Bu hafta ki yazımızda biraz konumuzu değiştirip, üretimin gizli kahramanlarından yani kadın faktöründen bahsedeceğiz. Neden gizli kahraman diyoruz, çünkü yapılan araştırmalara göre kadınların çalışma yüzdesi erkeklerden fazla ve kayıt altına alınmıyor. Verilere göre ülkemiz nüfusunun %49,8’ini kadınlar oluşturmakta ve bu yüzdenin içinde ki çalışan kadın payı sadece % 27,5 olarak gözükmektedir.

Kadınların tarımsal üretime katılımları daha çok ücretsiz aile işçisi olarak ortaya çıkmakta ve kadınların payları zamanla erkeklere göre oransal olarak yükselmektedir. Tarımsal alanlarda toprak mülkiyeti daha çok küçük toprak sahipliği şeklinde olduğundan, burada aile işçiliği belirleyici olmaktadır. Tarımın milli gelir içindeki payı sanayi üretiminin payının ve şehirleşmenin artmasıyla birlikte kadınların tarımsal işgücü içindeki payı artış göstererek, 1990’da yüzde 55’e yükselmiştir.Kadınlar tarım sektöründe daha büyük bir paydayı oluştursa bile, kırsal kesimde bulabildikleri işler daha sorunlu hale gelmiştir.Ücretsiz, mevsimsel ve yarı-zamanlı işlerde çalışan kadınların sayısı erkeklerden daha fazladır.

Bugün hala gelişmekte olan ülkelerde kadınların toplam işgücünün üçte ikisini tarım alanıoluşturmaktadır.  Kırsal kesimde doğrudan üretici olan ve ülke ekonomisine, büyük katkıda bulunan kesim, kırsal kesim kadını olmaktadır. Ve aynı kadınlar, büyük bir oranda evinde, tarlasında akrabalarının işlerinde ücretsiz olarak çalışmaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre Türkiye’de 2,5 milyon civarında çiftçi bulunduğunu, bu çiftçiler arasından yaklaşık 350 bininin kadın çiftçi olduğunu belirtilmiştir. Çalışan kadınların her alanda olduğu gibi topraktan gelir sağlayan kadınında çalışma alanlarında sorunlar oluşmaktadır. Tarımsal üretimde öne çıkan sorunlar; kadının emeğinin karşılığını maddi ve manevi yönden alamaması, girişimci olarak algılanmaması, eğitim seviyesinin düşüklüğü, üzerindeki iş yükünün erkeğe göre yüksekliği, iş yükünü hafifletecek teknoloji kullanımının düşüklüğü, gelir elde edebileceği alternatif iş imkânlarının yetersizliği, tarımsal üretim kararlarını vermesinde yol gösterecek bilgi kaynaklarının yetersizliği gibi sıralanıp gidebilir.

Eğitim, kadınların öz-saygılarının gelişmesine yardım eden ve kendilerine güvenlerini artıran önemli bir faktördür. Okur-yazar olmak kadınların yeni seçeneklerin farkına varmalarına ve rasyonel kararlar verebilmelerine yardımcı olur. Okur-yazarlık insanların gerekli bilgilere ulaşmalarına, doğal kaynakları daha iyi kullanmaları ve çevreyi korumalarına yardım eder. Kadınların verimliliklerinin artırılması,sosyoekonomik konumlarının iyileştirilmesi ve kararlara daha üst düzeyde katılmalarını öngören eğitim politikalarının etkinleştirilmesi ile değişime uyum sağlanması mümkün olabilir.

     Ticari bilinç alanında gerçekleştirdiği projeler ile gençler, girişimciler, çiftçiler, kadınlar ve toplumun dezavantajlı gruplarını oluşturmaktadır. Konumu bu kadar önemli olan kadınlarımızın mali kaynaklarını doğru bütçelemelerine; finansal planlama ve yönetim, kayıt dışı ekonomi ile mücadele konularında bilgi sahibi olmalarına ve finans hizmetlerini doğru kullanmalarına destek olmaya yönelik farkındalık eğitimleri gerçekleştirilmeli ve bu tarz programlar ilçemizde arttırılmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner321