Geniş arazilerinde modern tarım yapan ilçemiz çiftçileri ülke standartlarının üzerinde bir organizasyon ile hayvansal üretim yapmaktadır. Kırmızı etin sofraya gelme serüvenini birçoğunuz bilirsiniz. Yine de bilmeyenler için kısaca anlatalım. Annesinden doğmuş erkek buzağı yaklaşık 2,5 – 3 ay süre kulübesinde günlük 5 – 6 litre taze süt içerek büyür. Tabi 1. ayından itibaren proteini yüksek kaba yem ve gelişim yemine de başlar. Bunları detaylı söylememin sebebi üretim maliyetini hesap edebilmek içindir. Kulübesinden çıkan buzağımız artık serbest yemleme pozisyonunda yerini alır. Yaklaşık 6 – 7 aylık olduğunda artık et üretimi için planlama ve yemleme yapılabilir. Bu aşamada danamız 250 – 300 kg arasındadır. İyi ihtimallerde 8 ay kadar beslediğimiz bu dana artık ete dönüşmek için yeterli olgunluğa erişmiştir.

Maliyet ve karlılık hesabını yaparken her kalemi ortalama endeksler üzerinden alalım. Besiye aldığımız dana 275 kg,  8 ay dediğimiz besleme zamanı 240 gün eder. İlk günlerinde 6 TL’lik, son günlerde de 18 TL’lik bir besleme maliyeti ile 240 gün boyunca ortalama 12 TL’lik bir besleme ile 240 gün boyunca 2.880 TL’lik bir maliyet eklenir. Ortalamada günlük canlı kilogram artışı 1,4 kg olduğunda 275 kg olan hayvanımız 611 kg canlı ağırlığa ulaşır. Bu ağırlığın teknik bir bilgi sonucu 8% işkembe firesi ile 563 kg’a düştüğünü, 55% randıman ile, karkas halinden de 3% fire düşümü sonucu 310 kg üzerinden satıyoruz. Bu günlerde tüm üreticilerimizin yakındığı fiyatımız karkas kilogramı 26 TL’dir. 310x26 = 8.060 TL’dir. Yani kaba bir hesap ile 275 kg iken piyasada 5.000 TL’ye satılabilecek kalitede hayvana 2.880 TL besleme maliyeti ekleyerek 7.880 TL’ye yetiştirdik. 8.060 TL’ye sattık. 14 ay sonunda dana ve besleme gideri düşülünce 180 TL para kaldı. İşçilik gideri, kullanılan ekipmanların amortismanı, veteriner ve hijyen giderleri ve diğer sabit maliyetler de 180 TL içerisinden belli ki karşılanmaz. Tablodan da anlaşılacağı üzere bu aralar et üreticileri zor durumda.

Şimdi bu ürettiğimiz etin sofraya gelişi daha ilginç bir muhasebe vaziyeti alıyor. Yukarıda örneğini verdiğimiz üretim kaliteli, tercih edilir, sağlıklı bir hayvanın verileridir. Yani türevlerine göre antrikot, kontrfile, bonfile gibi daha iyi fiyatlara satılan bölümlerinin memnun edici ölçülerde çıkacağı beklenir. Ama gelin biz bunu en kötü ihtimalde tamamının en ucuz et ürünü olan kıyma üzerinden hesaplayalım. 310 kg temiz ağırlığı olan karkas et 19% kemik firesi ile size kemiklerinden sıyrılmış 251 kg kıyma yapımına hazır hale gelir. Bu ayarda kaliteli bir kıymanın eti büyükşehirde 60 TL/kg olarak satılmaktadır. Tamamı 15.060 TL’ye tezgahta müşterisi ile buluşur. Daha bunun bizden giden derisi, kelle paçası, işkembesi de var. Sonuç olarak 8.060 TL’ye sattığın danayı eline geçen para ile tezgaha satın almaya gidersen yarısını alamazsın. Hesaplamaya göre etin üretim ve tüketim zinciri arasında oluşan bu fark vatandaşa pahalı et yedirirken, üreticiyi de zarar edercesine düşük fiyatlamaktadır. Tespitte eksik kalan bazı noktalar da yok değil; kasap ya da market tezgahının işletme giderleri de göz önüne alınmalıdır.

Peki üreticiler olarak kendimizi bu tür durumlardan nasıl koruyabiliriz? Özellikle bu günlerde kesimde et fiyatının düşük olması sebebiyle birçok üreticimiz kapasitesinin çok altında bir hayvan varlığı ile işletmesinde üretim yapmaktadır. Bu üretimde azalma ilerleyen günlerde et kesim fiyatlarının yükseleceğinin habercisi. Bunun dışında yetiştiricilikte karını maksimize etmek için günlük kilo artışı daha yüksek olan, daha sağlıklı ve bağışıklığı güçlü ırkları tercih etmek düşen fiyatlara rağmen sizin kesenize biraz daha fazla para koyacaktır. Yani boşa kürek çektirmesin. Ayrıca et kesim yapmak için et fiyatlarının yükselmesini beklerken kondisyonu düşmesin diye güçlü beslemeye devam ettiğiniz hayvanınız kilo almayı durdurabilir ya da yine ırkına göre yağlanmaya başlayabilir. Bu durumda uzun süre beslenebilen, kilogram artışı yüksek olan ırklar besleyerek piyasa kontrolünde fayda sağlayacaktır.

Yurdumuzun hayvanları çok kaliteli çok lezzetli ama illaki bu şartlarda ithal ırklar, özellikle Avrupa ırkları beslemek için ideal hayvanlardır. Ülke ekonomimizin sağlığını da koruyacak şekilde iç piyasada fiyat dengelemek için yapılan hayvan ithalatından hem ülkemizi hem işletmemizi maksimum faydalandırmak istiyorsak kaliteli ve yüksek randımanlı üretimler yapmalıyız

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.