Gübre yoksa ürün de yok! Evet, biraz sert bir başlık ama sezonu açtığımız bugünlerde üreticinin aklında ki en yoğun sorulardan biri. Gübre fiyatlarında yüzde 100'ü aşan artışlar en çok buğday tarımını etkilemektedir. Geçen yıl ki alım satım oranına göre çiftçilerin çoğu 5'te 1 tarlasında bitki beslemeden vazgeçme durumuna geldi. Hububat ambarı olarak adlandırılan bölgemiz içinse ekinlik alanlar çiftçinin aynası konumundadır. Ekonomik ve iklimsel şartların olumlu seyrettiği dönemlerde buğdayda da hem verim hem de üreticilerin memnuniyetini görmek mümkünken bu sezon girdilerin pahalılığı çiftçiyi zorlamaktadır.
Tarımsal üretimin girdi maliyetlerindeki artışlarla sarsıntı geçirdiği son 1 yıllık süreçte de benzeri bir durum yaşanıyor. Başta DAP gübresi olmak üzere bitki besleme ürünlerdeki enflasyon kimi buğday üreticilerini gübresiz üretim yapmaya, kimisini de üretimden tamamen vazgeçmeye itiyor. Gübre tüketimiyle üretimdeki düşüş paralel 2018 yılında toplum buğday üretimi bir önceki yılın 1 milyon ton altında kalarak 20 milyona düşmüştü. Türkiye'nin nüfusu ve buğday tüketimi göz önüne alındığında gerekli olan asgari üretim 21 ton. Uzmanlar geçen yıl ihtiyacın altında kalan rekoltenin 2019'da daha da düşeceği uyarısını yapıyor.
Üretimdeki düşüş ile gübre tüketimindeki düşüş arasında paralellik göze çarpıyor. Her yıl ortalama 5-5,5 milyon ton olan gübre tüketimi 2018 yılında 4,4 milyon tona düştü. Üre gübresinde 120, DAP gübresinde 115, amonyum sülfat ve 20.20.0 gübrede ise yüzde 100 oranındaki enflasyon bu düşüşü daha da hızlandıracağa benziyor.
Bitki beslemedeki yüzde 20'lik azalmanın buğdayda hem verim hem de kaliteyi düşüreceğini söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, 2019'da en az yüzde 20 üreticinin tarlasına gübre atmadığını belirtiyor. Güngör, "Tahmin ediyorum ki 2019 yılının sonunda buğday üretimimiz 18-19 milyon tonlara düşecek" diye konuştu.
Mevsim yağışları ile bir nebze olsa da yüzü gülen çiftçinin ise umudu harman sonu gelecek ürün fiyatları ve çeşitli destek veya teşvikler. 

İletişim iki veya daha fazla kişi arasındaki karşılıklı mesaj alışverişidir. İletişimde de bir gönderici, bir alıcı, gönderilen bir mesaj, gönderi kanalları ve geribildirim süreci bulunmaktadır. Örneğin siz çocuğunuza bir şey söylediğinizde siz gönderici, söylemek istediğiniz şey mesaj, çocuğunuzun size verdiği tepki süreci geribildirim ve konuşma, işitme organlarımız ise iletişim kanallarıdır. İletişimde de bazen karşımızdaki kişi gönderdiğimiz mesajı bizim amaçladığımız şekilde anlarken, bazen bizim söylemek istediğimizden farklı bir şekilde anlayabilir.
Her türlü iletişimde bir mesaj vardır. Gülümsediğimizde, suratımızı astığımızda, dudağımızı büktüğümüzde, gözlerimizi iyice açtığımızda ve hatta küstüğümüzde bile karşımızdakine bir mesaj veririz. Örneğin dudağımızı büktüğümüzde beğenmediğimiz mesajını veririz. Küstüğümüzde ise, karşımızdaki kişiye bir ceza vermeye çalışırız. Yani verdiğimiz mesaj; "sana ceza veriyorum!" Verdiğim ceza ise,"seni benimle iletişim kurmaktan mahrum bırakıyorum"dur.
İletişim kurarken sözlü veya sözel olmayan iletişim yöntemlerini kullanırız. Kişi kızgın olduğunu sözel olarak açıklarken bedeni de davranış ve yüz ifadesi ile kızgın olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca birbirimizi anlamanın bir yolu da duyguları ve düşünceleri anlama ve bunları ifade etmektir. Karşılıklı sözsüz ifadeleri iletişim becerilerinde kullanmak çocuğu anlamada ve kendimizi anlatmada önemlidir.
Bu tür hareketlerimiz bizim sözlü mesajlarımızı destekler. Bu nedenle çocukla iletişim kurarken hem kendi sözsüz iletişimimize dikkat etmek hem de çocukları tanıyarak sözsüz mesajlarla bizlere neler söylemek istediklerini anlamamız gerekmektedir.
İletişimde sözlü mesajları anlamak kadar sözsüz mesajları da anlamak önemlidir. Onun davranışlarını, jest ve mimiklerini izlemek ne ifade ettiğini anlamamıza yardımcı olur. Aynı zamanda çocukla iletişimimizde de kendi sözsüz mesajlarımızı sözel mesajlarımızla uyumlu bir şekilde

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.