AĞAÇ DİKMENİN ÖNEMİ

Abone Ol

 

Değerli Mü’minler!

Ağaçlar ve ormanlar, Yüce Rabbimizin bizlere ihsan ettiği bir lütfu ve emanetidir. Bu emaneti korumak, her müminin dini, milli ve vicdani bir görevidir. Evrendeki mükemmel düzen, doğal zenginlik ve güzellikler, yemyeşil bitki örtüsü ve ormanlar, Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Yüce Allah’ın varlığının, birliğinin ve yüce kudretinin delilleri olarak gösterilir. Bu sebeple dinimiz ağaç dikmeye ve ormanların korunmasına büyük önem vermiştir. Yüce Allah, bir Ayet-i Kerime’de şöyle buyurmaktadır; “O (Allah) gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir. Allah, o su ile size ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için ibret vardır”

Çağımızın en önemli problemlerinden biri de çevrenin ve ormanların korunamamasıdır. Dünya nüfusunun hızla artması, doğal kaynakların israf edilmesi, aşırı tüketim hırsı sonucunda yaşadığımız çevre bozulmakta, ormanlar azalmakta, su seviyeleri düşmekte, toprak erozyonla kaybolmakta, sulak ve verimli alanlar ortadan kalkmakta, göller ve nehirler kurumakta, ortalama ısı yükselmekte, nice bitki ve hayvan türlerinin nesli tükenmektedir. Böylece doğal denge bozulmakta ve bundan diğer canlılarla birlikte insanın kendisi de zarar görmektedir.

Aziz Mü’minler!

Ağaç dikme ve ormanları koruma hususunda Hz. Peygamber (sav), ümmetini ağaç dikmeye teşvik ederek şöyle buyurmuşlardır. “ Herhangi bir Müslüman diktiği ağaçtan yenen şey onun için sadakadır. “ Müslüman bir kişi bir ağaç diker de ondan insan, hayvan veya kuş yerse, bu yenen şey kıyamet gününe kadar o Müslüman için sadaka olur.” “ Bir Müslüman bir ağaç diker ve ya ekin eker de ondan bir insan veya kurt-kuş yerse, bu o Müslüman için sadaka olur.” Öte yandan Peygamberimiz (sav) “ Kim (yolcuların ve hayvanların gölgelendiği) bir ağacı boşuna ve gereksiz olarak keserse, Allah onu baş aşağı cehenneme atar” buyurarak ormanları tahrip etmenin ve gereksiz yere ağaç kesmenin günah olduğuna işaret etmişlerdir.

Ağaç dikmenin sevap ve mükâfatı ne kadar büyük ise, ağaç kesme konusundaki tehdit de o nispette korkunçtur.

Muhterem Müslümanlar!

Ülkemiz erozyon ve küresel ısınmadan etkilenen ülkeler arasında bulunmaktadır. Bu durumun engellenmesi için en kısa sürede orman alanlarının artırılması gerekir. Bu itibarla dağlarla kaplı güzel yurdumuzun yeşil alanlarının daha da çoğaltılmasına, ağaç dikilmesine ve ormanların korunmasına özen göstermeliyiz. Orman yangınlarına karşı da bütün tedbirleri almalıyız.

Hutbemizi Peygamber Efendimiz (sav)’in bir hadis-i şerifiyle bitirelim.

“Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir ağaç dalı bulunur da bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse, mutlaka onu diksin, bırakmasın.”

İşte sayın kıymetli okuyucularım. Hutbeyi baştan aşağıya okudunuz.. Biz insanoğluna düşen görevler pek çok, Peygamber Efendimiz (sav)’in hadis-i şeriflerini ve öğütlerini yerine getirirsek, vicdanımızın, yüreğimizin, kalbimizin sesini dinleyerek ve biz Müslümanlara yakışan davranışlarla hareket edersek yarınların bugünden daha iyi olacağıdır.

Murat Başaran’ın “ Sevmek Ölmekle Başlar”da dediği gibi;

“Hakikat bizden insan olmamızı bekliyor….”

Hatırlamakta fayda var;

“Çünkü insan olunamadan; anne olunamıyor, baba olunamıyor, kahraman olunamıyor….

Biz başta zaman olmak üzere, kahkahadan gözyaşına kadar her şeyi israf ediyoruz.

Sonra vicdanımız yolunu şaşırıyor. Çok defa düştüğümüz zavallı hallerde, kendimize değil zalime acıyoruz. Hâlbuki bel bağladıklarımızın hiçbirisi bizimle mezara gelmeyecek. Bizimle mezara gelecek olan doğrularımız, yanlışlarımızdır. Bizi doğrulara ancak sevgililerimiz sürükler.

Kimdir sevgili?

Sevgili olabilmeyi becerebildiği müddetçe hocamızdır, annemizdir, babamızdır, gönüldaşımızdır. İnsan en çok kendisini kandırır, kendisine yalan söyler…

Kendimizi kandırmama cesaretini ve asaletini gösterdiğimizde gerçek sevgililer tebessüm ederek çıkacak karşımıza. İnsanlar çıkacak karşımıza. Bir daha insan olduğumuza şükredeceğiz…”