Karapınar: Güzelliğiyle Eşsiz, Sorunlarıyla Düşündüren Bir Memleket

Karapınar, sadece Türkiye'nin değil, belki de dünyanın en farklı, en kendine özgü memleketlerinden biridir. Burası öyle bir yerdir ki, iyisi de kötüsü de yürekten yaşanır; sevinci de hüznü de derin olur. Sokağa çıkıp “en büyük sorun nedir?” diye sorsanız, çoğu kişi “ekonomik sıkıntılar” der. Elbette geçim derdi büyük ama bana kalırsa daha önemli, daha derin meselelerimiz var.

Abone Ol

Karapınar, düğünüyle, cenazesiyle, sevinciyle, hüznüyle Türkiye'nin başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz güzellikleri barındırır. Bu konuda hakkını teslim etmemek haksızlık olur. Bundan yüz yıl önce nasılsa, büyük ihtimalle yüz yıl sonra da aynı olacak bir kültüre sahibiz.
Düğün olduğunda, sadece aile değil, mahalle, hatta ilçe düğün sahibine destek olur, davete icabet edilir. Cenaze olduğunda kalabalık katılımlar olur, cenaze namazı kılınır, tabut omuzlanır, mezara kadar birlikte gidilir. Toprağa verirken de herkes elinden geleni yapar. Üç gün, bazen bir hafta boyunca cenaze evinde bulunulur. Bu davranışlar Karapınar’a has, bizim güzel insanımıza özgü. Ne büyük bir toplumsal dayanışma, ne güzel bir kültürel miras…
Ama her güzelin bir kusuru olur derler ya… Ne yazık ki bizim de var.
Karapınar’ın en büyük sorunlarından biri ahlaki yozlaşma, fitne, fesatlık, dedikodu, çekememezlik ve iftira gibi çirkin huyların yaygınlaşması. Bunlar bazen öyle bir hal alıyor ki, gözümüzle görmediğimiz bir şeyi olmuş gibi anlatıyoruz. Hem kendimize hem de karşımızdakine zarar veriyoruz. En önemlisi de dostlukları, arkadaşlıkları yıpratıyoruz.
İtiraf edelim, bunu zaman zaman hepimiz yapıyoruz. Hatta bazen bundan keyif bile alıyoruz. Ama aslında bunun ne kadar büyük bir günah olduğunu da biliyoruz.
Bazı insanlar, bir başkasının yükselmesini, zenginleşmesini, başarılı olmasını, ev ya da daire almasını çekemiyor. Hemen dedikodu başlıyor: "Bu kadar parayı nereden bulmuş?" Eee, kime ne?
Bu güzel ilçeye, bu tür yakışıksız davranışlar hiç ama hiç uymuyor. Lütfen artık bu çirkin alışkanlıkları bırakalım. Kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyelim. Gördüğümüzü değil, duyduğumuzu değil, bildiğimizi konuşalım. Bilmiyorsak da susmasını bilelim.
Karapınar’ımızın güzelliğini sadece düğün ve cenazelerde değil, günlük hayatın her anında yaşatalım. İnsanımıza, komşumuza, dostumuza sahip çıkalım. Çünkü bu memleket, bu kültür, bu insanlar her şeyin en iyisini hak ediyor.
Sahi niye dedikodu
Niye iftira
Niye Fesatlık ve fitnelik
Niye çekememezlik yapıyoruz?