Gelişmekte olan birçok ülkede tarımsal işgücünün önemli kaynağını kadınlar oluşturmaktadır. Hayat boyu hiçbir sorumluluktan kaçmayarak annelik içgüdüsünü ve fedakârlığı ile hareket eden kadınlarımız topraktan sofraya olmak üzere tarımın her aşamasında söz sahibi konumundadır. Toplumun her kesiminde ve üstlendikleri her görevde takdire şayan bir şekilde sorumluluklarını yerine getiren kadınlarımıza çok şey borçlu olduğumuz bir gerçektir. Sevgi ve saygıyı sonuna kadar hak eden kadınlarımız, tarlada, bahçede, fabrikada, evde tüm zorluklara göğüs gererek aile yaşantısının en büyük destekçisidir.
Kadınlarımız yeri geldiğinde tarlada çift sürmekte, tohum ekmekte, yeri geldiğinde ürününü hasat etmekte, hayvanlarına bakmakta, tarımın her alanında çalışmaktadır. Bunların yanı sıra üzerinde bulunan geleneksel ev işlerini yürütmekte, annelik gibi kutsal bir görevi de beraberinde yerine getirmektedir. Çiftçilik konusunda en çok çalışan ve daha fazla emek sarf eden kadınlarımızdır. Toplum olarak ayakta kalmamızda, geleceğe güvenle bakmamızda kadınların önemi çok büyüktür. Bundan dolayı Çiftçilerimizin yarısını temsil eden kadın çiftçilerimiz bilgi ve becerisi çok önemlidir. Kadın çiftçilerimiz, hayatın merkezinde yer alıyor.  Onların daha fazla eğitilmesiyle, ülkemiz tarımda istenilen düzeye çıkacak, üretimin her aşamasında; kendi aile bütçelerine olduğu kadar, ülke ekonomisine de önemli katkılar yapacaktır. 
Son rakamlara göre, tarımda çalışan 5 milyon 998 bin kişinin yüzde 47'si olan 2 milyon 842 binini kadınlar oluşturuyor. Buna rağmen, tarımda çalışan kadınların yüzde 70'i ücretsiz aile işçisiyken, sadece yüzde 17'si kendi nam ve hesabına çalışıyor. Tarımdaki kadınların yüzde 93'ten fazlası kendi adına sosyal güvenlik sistemine kayıt değil. Erkeklerden çok daha fazla, hemen her gün 16-17 saat, evdeki işlerinin yanı sıra tarlada, bahçede, ahırda, ağılda çalışıyor. Kırsalda bu kadar büyük bir fonksiyon üstlenen kadın çiftçilerimiz, çoğu zaman geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemlerle üretime katkı sağlıyor. Çiftçilerimizi tarımsal alandaki yenilikler konusunda bilgilendirebilmemiz için, tarımsal üretimde önemli bir payı bulunan ve çocuklarının bakım ve gelişimini de üstlenen kadın çiftçilerimizin eğitimi çok önemlidir. Bilinmelidir ki; bir kadın çiftçiyi eğitmek demek, gelecek nesilleri eğitmek demektir. Kadınlar ekonomik ve sosyal alanda güçlendirildiğinde, ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve sürdürebilir kalkınma için liderlik ve değişimin temsilcisi olurlar.
Üretimin her aşamasına aktif şekilde katılan kadın çiftçilerimizin, kalkınmanın imkânlarından yeterli pay almalarının sağlanması için desteklenmeleri şarttır. Ülkemizde demokrasinin güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini önleyebilmemiz için, ilk önce kırsal kesimdeki çiftçi kadınları harekete geçirmemiz ve onları güçlendirmemiz gerekmektedir. Bunun ilk ve en önemli yolu da, yıllardır ihmal edilmişliklerinin bir gereği olarak, yapılan desteklemelerde, projelerde ve kredilerde kadın çiftçilerimize pozitif ayrımcılık uygulanmasıdır. Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliği, kadın ve erkeklerin tüm hak ve özgürlükten eşit yararlanmalarına fırsat sağlayacak politikalar üretmeleri ve uygulamalarıdır. Kadın çiftçilerimizin de gelir güvencesinin sağlanması zorunludur.
Bütün kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Gününü kutlayıp, daha güçlü ekonomi ve tarımsal üretime sahip bir ülke için alın teri akıtan tüm kadınlarımızı yürekten selamlıyoruz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.