Eğer hayatı böyle anlar ve bu anlamda kucaklarsak o zaman özlemini duyduğumuz pek çok güzelliği de hayatımızda filizlendirebilme şansını yakalarız.
Hani hep etrafımızda duya geldiğimiz insanların dilinde hep var olagelen bir söylem vardır ya… Eğer hayata yeniden başlamak imkânım olsaydı diye. Veya Anamdan tekrar doğsaydım diye işte belki de insanların bu isyankâr yaklaşımının arkasında insanın hayatı yeterince doğru okuyamamış olmasının eksikliği vardır.
Çünkü hayat her dem yeniden tazelenir.
Çünkü hayat her nefeste bir başka yaratılış içerisindedir.
Çünkü hayat asla bir tek kez dahi tekrara düşmeyecek kadar mutlak bir kudret ilmine sahibin elindedir.
Hayat belki de sadece bunun için yaşanmaya değer ve ümit verici olsa gerektir.
Dostlar içinde bulunduğumuz üç aylar da işte böylesine rahmet iklimi ile bizlere ulaştı. Böylesine bereketli bir iklime ulaşmış, böylesine müjdeler dolusu bir sürecin içerisine dâhil olmuş insanlar olarak belki de ruhumuzda en güzel duyguların, tavır ve ahlakın depreştiğine, filizlendiğine ve hatta boy verip meyvelendiğine tanık olabilmek için fırsatlarımız var.
İşte ne mutlu bu iklimi bu anlamda fark edebilmiş olanlara.
Ne mutlu hayatı bu ferasetle anlama ve anlamlandırma gayreti içerisinde olanlara.
Onlar için ne üzünte ne de keder var. Onlar için her dem yeniden tazelenmek her dem yeniden hakikat güneşinin nuraniliğinde meşketmek var.
İşte hayat budur. İşte yaşamak budur.
İşte kendini tanımak, anlamak ve anlamlandırabilmek budur. İşte imanın belki de insanların ruhunda hayat bulup gerçeklik kazanmasının temaşa edilebilecek tek ve en önemli tarafı budur.
İnsan olabilmek, güneşin nuraniliğinin her sana şavk etmesinde, Rahmet yağmurunun üzerine her boşanmasında yüreğinin derinliğinde hakikat adına filizlendirebileceğine inandığın hakikat tohumlarını taşımana bağlıdır.
Yüreğinde tohum olmayan hak ve hakikate dair kaygısı olmayan için güneş ve yağmur bir çölde ne ifade ediyorsa onun içinde ancak o kadar anlam ifade edebilir.
Gelin bu üç aylar, hepimizin doğumu olsun,
Gelin bu süreç hayata yepyeni akyüzlerle yüzleşebileceğimiz. Bir kutlu doğumun tarihi olsun.
Gelin bu üç aylar, hayat tarihçemizin miladı olsun.
Gelin bu üç aylar, pişmanlıklarımızı defnedip yokluğa gömdüğümüz ümit dolu geleceğe yelken açtığımız ömrü hayatımızın en büyük yolculuğu olsun.
Gelin bu üç aylar Allah'ın bizim üzerimizde ki muradının meyveye durduğu gerçek bir hasat mevsimi olsun.
Aksi takdirde tahmin edemeyeceğimiz bir zaman diliminde son nefesin gırtlağımıza dayandığı bir anda bir avucumuzda hırslarımız, beklentilerimiz diğer avucumuzda ise pişmanlıklarımızdan başka sermayemiz olmadan perdenin nasıl karadığına şahit olacağız.