Önümüzdeki günlerde tarihi devriyesinin 95. seferini yapacak olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı şimdiden kutlu olsun. İlçemiz idari yöneticilerinin de katılarak önemini vurguladıkları ulusal törenler Karapınar’ımızda çocukluğumdan beri renkli görüntüler oluşturmuştur. Hiçbir bayramı soluk yaşamak istemez bizim hemşerilerimiz. Önümüzdeki hafta hep beraber tanık olacağız süslere, okulların bando takımlarına, evlerin ve işyerlerinin camlarına, balkonlarına asılan bayraklara. Milli bilincimizin göstergesi olan bu hazırlıkları elimizden geldiğince takip etmeli ve katkıda bulunmalıyız.

            Kutlayacağımız bu bayram nedir? Cumhuriyet nedir? Neler değiştirmiştir? Cumhuriyet’in ilan edilmesi neden bu kadar önemli olmuş ki; ilan edildiği günü tüm sınırlarımız içinde kutlanan bir bayram olarak belirlemişler?

            Yazımızı çok uzatmadan, daha eski tarihe gitmeden günümüzde bulunan modern devletlerin oluşumundan Cumhuriyet’e, oradan günümüze bakalım. Devlet niçin var? Senin için var.  Sen ve ben birbirimizin özgürlük alanın müdehale etmeyelim diye var. Kaynaklardan hepimiz eşit yararlanalım diye var. Eğer insanların birlikte yaşamak zorunda olmadıkları coğrafyalar olsaydı devlete ihtiyaç duyulmazdı. Tek başına yaşadığınız ıssız bir adada trafik kuralına, kurala uyulmadığında ceza yaptırımına, kanunlara ihtiyaç duymazsınız. Buradan anlaşılacağı üzere toplulukta yaşamak için çeşitli normlara, kurallara, ortak paydalara vs. ihtiyaç duyduk. Bu kadar çok isteği tek kelimede devlet olarak tanımlayabilmekteyiz.

            Günümüzde yaşayan devletleri de modern devlet olarak adlandırdığımız bu nitelik eski devlet anlayışından farklı olarak, tek merkezi otorite, belirli sınırlar, vatandaşlar arası eşitlik, kurallar (kanunlar) ile korumaya alınmış haklar gibi önemli unsurları taşımaktadır.

            Peki şimdi ortada vatandaş var, vatandaşların hakları var, merkezi otorite var yani bir yönetim organizasyonu, sınırlar var. Nasıl yönetileceğiz? Kim yönetecek? Yöneteni kim belirleyecek? Bu sorular ortaya çıkınca da hakimiyetin kaynağına göre devlet yönetim şekillerine yönleniyoruz.

            Monarşi; kelime kökünün tek anlamına geldiğinden de belli olduğu gibi hakimiyetin tek kişiye ait olduğu yönetim şeklidir. Yönetenin padişah, kral gibi ünvanları vardır. Oligarşi; hakimiyetin belirli bir zümreye ait olduğu yönetim şeklidir. Örneğin; zengin iş adamlarından oluşan bir grubun ülkeyi yönetmesi gibi. Teokrasi; dine dayalı yönetim diye çok duyulur. Hakimiyetinin gücünü ilahi kaynaktan alan, genel olarak geçerli kuralların dini kaynaklardan oluştuğu yapıdır. Papa-Halife gibi isimler ile yönetenleri ünvanlanmıştır. Günümüzde bu yönetim şekline İran örnek olarak verilebilir. Son olarak Cumhuriyet. Cumhuriyet basit tabir ile halkın kendi kendini yönetmesidir. Meclistir. Halk kendini yönetecek kişiyi seçer ve meclise gönderir. Seçilenler yönetim organizasyonunda halkı temsil eder. Vekil dediğimiz kavram bu anlamı taşımaktadır. Vekalet verdik ve mecliste bizim adımıza yönetim organizasyonunda planlamalar yapılmaktadır. Kararlar alınmaktadır. Bu sistemde yönetenlerin ünvanı daha önce başbakan ve cumhur başkanı iken şimdi cumhur başkanıdır.

            Osmanlı Devleti’nin gücünün zayıflaması, sınırlarına yönelik tehlikelerin artması, dış devletlerin çıkar gözeten politikaları sonrası egemenliğini kaybetmekle karşı karşıya gelince Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde topyekün bir mücadeleye girilmiş ve milletimizin bu savaşlardan kurtuluşunun ardından milletimizin en iyi yönetileceği şeklin Cumhuriyet olacağı karar alınarak 29 Ekim 1923 günü ilan edilmiştir.

Bu sene 29 Ekim günü Cumhuriyet sisteminde ülkemiz 95.yılını kutlayacaktır. Bu milli bayramların önemini hiçbir zaman unutmamak, çocuklarımızın içindeki bu neşeyi, coşkuyu kaybetmemek ümidiyle nice 95 yıllara!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.