NEDEN TÜRKİYEM?

Abone Ol

Dostlar, biliyorum ki her ülkesine muhabbeti olan şerefli Müslüman Türk vatandaşı olarak yüreğinizde kırgınlıkların ve öfkenin yer tuttuğu bir süreçten geçiyorsunuz. Bakıyorsunuz ki bu 1000 yıldır bu topraklarda onur ve izzeti ile yaşamış Müslüman Türk insanının içinden çıkmış ama aslında ne idüğü çokta belli olmayan bazı kitleler dedelerimizin hatırası, Allah’ın evi camilerimizi kirletiyor, ahlaksız ve edepsizliği sanki bir alternatif yaşam şekliymiş gibi demokrasi kılıfı altında savunmaya çalışıyor, sokaklarda tesettüründen dolayı çocuklu anneleri linç etmeye çalışıyor, devletin polisine küfredip taşlıyor. Sadece Ankara’da 75 Milyon halkımızın vergileriyle alınmış halkımıza hizmet veren 30 kadar otobüs tahrip ediliyor. Bu listeyi daha çok uzatmak mümkün ama hepinizin günlerdir ekranlardan izleyip yüreklerinizi sızlatan u tablonun altında yatan gerekçeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer olan olayları doğru okuyabilirsek ve doğru okuduklarımızla doğru bir duruş sergileyebilirsek eğer o zaman Allahın izniyle mutlak galip olanlar inan gerçek Müslüman Türk insanı olacaktır.

     Bir tarihçi olarak sizi temin ederim ki tarihte bu tip toplumsal kaoslar asla tesadüfen ortaya çıkmamıştır. Bu eylemler her zaman için bilinçli ve planlı bir arka plan hazırlığının eseridir. Bakın size soruyorum ülkemizde terörün ve ekonomik krizlerin en ağır seyrettiği dönemlerde bile bu tür eylemler yaşanmazken neden acaba Türkiye’nin her alanda ciddi atılımlar içinde olduğu bir dönemde bu eylemciler ortaya çıkmaktadır? Bütün dünya ülkeleri ekonomik kriz içerisinde kıvranırken, dünyanın en hızlı gelişme seyrini gösteren Türkiye neden acaba böyle bir dönemde bu tür eylemlere tanık olmaktadır? Gecelik repolarla ve devlet bonoları ile birilerinin bir gecede servetine servet katarken bu eylemcilerimiz neden acaba hak aramak için sokaklara çıkmamıştı da faizin bu ülkede kökünün kazınmaya başladığı bu dönemde hak arama yarışı içerisine girmeye başlamışlardır. 60 yıldır bir Siyonist lobisi olan IMF bu ülkenin kanını emerken bu sözde vatanseverler neden bu soyguna itiraz etme ihtiyacı duymamışlardır da tam Türkiye IMF’ye borcunu sıfırladığı zaman itiraz etme, eylem yapma ihtiyacı duymuşlardır?

      Biliyor musunuz dostlarım, bundan on yıl önce Türkiye’nin bütçesinin % 50’si faize gidiyordu. Ve bu faizden de bu ülkenin baronları yararlanıyor, vatandaşımız ise % 100’e varan

 

enflasyon canavarının zulmüne katlanmak zorunda kalıyordu. Ama ne var ki o günlerde bu sözde hak severlerimizin hiç biriside bu duruma Taksime çıkarak itiraz etme ihtiyacı duymuyorlardı.

       Bu güruhun en son eline tencere ve tava alarak sokaklara döküldüğü zaman bu durumdan istifade eden bazı baronlar onlarca bankanın içini boşaltmış, vatandaşlarımız her gün radyo ve televizyonlardan batık banka haberi dinlemeye alışmıştı. Üstelik batan bankaların her bir kuruşu yine bu ülkenin insanına ödetilmişti. Ama ne kadar ilginçtir ki o günlerde vatansever tencere ve tava takımı bu oyunu tezgâhlayanları değil bu ülkenin gerçek sahibi saf, temiz Anadolu’nun Müslüman Türk evlatlarını protesto etmiş, yaşam şeklinden dolayı hakaret etmeye varan tavırlar sergilemişti.

       Eylemciler bu gün Türkiye’nin seçilmiş hükümetinden üç temel şey istiyorlar. Nedir bunlar?

       1) Nükleer santrallerin inşası durdurulsun,

       2) Dünyanın en büyük havalimanlarından birsi olan İstanbul’un 3. Havalimanı inşası yapılmasın,

       3) İstanbul kanal projesi yapılmasın.

        Ne kadar ilginçtir ki bu üç yatırım bütün dünyanın son zamanlarda hayranlıkla izlediği Türkiye’nin büyük devlet olma idealinin temel yapı taşlarından.

        Peki o zaman bu insanlar neden rahatsız oluyorlar acaba?

        Güçlü ve onurlu bir Türkiye’de faiz gelirleriyle beslenemeyeceklerinden mi korkuyorlar?

        Ellerinde bira şişeleri ile sokaklarda serkeşlik yapamayacakları günlerin gelmesinden mi korkuyorlar?

        Yoksa işledikleri haltları karartmak için kullandıkları kürtajı rahat rahat yaptıramayacakları bir Türkiye’nin olmasından mı korkuyorlar?

          Bilemiyorum, herkesin kendince korku gerekçeleri farklı olabilir. Ancak onlar şu veciz Türk atasözü ile seslenmek istiyorum; “Korkunun ecele faydası yoktur” Bence siz büyük Türkiye idealinin gerçekleşmesinden değil, sizler bu şeytanın askerleri rolünü oynadığınız bir esnada ecelin size ulaşmasından korkun.

         Bu ülkenin sessiz yığınlarının sizleri sabırla ve teenni ile izlerken bu sabrın tükenmesinden korkun.

         Korkun ama önce kendinizden korkun. Kanınıza kadar işlemiş bu milletin hakları ve döktüğünüz gözyaşlarının bir gün sizi boğmasından korkun.