''Ayet ayet yaşat bu dünyada Rabbim! Sana secde secde yürüyeyim.Dua dua kabul et beni.Sana en yakın olduğum yerde öleyim.''
Arka saflarda neye güldüğünü bilmeyen iki minik kız çocuğu.Birbirlerine bakıp bakıp gülüyorlar.Öyle çok mutlular ki! Bilseler namazdaki huşunun güzelliğini,tadını büyüklerinin huşusunu hiç bozmayacaklar ama;bilmiyorlar işte.Namaz bittikten sonra neye güldünüz o kadar yavrum diye sorsanız bilmem derler, ya da hadi aynı şeyleri anlatın beraber gülelim deseniz tadı olmaz gülmenin namazdan sonra.Ne kadar kulaklarını çekseniz,ne kadar kızsanızda faydası olmaz namazın güzelliğini anlatmadıkça, sadece soğutursunuz Allah korusun camiden,namazdan.
Sahi çocuklar niye gülerler namazda? Haşa teravih yoktur diyen büyüklerine inat mı gülerler? Ya da teravih sonrası namazı yavaş yavaş kıldırdı diye imam efendiye kızmaya çalışan büyüklerine mi inat gülerler? Yoksa namazda aklı başka yerlerde vücudu camide saf tutmuş cemaate mi gülerler?Çocuklarınız büyüyor olabilir onlar hiç büyümezler aslında siz büyüdüklerini sanarsınız. O minikler kocaman olsalarda yürekleri o saflarda gülen çocuklar olarak kalırlar.Sakın namazdan,camilerden soğutmayın onları.Teravihler,mukabeleler o minik yürekleri dine sevdirme,yakınlaştırmak için güzel fırsatlardır.Bir ay boyunca büyükleriyle abdest alan,namaz kılan,sahurlara kalkan bir minik o mutluluğu ömür boyu unutmaz.Mümkünse sevdirmek için hediyeleşin,güzelliğini anlatın.Çocuklarınıza bu mutluluğu yaşatın.Emin olun alacağınız bir yığın oyuncak,envai çeşit çikolatalardan daha lezzetli gelir ibadet onlara.Yolun başında ibadetin güzelliğini onlara anlatır ve beraber yaşarsanız göreceksiniz bir dönem sonra o zaten namazda gülmeyecektir.Sonra yavaş yavaş ibadet huzuruna ihtiyaç duyacak ve kendi yapacaktır.Nasıl ki evlatlarınıza koşmadan önce emeklemeyi sonra adım atmayı,yürümeyi,sonra da koşmayı öğretiyorsanız,din eğitiminede adım adım başlamak en güzelidir.Eğer severse tıpkı ''Hz.Ömer'in bizzat yaşadığı gibi koştur koştur bir yere yetişmeye çalışan bir çocuk görür nereye gidiyorsun bu telaş ne diye sorar:Namaza gidiyorum der.Hz.Ömer: sen daha çocuksun nedir bu acelen dediği zaman şaşırtıcı bir cevap alır geçenlerde benden küçük bir çocuk öldü her an bende ölebilirim.'' Çok büyük bir söz olsa gerek bir çocuk için.Ama başka boyuttan bakılırsa farkına varmış ibadet huzurunun o anlaşılıyor.
Tükeniyorum Rabbim!Yalnız kaldığımı düşünüp varlığının her an her noktada tezahür ettiğini,beni devamlı koruyup gözetlediğini,gönlümden geçenlere dahi cevap verdiğini unuttuğum an!Rabbim demeyi unuttuğum an tükeniyorum! Diriliyorum Rabbim! Sana yaslandığım,seninle devam ettiğim,tüm işlerimi sana havale ettiğim an,ne güzel dostsun dediğim an diriliyorum.Dirilerden olmak duasıyla.Hayırlı evlatlar yetiştirebilmek temennisiyle..
Ne kadar sürcilisan etmiş isek aşk ola...
- - - - -