İçinde bulunduğumuz çağ gereği hayatımızın her alanında değişik uygulamalarla karşılaşmaktayız. Bazen hayatımızı kolaylaştıran bazense farklı uygulama yöntemiyle bizi şaşırtıp dünyamıza yeni pencereler açan teknikler yaşadığımız dönemin vazgeçilmezleri olmaya devam ediyor. Yenilemez enerji kaynaklarından olan ve olmazsa olmaz diyebileceğimiz petrol içinde bu durum geçerliliğini koruyup alternatif yöntemleri çoğaltılmaya çalışılıyor. Bu yöntemlerden biri olarak ise biyoyakıtlar hayatımıza girmeye hazırlanıyor.

Bir biyokütleden üretilmiş olan katı, sıvı ya da gaz halinde bulunabilen yakıtlara biyoyakıt denir. Biyoyakıtlar, yenilenebilir ve fosil yakıtlara alternatiftirler. Günümüzde, kullanılan biyoyakıtların birçoğu bitki kökenlidir. Biyoyakıtlar genellikle içten yanmalı motorlarda kullanılmaktadır.Biyoyakıtlar, üç nesile ayrılabilir. Birinci nesil biyoyakıtlar geleneksel teknolojiler kullanılarak şeker, nişasta, hayvansal yağ veya bitkisel yağ ham maddelerinden üretilmişlerdir. Bu ham maddeler aynı zamanda yiyecek olarak da kullanıldığından bazı kesimlerce birinci nesil biyoyakıtlar eleştirilmiştir. Birinci nesil biyoyakıtların üretimi, ham maddelerin gıda stokuna zarar vermemesi ve biyoçeşitliliği tehdit etmemesi için limitlenmiştir. Artan talebin karşılanması için ise ikinci nesil biyoyakıtlar üretilmeye başlanmıştır. İkinci nesil biyoyakıtlar doğrudan gıda amaçlı olarak kullanılmayan ancak gıdaların artıkları (örneğin kabukları gibi) olan ham maddeler kullanılarak üretilmişlerdir. Uzmanlara göre, ikinci nesil biyoyakıtların sera gazı sürümleri birinci nesil biyoyakıtlardan daha azdır. Ancak, ikinci nesil biyoyakıtların üretimleri hem daha karmaşık bir süreç isterken hem de başka amaçlar için kullanılabilecek biokütlenin ham madde olarak kullanılmasını içermektedir. Üçüncü nesil biyoyakıtlar ise ham madde olarak yosun türevleri kullanır. Üretim süreci, yosunların mayalanmasıyla açığa çıkan karbonhidratların kullanımını içermektedir. İkinci ve üçüncü nesil biyoyakıtlara aynı zamanda gelişmiş biyoyakıtlarda denilir. Halen geliştirilmekte olan bir gelişmiş biyoyakıt örneği olarak, Hidrojenlenmiş Yenilenebilir Dizel verilebilir. HDRD petrol rafinelerinde, hayvansal ve bitkisel yağların işlenmesiyle elde edilir. Elde edilen bu yakıt daha sonra petrol ile karıştırılabilir.

     İlçemiz bölgesel olarak üretim deseninin biyoyakıtlar için uygun hammadde kaynağı olduğu için bu konu ile ilgilenen girişimcilerin dikkatini çekmektedir. Biyoyakıtlar üzerine ilçemizde herhangi bir yatırım olabilir mi bunu bilemeyiz ama biyodizel, biyoyakıtlar ve biyoetanol gibi yenilebilir yakıt seçenekleri her geçen gün karşımıza çıkmaya devam edecektir. Ayrıca kendi karışım biyoyakıtı üzerinde çalışan ilgili kişi veya kurumlar ilgili araştırma kaynaklarınca finanse edilen ödeneklerle teşvik edilip desteklenmektedir. Bireysel çalışmaların AR-GE çalışmaları ise üniversiteler başta olmak üzere bu konu üzerinde araştırma yapan araştırma kuruluşların ilgisini çeken ve gelecek vaat eden ticari konuların başını çekmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.