yangınların doğayı, çevreyi insan hayatını ve yerleşimleri çok olumsuz etkilemeye başlaması zor ve sıkıntılı bir süreci oluşturmaktadır.
Cumhuriyet Gazetesinde “İçimizdeki Yangınlar” başlıklı yazısında Alican Elkorek şöyle diyor. “Rant projesi, otel arsası, maden sahaları, enerji yatırımları, bakımsız santraller, fabrikalar.. Doğaya ait olan her şey, birilerinin gözünde bir mülk, bir kâr hesabı. Sonra “kontrol edilemeyen yangın” diye geçiyor haber bültenlerinde. Oysa en başta kontrol edilmesi gereken şey insan açgözlülüğü. Sigara izmariti, cam şişeler, mangal keyfi derken yangınlar bilinçli veya bilinçsiz başlatılıyor…Hiç toprağa basmayan insanlar var artık, hiç ağaca tırmanmamış, çiçeklerin kokusunu bilmeyen, bir tırtılın sabrını hiç izlememiş insanlar. Böyle yaşayan biri için ağaç da bir “şey” sadece. Yanar da, kesilir de, satılır da. Çünkü onun gözünde orman canlı bir şey değil, bir obje.” Sayın Elkorek’e teşekkür ediyorum.
Biz Ne Yapabiliriz:
Piknik yaptığımız yerde süper dikkat göstermeli, başkalarını da uyarmalıyız.
Sigara içenler sigarasını doğada söndürmemeli, etrafa yanar vaziyette atmamalı.
Cam şişeleri ortada bırakmamalıyız, güneşle birlikte mercek etkisi yaratabilir.
Sosyal medyada sadece üzülme; bilgi paylaş, bilinç yay.
İmza kampanyalarına katılmalı, yerel yönetimleri uyarmalı, organize olmalıyız.
Fidan dikip, bu kampanyalara katılmalı ama daha önemlisi doğayı korumalıyız.
Doğayla yeniden bağ kurmalı. Ayakkabılar çıksın toprağa basalım, Bir ağaca sarılıp yağmurda yürümeyi denemeliyiz. Kendimizi doğanın parçası gibi hissetmeliyiz.
Burada devreye giren en güçlü araçlardan biri eğitim. İlkokuldan itibaren her çocuğa sadece kitap bilgisi değil, doğaya saygı öğretilmeli. Bir ağacın gölgesiyle bir banknotun gölgesi arasında fark olduğunu bilmeli çocuk. Kendi geleceğini korumanın, ormanı korumaktan geçtiğini hissederek büyümeli. Üyesi olduğum TEMA’nın okullarda verdiği doğa eğitimleri desteklenmelidir.
Devletimiz orman yangınlarına en hızlı müdahale şeklini yaratabilir, yaratmalıdır. Yangınlar için tehlikeli dönemlerde uçaklarla devriye sistemi oluşturulmalıdır. Ekipman eksikliği kabul edilemez.
Hoşça kalın.