Bir hüzün var içimde.Yerini tam bilemediğim,kafamla gövdemin arasında gezinip duran ve içimi buram buram buran bir hüzün.Belki hakkını verememenin,elinden kaçırmanın verdiği utancı gölgesinde gizleyen bir hüzün.Belki itiraf etmeliyim en başta;beni bu kadar çabuk terk edeceğini bilmiyordum,zamanın bu kadar hızla akacağına aklım hiç eremedi,zihnim algılayamadan topladın pılını pırtını,sana dair ne varsa derdest ettin işte.Ve orucu tutana aşk olsun,gidiyor işte.
Düşünüyorum da,seninle en büyük sevdaları çocukken mi yaşadık biz? Yaşımız büyüdükçe azaldı mı tutkumuz? Yoksa kalp denen et parçası büyüdükçe küçülüyor mu sevdalar? Minik avuçların kuşattığı dualar,aminler kocaman kemikli parmaklardan çok daha mı fazlaydı? Ya da;bizim sevdamız tersine bir çan eğrisi mi?Çocukken yaşadığımız tutkulu beraberliği,yaşlanınca yine yaşama ihtimalimiz olabilir mi?
Oysa ne çok şeyler yapmak isterdim seninle ey Ramazan! Gece yarılarında uyanmak,fısıltıyla dertleşmek,başımı o sonsuz kucağına yaslayıp halimi sana aktarmak,içimi dışımı çıkartıp yaralarımı göstermek,tedavi etmeni dilemek isterdim.İsterdim seni sımsıkı tutabileyim,benimleyken neye sahip olduğumun farkına varayım ve bir taç gibi başımda taşıyayım seni.İsterdim ki,o dokunmaya kıyamayacağım ellerine sımsıkı dokunayım ve bilmediğim diyarlara,keşfetmediğim tepelere götür beni.
Güle güle Şehr-i Ramazan.Güle güle gözümüzün nuru.
Şimdi bizlere bayram sabahlarını bıraktın armağan.Hak edenler nasiplenecek,hediyesi bayram olanlara ne mutlu!Gelişiyle memnun,gidişiyle mahzun eden sevgili sultanım Ramazan'ım yeniden görüşmek üzere.Herşeye rağmen,yine acizliğimize rağmen ömrümüz vefa ederse bekliyoruz seni yine bir daha ki sefere özlemle..
Ve selam olsun bayrama kavuşan Mü'minlere! Affedilmenin müjdesiyle daha nice nice kavuşacağımız Ramazan ve bayramlar diliyorum.Bayramımız mübarek ola canlar!
- - - - -