Şimdiye kadar yaklaşık 5 bin kilometre pedal çevirdiklerini söyleyen Nadine, hava koşullarına bağlı olarak günde ortalama 60 kilometre yol aldıklarını ifade etti:
“Yolculuğumuza 25 Haziran’da Almanya’nın Chemnitz kentinden başladık. O tarihten bu yana Çekya, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Yunanistan ve Türkiye’yi bisikletle gezdik.”
Bisikletle seyahatin kendilerine hem özgürlük hem de derin bir deneyim sunduğunu vurgulayan Nadine, şöyle devam etti:
“Bisikletle seyahat etmenin yavaş ritmini seviyoruz. Normalde asla gitmeyeceğimiz yerleri keşfetmemizi, doğayla iç içe olmamızı ve aktif kalmamızı sağlıyor. Yolculuğun kendisi, varış noktalarından çok daha anlamlı hale geliyor.”
Bisikletli seyahatin esneklik sunduğunu ve farklı kültürleri yakından tanımaya imkân verdiğini belirten Nadine, “Dar yolları kullanabiliyor, turistik olmayan yerleri keşfediyor ve yerel halkla doğal bir şekilde tanışıyoruz. Türkiye’de özellikle kırsal bölgelerdeki misafirperverlik bizi derinden etkiledi.” dedi.
“Türk Halkının Misafirperverliği Eşsiz”
Türkiye’ye 28 Ağustos’ta Midilli’den Ayvalık’a feribotla geldiklerini aktaran Alman çift, rotalarını Akdeniz kıyıları boyunca Alanya’ya, oradan da Hadim ve Karapınar üzerinden Kapadokya ve Ankara yönüne çevirdiklerini belirtti.
Nadine, Türkiye hakkındaki izlenimlerini şu sözlerle paylaştı:
“Türkiye, bu seyahatimizin en unutulmaz duraklarından biri oldu. İnsanların samimiyeti, cömertliği ve misafirperverliği hayal ettiğimizin ötesindeydi. Yabancılar bizi evlerine davet etti, bizimle yemek paylaştı, yardım teklif etti. Türk halkından çok şey öğrendik ve bu nezaketi asla unutmayacağız.”
Türkiye’nin doğasının çeşitliliğine de hayran kaldıklarını belirten çift, “Kumlu plajlardan çam ormanlarına, turkuaz koylardan dağ manzaralarına kadar inanılmaz güzellikler gördük. Çöl benzeri ovalarda yıldızlarla dolu gökyüzünü izlemek eşsiz bir deneyimdi.” ifadelerini kullandı.
“Türk Yemeklerine Bayıldık”
Vejetaryen olan çift, Türk mutfağının sunduğu lezzetlerden de övgüyle söz etti:
“Çiğ köfte, gözleme, mercimek çorbası, fasulye güveci, bulgur yemekleri, simit ve menemen favorilerimiz oldu. Türkiye’de asla aç kalmıyoruz; insanlar sık sık bizi evlerine davet ediyor ve ev yapımı yemekler ikram ediyorlar.”
Yolların çoğunun iyi durumda olduğunu, kamp alanlarının rahatlıkla bulunabildiğini belirten çift, Türkiye’yi bisiklet turu planlayan herkese tavsiye ettiklerini dile getirdi.
Sıradaki Durak: Asya
Alman çift, Ankara’dan Sri Lanka’ya uçacaklarını, oradan da Güneydoğu Asya üzerinden Çin’e doğru pedal çevirmeye devam edeceklerini söyledi.
Yolculuklarını Polarsteps adlı seyahat blogu aracılığıyla arkadaşları ve aileleriyle paylaştıklarını belirten Nadine, Türkiye’de yaklaşık üç hafta daha kalacaklarını ifade etti.
Son olarak, yaşam felsefelerini şu sözlerle özetlediler:
“Batı’daki birçok insan, başarıya ve sahip olduklarına fazla odaklanıyor. Oysa paylaşmak, vermek ve bağlantı kurmak çok daha büyük bir mutluluk. Bu yolculuk bize, nezaketin ve cömertliğin gücünü hatırlattı. Az şeye sahip insanların bile ne kadar çok verebildiğini gördük. İyi bir insan olmak, dünyayı tartışmaktan daha anlamlı.”