Devlet desteğiyle tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği yapmak şu anda en ilgi çekici mesleklerin arasında gelmektedir. Günümüzde üretilen birçok şeyin doğallığını kaybetmesi sonucu önem kazanan tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, dünyada olduğu gibi ülkemizde de öne plana çıkmaya başlamıştır. Ülkemizin sahip olduğu jeopolitik ve özel konumu sayesinde birçok tıbbi ve aromatik bitki doğal şartlarında yetiştirilebilmektedir. Bu durum bu alanda girişimde bulunmak ve tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğine başlamak isteyen vatandaşlarımıza da cazip gelmektedir.
İthalatta öne çıkan bu bitkiler dışında aromatik bitkiler devlet desteği 2019 yılında şu bitkilere yönelik olmuştur: Adaçayı, Anason, Aslan pençesi, Biberiye, Çörekotu, Çöven, Dağ Çayı, Dereotu, Deve Dikeni, Göl Soğanı, Yağ gülü, Nane, Öksürük otu, Nezle otu, Meryem Ana, Şevketi Bostan.
Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği alanında girişim yapmak isteyen ve bu sektörde üretime geçmek isteyenlere tanınan kredi desteği 3 farklı grupta toplanmıştır:
Organik Tarım: Çiftçi Kayıt Sistemi'nde üyelik bulunması şartı aranır. Sebze- meyve türleri için ayrı ayrı kredi miktarları belirlenilmiştir. Toplam 3 farklı gruba ayrılan bu desteklerde ilk gruba dekar başına 100 TL, ikinci gruba dekar başına 70, üçüncü gruba ise 40 TL finansman sağlanmaktadır.
Tarım Danışma Desteği: Danışmanlık yapılarak oluşturulan kredi grubudur. Bu grupta 35 bin TL destek sağlanmaktadır.
İyi Tarım: Girişimci üreticilere doğrudan destek sağlanır. Dekar başına 100 TL finansman sağlanmakla beraber sertifika verilir.
Tıbbi ve aromatik bitkilerin çok değişik alanlarda ve sanayi kollarında tüketimine paralel olarak bu bitkilerin dünya pazar hacmi her geçen gün artmaktadır. Türkiye, üç önemli floristik bölgenin kesiştiği alanda bulunması nedeniyle geniş bir bitki çeşitliliğine, farklı iklimlere ve geniş yüzölçümüne sahip olması bakımından bu bitkilerin üretilmesinde önemli bir ticari potansiyele sahiptir. Bu kadar zengin bir kaynağa sahip ülkemizde halen doğadan toplanan ve üretimi yapılan bitkilerin sayısı çok azdır. Ülkemizde tıbbi ve aromatik bitkilerin üretiminin arttırılması, bu daldaki birçok sanayi kolunun gelişmesi bazı önlemlerin alınması ile kısa zamanda sağlanabilir. Bu önlemlerden ivedilikle alınması gerekenlerin bir kısmı maddeler halinde aşağıda verilmiştir. Daha önceki Türkiye Ziraat Mühendisleri Teknik Kongreleri'nde de belirtildiği gibi, tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğinin korunması, sürdürülmesi ve değerlendirilmesi için gerekli her türlü yasal düzenlemenin yapılarak hayata geçirilmesi bir zorunluluk olarak görülmektedir. Ülkemizde birçok tıbbi ve aromatik bitki doğadan toplanmakta ve bir kısmının da belirli ölçüde tarımı yapılmaktadır. Ancak bunlara ait düzenli istatistiksel veriler bulunmamakta ve arz- talep ilişkisi dikkate alınarak üretim yapılmamaktadır. Bu bitkilerle ilgili bilgilerin toplanacağı ve ulaşılabileceği veri bankaları oluşturulmalıdır. Ayrıca tıbbi ve aromatik bitkilerde iç tüketim ve dış ticaret verileri dikkate alınarak, hangi bitkiden ne kadarının doğadan toplanarak, ne kadarının üretilerek temin edileceği belirlenmelidir.
Tıbbi ve aromatik bitkiler alanında faaliyet gösteren üretici, toplayıcı, ihracatçı, sanayici, araştırmacı ve diğer tüm paydaşların koordinasyonunu sağlayacak bir sistem ve araştırma sonuçlarının pratiğe aktarılması için, araştırıcı-sanayici-üretici arasında bilgi akışını sağlayacak yayım sistemi oluşturulmalıdır. Özellikle kaliteli ve doğal ortamına zarar vermeden toplanan ürünler ve yetiştirilen bitkiler için teşvik primleri verilebilir. Dış ticarette rekabet üstünlüğü için standartlara uygun, kaliteli ürün ve mamul üretiminin tüm gerekleri yerine getirilmelidir. Tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda öncelikleri, hangilerinin kültüre alınması gerektiği, dünya pazarındaki arz-talep durumunu ve fiyatlar konusunda bilgilerin alınabileceği disiplinler arası bir komitenin kurulması yararlı olacaktır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.