Şeker pancarının en fazla zarar veren hastalıklarından biri olanbu hastalık dünyada şeker pancarı ekim alanlarının yaklaşık yarısında yaygınlık göstermektedir. Hastalığın şiddeti, ülkeye ve bölgeye göre değişim gösterip mücadele yapılmadığı zaman şeker pancarının kök verimini %26, şeker varlığını %13, arıtılmış şeker varlığını %18 ve şeker verimini %55'e varan oranlarda düşürmektedir. Ayrıca, pancarda düşük oranda bulunması istenen, fabrikada pancardan şeker alımını olumsuz yönde etkileyen potasyumu %6, sodyumu %25 ve alfa amino azotu %40 oranlarında arttırmaktadır. Bu hastalık, bütünleşmiş mücadele yöntemleriyle kontrol altına alınabilmektedir. Hastalığın etmeni olan Cercospora beticola Sacc. kullanılan ilaçlara karşı kısa sürede dayanıklılık geliştirdiği için kimyasal mücadelede farklı bir strateji uygulanması ve büyük titizlik gösterilmesi gerekmektedir. Şeker pancarı üretimi; bitkisel ve hayvansal üretimin gelişmesine, azami derecede endüstriyel girdiler kullanılmasına, toprakların fiziki yapıları ve ekolojik dengenin iyileşmesine katkı sağlamakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerin verimlerini azami ölçüde arttırmaktadır. Alternatif tarım ürünleri olan ayçiçeğine göre 5, Buğdaya göre 20 kat daha fazla istihdam oluşturmaktadır. Bu kadar önem arz eden bir tarla bitkisininbütün nemli-sıcak ekim bölgelerinde Cercospora şeker pancarının en önemli yaprak hastalıklarından biridir ve yüksek verim kayıplarına sebep olmaktadır.
Hastalık etmeni yaprak ve tohum üzerinde spor formunda kışı geçirir. Bu sebeple sadece kısa münavebe şartlarında toprakta büyük bir bulaşma potansiyeli oluşur. Sıcaklıklar en az 23-27 derece ve nisbi rutubet % 96 olduğu şartlarda ilk belirtiler 5 gün sonra görülür. Nemli-sıcak iklim şartları hastalığın gelişmesi için özellikle uygundur.Yapraklarda 2-3 mm çapında küçük, yuvarlak lekeler oluşur; lekelerin ortası açık-gri olup, etrafı kırmızı kahverengi kenarla çevrilidir. Hastalığın ağır seyretmesi halinde lekeler bütün yaprağı kaplayarak kurumasına sebep olur ve bu şekilde birçok yaprak ölebilir. Lekelerdeki siyah noktalar (spor taşıyıcıları) ile birlikte gri mantar miseli görülür. Belirtiler önce tarlada bazı bitkilerde ortaya çıkar.Bütün tarlaya yayılması ise yağmur damlaları ve rüzgârla olur. Sıra aralarının kapanması, geçen yıllardan kalan yüksek bulaşma potansiyeli (sık münavebe), yağmurlama sulama risk faktörü etmenlerdir.
Maneb, Mancozeb gibi etkin maddeli koruyucu etkili fungisitler kullanılarak hastalığın ilaçlı mücadelesi mümkündür. Son yıllarda hastalığın mücadelesinde Entegre Mücadele Yöntemleri (eşiğe dayalı mücadele) de başarıyla uygulanmaktadır. Hastalığın mücadelesinde diğer bir yol ise, toleranslı çeşitlerin ekimi ve en az 3 yıllık bir münavebe uygulanmasıdır. Temiz tohum kullanımı çok önemlidir. Cercospora beticola hastalıklı bölgelerde yetiştirilen tohumluklarda tohuma kadar ulaşabilir ve tohumla taşınabilir. Bu nedenle tohumluk üretimlerinin hastalığın bulunmadığı yerlerde yapılması önerilmektedir. Ülkemizde de şeker pancarı tohumlarında C. beticola saptanmıştır, ancak pancarda yapılan tohum ilaçlaması C. beticola'yı da kontrol etmektedir.C. beticola ile bulaşık tarlalarda hastalık ertesi yıla bulaşık bitki artıklarında kışlayabilir ve ilk enfeksiyonları oluşturabilir. Hatta bulaşık bitki artıklarından hastalığın kökler yolu ile bitkilere sistemik olarak taşındığına dair kayıtlar da vardır. Hemen hemen her koşulda hastalık etmeni hastalıklı bitki artıklarında ertesi yıla kadar canlılığını sürdürmektedir. Koşullara bağlı olarak bu canlılık 1-3 yıl sürebilmekte, kuru koşullarda hastalığın kalıcılığı daha uzun süre olmaktadır. Ülkemizde hastalıklı bölgelerde şeker pancarının 4 yılda bir ekilmesi istenmektedir.İlaçlı Cercospora kontrolünde genel strateji, fungusun biyolojik sistemleri kullanılan ilaç etkili maddelerine herhangi bir dayanıklılık oluşturmaksızın, hastalığın bulaşma ve üremesinin durdurulmasıdır. Ülkemizde bu amaçla, kontak ve sistemik etkili olmak üzere, değişik etki mekanizmalarına sahip ana ve ek ilaçlar, ilaçlamalarda sırayla değiştirilmeleri ile hazırlanan farklı karışımlarda birlikte uygulanır. Kontak etkili ilaçlar, koruyucu ve dayanıklılık kırıcı etkilere sahiptir. Ana ve ek ilaç olarak kullanılan bu ilaçlar, pancar yapraklarının üzerinde ince bir film tabakası oluşturur ve çimlenip yaprak gözeneklerinden içeri girecek fungus sporlarını öldürerek, enfeksiyonu önleyici ve durdurucu bir rol oynar. Sistemik etkili ilaçlar ise, iyileştirici bir etkiye sahiptir. Esas ilaç olarak kullanılan bu ilaçlar, yaprak gözeneklerinden içeri alınır ve iç dokulardaki mantar miselini yok ederek enfeksiyonları önleyici ve durdurucu bir rol oynar.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.