Gelen yemek kebaptı. Ama beğenmedim. Sonra düşündüm ”Benim yemeği beğenmeme gibi bir lüksüm var mı? Ve onun akabinde şunu ekledi sosyal medya üreticisi. Çok şımarık oluyoruz… İşte benim burada duygularım darmadağın oldu.
Kıymetli Okurlar;
Yazacaklarım öncelikle kendi nefsim içindir. Bunu ifade etmeliyim. Aslında bu konular her mecrada konuşuluyor. Mutsuz ve şükretmeyen toplum oluyoruz. Kişisel gelişim ve danışmanların kapısında umut dileniyoruz. Nedir bizi böyle varlığın içinde mutsuz kılan etkenler? Sahi mutsuz olmaya hakkımız var mı?
Dünya farklı noktalara gidiyor. Tarih gösteriyor ki eğer bir yerde savaş ve zulüm varsa bilin ki ardından yoksulluk kendini gösteriyor. Ve bugün görüyoruz ki hemen yanımızda Suriye, Filistin ve Türki Cumhuriyetlerdeki zulüm ve işkencelerden hiç etkilenmiyoruz. En büyük derdimiz araba değiştirmek, evi yenilemek, olmadı yeni oturma grubu almak… Ve bunu için evde huzursuzluk çıkartmak. Ne ara bu noktalara geldik değerli okurlar. Daha çok toprak sahibi olmak, her kentsel dönüşümden ev almak… Sahi bizim kardeşliğimize ne oldu. Ne ara dünyevileştik.
Değerli Okurlar;
Bugün binlerce insan sabah gözünü açamadı. Binlerce yatalak insan penceresinden göğe bakamadı, kuşları duyamadı. Balık suyun kıymetini karaya çıkınca anlarmış dostlar. Ne zaman nefsimize dur diyeceğiz. Hayatta illa ki sıkıntılarımız olacak. Ama bu sıkıntılar bizi gerçek sahibimizden koparıyorsa ve bizi yakınlarımızla bağlarımızı zayıflatıyorsa ve bizi arabesk bir hayat sokuyorsa vah ki vah halimize… Kendimizi karşımız alıp konuşma zamanı. Neydim, ne Oldum, nereye gidiyorum diye… Çok sevdiğim bir söz vardır. Dert birdir anlatılınca iki olur diye… Yakınmak bizi bu buhranda daha çok boğacaktır. Ve unutmayalım derdimiz dünya olursa, dünya kadar derdimiz olacaktır.
Tolstoy “İnsan Ne İle Yaşar” eserinde insan yaşamına dair hayatı sorgularken bu soruları iyilik-kötülük, harislik-kanaatkârlık ve benzeri karşıtları temel aldığı ahlaki bir çerçevede yanıtlar. Ve özellikle daha çok toprak sahibi olmak isteyen kişinin hırsından ölmesi belki olayın kırılma noktasıdır.
Kıymetli Okurlar;
Dün artık bitti, yarının bize ne getireceği belirsiz. Ama bugünü iyi yaşayabilirsek bize kalacak olan budur. Kalbimiz darlandığında bize bizden daha yakın bir sahibimizin olduğunu unutmayalım. İçimize karamsarlık çöktüğünde bize gelecek insanların karşımıza çıkmasını ümit ediyorum. İçimizi açacak ve bize inşirah esenliği verecek insanların karşımıza çıkması umuduyla…